Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    allahümme salli ala seyyidina muhammedin innebi

    1 ziyaretçi

    allahümme salli ala seyyidina muhammedin innebi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed Salavatının Anlamı Nedir?

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed Salavatının Anlamı Nedir?

    Salavat getirmek Müslümanların imanını tazeler. Allahu Teala, birçok ayetinde ''beni ve sıfatlarımı sık sık zikredin'' diye emretmiştir. Mümin kullar Hz. Muhammed'i hatırlamak için de sık sık salavat getirir. 

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Salavatının Anlamı Nedir?

    Allah'ım! Sen peygamber efendimize ve onun soyundan gelenlere salat eyle / katındaki şereflerini yücelt. 

    Salavat getirmenin amacı Allah'ı anmak ve Hz. Muhammed ile soyundan gelenlere saygı göstermektir. Peygamber efendimiz, İslamiyet'i yaymak için birçok sıkıntıya katlanmış, hatta Mekke'den Medine'ye hicret etmek zorunda kalmıştır. Tüm saldırılara ve ithamlara rağmen sabırlı davranıp İslamiyet'in tüm dünyada yayılmasını sağlamıştır. 

    Hz. Muhammed'i anmak ve onun soyundan gelenlere saygı göstermek her Müslüman'ın görevleri arasında yer alır. 

    Salavat Ne Zaman Getirilir? 

    Salavat, Hz. Muhammed'in adı anıldığında ya da Kuran'ı Kerim'den bir ayet okunduğunda getirilir. Allah'ı ve Hz. Muhammed'i anmak için sadece ibadet esnasında değil gün içinde de salavat tespihi çekilebilir. 

    Bir işe başlarken ve evden çıkarken de salavat getirilir. Çünkü salavat, insanı belalardan ve hastalıklardan korur. 

    Salavat Getirmenin Faziletleri Nelerdir? 

    Salavat getirmek insanın maneviyatını güçlendirir ve Allah'a yaklaştırır. Allah'ı anmak ise onu günah işlemekten alıkoyar ve hayırlara yönelmesini sağlar. Kainatın yaratıcısı olan Allah'ı zikretmek ise ahiret gününü hatırlatır. Bir gün dünya hayatının sona ereceğini hatırlayanlar, salih amel işlemeye gayret gösterir. 

    Allahu Teala bir ayetinde ''onlar bizi unuttu, biz de o gün (kıyamet günü) onları unutacağız'' diye buyurmuştur. Allah'ı unutmak, insani kulluk görevlerinden uzaklaştırır ve dolaylı olarak günaha sevk eder. Oysa mümin kullar, her an Allah tarafından gözetildiğini bilir. Her şeyi yoktan var eden yaratıcının haberi ve izni olmadan hiçbir şey gerçekleşmeyeceğinin idrakine varır. 

    Bununla birlikte Hz. Muhammed'i ve soyundan gelenleri yad etmek de Müslümanların yaşadığı zorlukları hatırlamamızı sağlar. Onların çektiği sıkıntıları aklına getiren müminler, yaşadıkları sıkıntılara karşı daha sabırlı olur.

    Salavat getirmenin faziletlerinden biri de Allah'a ve resulüne itaat etmektir. Kuran'ı Kerim'in birçok ayetinde sadece Allah'a ve peygamberlere itaat edilmesi gerektiğini bildirilir. Bu emre uyan Müslümanlar, Allah'ın rızasını kazanmış olur. 

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    SALÂT-ı ÜMMİYYE

    SALÂT-ı ÜMMİYYE

    Suphi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1935, II, 5-6.

    a.mlf., Türk Musikisi Klasiklerinden Temcit-Na’t-Salât-Durak, İstanbul 1945, s. 14.

    M. Ekrem Karadeniz, Türk Mûsikîsinin Nazariye ve Esasları, Ankara, ts. (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları), s. 165, 709.

    Halil Can, “Dinî Türk Musikisi Lûgatı”, MM, sy. 218 (1966), s. 56.

    Bekir Sıdkı Sezgin, “Salât-ı Ümmiye”, San‘at ve Kültürde Kök, sy. 20-22, İstanbul 1982, s. 19.

    [Maddenin yazımında Bekir Sıdkı Sezgin’den alınan şifahî bilgilerden de yararlanılmıştır].

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed

    Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala Ali Seyyidina Muhammed

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

    “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

    İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

    Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

    Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

    Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

    Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

    Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

    İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

    İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.islamveihsan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap