Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    all quiet on the western front konusu

    1 ziyaretçi

    all quiet on the western front konusu bilgi90'dan bulabilirsiniz

    all quiet on the western front

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Birinci Dünya Savaşı'nda Batı Cephesi'nde savaşan genç bir Alman askerinin sürükleyici öyküsünü anlatıyor. Paul ve silah arkadaşları, savaşın ilk baştaki coşkusunun siperlerde hayatları ve birbirleri için savaştıkça nasıl çaresizliğe ve korkuya dönüştüğünü ilk elden deneyimliyor.

    Yazı kaynağı : www.sinemalar.com

    Bir sava� kar��t� klasi�i "Bat� Cephesinde Yeni Bir �ey Yok" filminin 2022 versiyonu Netflix'e geliyor

    Bir sava� kar��t� klasi�i

    Sava� gazisi Erich Maria Remarque'�n Birinci D�nya Sava�� roman�, unutulmaz bir Alman Netflix filmi haline geldi. B�y�k Sava�'�n deh�etinin zekice yap�lm�� temsili olan "Bat� Cephesinde Yeni Bir �ey Yok" (All Quiet on the Western Front) i�in ilk yorumlar �ok olumlu...


    Alman yazar Erich Maria Remarque'�n en �ok satan 1929 tarihli "Bat� Cephesinde Yeni Bir �ey Yok" adl� roman�n�n bu uyarlamas�nda, 1914'ten 1918'e kadar B�y�k Sava�'�n deh�eti ba�rolde. Hem TV hem de b�y�k ekran i�in bir dizi �ngilizce uyarlamas�na ra�men, bu Remarque'�n kitab�n�n ilk Almanca versiyonu.

    1917'de Almanya'da, Fransa ile b�y�k bir �at��ma devam ederken, gen� Paul B�umer (Felix Kammerer), vatanseverlik duygusu ve en iyi arkada�lar�n�n yan�na askere gidebilmek i�in ya�� hakk�nda yalan s�yl�yor. Siperlerdeki hayat�n korkun� ger�ekli�i y�z�ne �arp�nca, gen� adam�n ilk ba�taki heyecan� �ok ge�meden parampar�a olur.

    Netflix tarihindeki en pahal� Alman filmi olan "Bat� Cephesinde Yeni Bir �ey Yok" (All Quiet on the Western Front) Almanya'n�n gelecek y�lki �d�l t�reninde En �yi Uluslararas� Uzun Metraj Film Akademi �d�l�'ne aday oldu�u yak�n zamanda duyuruldu. Film 28 Ekim'de Netflix'te izleyiciyle bulu�acak.

    Yazı kaynağı : www.aksam.com.tr

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - All Quiet on the Western Front (2022) - Kaan'ın Tavsiyesi

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - İnceleme

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - İnceleme

    All Quiet on the Western Front'un yeniden yapımı Netflix'te. IGN Türkiye serbest çevirmeni Osmancan Sarıyurt Türkçeleştirdi.

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, savaşın nasıl bir cehennem olduğunu bize gösteren ilk film değil. Hatta bu hikayeyi anlatan ilk film bile değil. 1930 yapımı olan Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok filmi hakkıyla Oscar ödülü kazanmıştı. Ancak Birinci Dünya Savaşı’nı anlatan bu destansı romanın Edward Berger yorumu da son derece etkileyici.

    Paul Bäumer (Felix Kammerer) ergenlik yaşlarında olan ve ülkesine hizmet etmek için can atarak orduya yazılmak isteyen bir gençtir. Fakat Alman gençlerini bir mezbahaya göndermekten çekinmeyen askeri ve siyasi figürlerin ihtişam ve kahramanlık vaatleri ile kandırılmaktadır. Sadece bundan henüz haberi yoktur.

    Berger’in bu klasik savaş hikayesine olan yaklaşımı acı verici derecede gaddarca çünkü böyle olması gerekiyor. Kendisinin propaganda ile siperlerdeki yaşamın acı gerçeklerini kıyaslaması çok ince ve cesur olarak işlenmiş. Özellikle Paul’un üniformasını teslim aldığı ve giymekte olduğu kıyafetlerin ölülerin üzerinden alınmış olduğunun farkında olmadığı bir sahne gerçekten yürek burkan cinsten.

    Bu derin kasvet hissi her yere yerleşmiş durumdayken Paul siperlere vardığı zaman acı bir ders ile karşılaşıyor. Ya kendisini toplayacak ve savaşacak ya da olduğu yerde duracak ve ölecek. Savaşın gerçekliği ekranı yırtarak kendisini gösterirken kahramanlık ve cesaret hülyaları birden kayboluyor. Paul’u bu ana hiçbir şey hazırlayamazdı ve zaten işin özü de buydu, çünkü hiç kimse hazırlamayı denemedi bile. Paul, Alman savaş makinesi yeri titreterek ilerlerken bu makineye konulacak bir yakıttan fazlası değildi çünkü.

    Kammerer ismi henüz yeni duyuluyor olabilir ama performansı hem incelikli hem de şok edici. Bäumer boyundan büyük işlere kalkışmıyor, ön hatlardaki her anda kendisini nefes nefese şekilde izliyoruz. Kammerer her bir anı, film boyunca bir an bile bırakmadığı bir derinlik ile resmediyor. Bu gerçekten muazzam performans, akla hayale gelebilecek her türlü kabus ile yüzleşmek zorunda kalan genç bir askerin dehşetinin altını çiziyor. Her geçirdiği dakika geçmişte olduğu insandan uzaklaşan Bäumer’ın üzerindeki sahne ışığı hiç sönmüyor.

    Neyse ki filmin tamamı amansız bir şekilde ürkütücü geçmiyor. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok aynı zamanda bir savaş filminden bekleyeceğiniz üzere muhteşem yoldaşlık anları da içeriyor. Fakat tabii ki savaş karşıtı bir filmde görmeyi isteyeceğiniz üzere film, karakterleri insanileştirme ile kahramanlaştırma arasında ince bir çizgide yürüyor. Kammerer’in filmi yürek parçalayıcı performansı ile bir arada tuttuğuna bir şüphemiz yok ama tüm bu yapıtın, kendisiyle birlikte siperlerin içine atılan diğer askerleri de tanımaya başlamamız ile bir takım oyunu olduğu gerçeğini de unutmamak lazım.

    Albrecht Schuch, garip bir şekilde neşeli ve arkadaşları için her şeyi yapabilecek başıbozuk ve sevilesi bir Alman askeri olan Kat’i canlandırdığı performansı ile göz dolduruyor. Aynı şekilde Edin Hasanovic de Tjaden Stackfleet rolünde gruba daha fazla değer katıyor. Filmde grubun bir Fransız çiftliğinden bir kaz çaldıkları hoş bir sahne var ve bu çocukları tüm bu çığlıkların ve makineli tüfeklerin yaylım ateşlerinin arasında en insani halleriyle izleyebiliyoruz.

    Fakat bu dokunaklı sahneler çok uzun sürmüyor ve işin özü de tamamen bu. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, siperlerin her iki tarafında da insanlığın savaşa karşı nasıl bozguna uğradığını sert bir şekilde hatırlatıyor. En kan dondurucu sahnelerden birisi de Bäumer’ın bir Fransız askerini öldüresiye bıçakladıktan sonra eylemlerinin sebep olduğu gerçeklerle yüzleştiği an kesinlikle. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok bunun gibi başka sahnelere de sahip ve hepsi birden işlerin buralara kadar gelmemesi gerektiğini net bir şekilde bize gösterirken aynı zamanda bu olayların bir daha asla olmaması gerektiğine dair bize sert uyarılarda bulunuyor.

    Berger’in askeri ve siyasi liderleri sabit fikirli ve acımasız canavarlar olarak resmetmesine zaten kesin gözüyle bakılıyordu ancak Büyük Savaş’ın son anlarında Bäumer’ın siperlerdeki hikayesi ile aynı anda gerçekleşen bir hikayeye sahip olan Matthias Erzberger (Daniel Brühl) ile adeta son nokta konuluyor. Tabii ki bu ikisinin hikayesi Erzberger’in bu kabusa bir son verme amacıyla birlikte birleşiyor. Ancak film bize sürekli olarak askeri liderler ile siperdeki askerlerin birbirlerine ne kadar uzak olduklarını gösteriyor ve savaşın vatanınız için iyi bir şey olduğuna dair ne kadar kahramanca düşünce varsa hepsine karşı duran bir tez haline geliyor.

    Bu arada arkada sessiz ve ürpertici bir şekilde çalan müzik de Alman savaş makinesinin kaçınılmaz ilerleyişinin derin ritmine çanak tutuyor. Politikacıların ofislerinin sakin ortamı her seferinde makineli tüfeklerin kükremeleri ve korku içinde atılan çığlıklar ile paramparça oluyor.

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, 1929’da yazılmış olan romanın vahşi, kanlı ve korkutucu derecede gerçekçi bir yorumu. Berger savaşın kabus gibi ortamını yakalamakta çok başarılı ve savaş karşıtı söylemlerini taze ama son derece kasvetli bir şekilde anlatıyor. Askerlerin çatışma sahnelerinde ortaya çıkan katliam harika bir şekilde çekilmiş ve izleyiciyi derinden etkileyerek kalbine ritim atlatıyor. Siperler son derece gerçeğe yakın görünüyor. Kammerer’in içgüdüsel performansı Büyük Savaş’ın korkunç dehşeti ile özdeşleştirebileceğimiz masum bir yüz sunuyor. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önüne seriyor. Bazı insanlar için izlemesi zor bir yapıt olabilir ama tüm zamanların en etkileyici savaş karşıtı hikayelerinden birini izleyerek kendinizi ödüllendirmiş olacağınızı söyleyebilirim.

    Savaş asla değişmez ama Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ile asırlık kabuslarımıza yeni bir açıyla bakıyoruz.

    Yazı kaynağı : tr.ign.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap