Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    alimin ölümü alemin ölümü gibidir hadisi arapça

    1 ziyaretçi

    alimin ölümü alemin ölümü gibidir hadisi arapça bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Türkçe › Arapça çeviri: Alimin ölümü alemin ölümü gibidir hadis-

    Pin on Hat ve Hattat-2

    BASIN AÇIKLAMASI

    BASIN AÇIKLAMASI

    "ÂLİMİN ÖLÜMÜ ALEMİN ÖLÜMÜ GİBİDİR (Hadisi Şerif)"

    ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU’NUN

    02 ŞUBAT 2018 TARİHLİ 620.HAFTA BASIN AÇIKLAMASI

    Es Selamünaleyküm; Değerli katılımcılar! Türkiye’de ve dünyanın neresinde olursa olsun din, inanç, düşünce, ifade özgürlüğü, baskı, engellemeler, insanlığa yapılan tüm saldırı ve zulümlere karşı MÜSLÜMANCA tavır koyma amacıyla oluşturduğumuz platformumuzun 620.Hafta Basın Açıklamasına hoş geldiniz.

    ÂLİMİN ÖLÜMÜ ALEMİN ÖLÜMÜ GİBİDİR (Hadisi Şerif)

    Kuran-ı Kerim'i ve Riyazüs Salihin'i Uygur Türkçesine ilk kez çevirerek İslami mücadeleye önemli katkılarda bulunan 82 yaşındaki alim Muhammed Salih, Çin tarafından hapishanede şehit edildi.

    ALLAME MUHEMMET SALİH DAMOLLAM KİMDİR?

    Dünyaca ünlü din âlimi, Allame Muhammed Salih Damollam, 1936’da Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’ın Artuş kentinde dünyaya gelmiştir. Artuş’da dönemin Arapça ve Farsça dil bilgini, şair ve büyük din âlimi olarak de bilinen babası Salih Damollam’ın terbiyesinde bir yandan İslami ilimler, diğer yandan da ilkokul eğitimindeki başarıları bir şekilde tamamlamıştır. Daha 11 yaşındayken, Kuran-ı Kerim’i mükemmel bir şekilde hafız ederek, ilmi istidadını kanıtlamıştır. Babası Salih Damollam’ın bizzat terbiyesi ve yönlendirmesi ile Arapça, Farsça dilleri ve İslami ilimleri iyi düzeyde öğrenmiştir. Doğu Türkistan 1949 da komünist Çin işgaline uğradıktan sonra, bütün âlimlerin ve bilim insanlarının birer birer yok edilmeye ve ağır baskı görmeye başlaması ile beraber, Muhammed Salih Hacı Damollam’ın ailesi de ağır baskı ve zulümlere maruz kalır. Ama üstad Muhammed Salih’in baskı gördükçe ilme ve kendine geliştirmeye yönelik iradesi güçlenerek devam eder.

    Şehit Muhammet Salih İslam ülkelerinden gelen yabancı profesörlerin özel ilgisini çekmiş ve onlardan düzenli olarak Tefsir, Hadis, Fıkıh, İslam felsefesi, İslam tarihi, Belagat, Kelamcılık ve Arap edebiyatı öğrenimi görmüştür. Pekin İslam Enstitüsünü en yüksel puanla bitirdikten sonra, devletin kurumların sağladığı imkânlardan yaralanmadan daha derin araştırma ve ilmi çalışma imkânı bulamayacağını, hatta öğrendiklerin de ziyan olup gideceğini düşünen Üstat, Çin Fen Bilimleri Akademisi Uygur Bölgesi (Doğu Türkistan) şubesinde araştırma görevlisi olarak çalışamaya başlar. Fen Bilimleri Akademisindeki ortamdan yaralanarak gönlündeki gayesine yönelik ilmi araştırmalarını kesintisiz devam ettirir.

    Doğu Türkistanlılara Kuran-ı Kerim’in ilk Uygurca Tercümesini kazandırır. ‘Sahih-i Buhari, kastılanı Şerhi’,‘Riyazüs Salihin’, ‘Sireti Nebevi’ninde ilk tercümesini yapmakla kalmayıp, Kuran-ı Kerim 29-30. Cüz Tefsirini de bizzat yazarak Çin’in izniyle yayınlatmıştır. Edebiyat ve Tarih alanlarına sayısız önemli eserler kazandırmıştır.

    Bunca Hizmetlerine ve ilerleyen yaşına rağmen zalim Çin yönetimi 2015 te süresiz ev hapsine mahkûm ederek Yurt dışına çıkmasını yasaklamıştır. Allame Muhammed Salih Damollam 2017’ nin sonlarında ise, evinden sebep belirtilmeden tutuklanarak, sözde eğitim adı altında, beyin yıkama kampına hapis edilmiş ve yaklaşık 45 gün sonra 25 Ocak 2018 de Çin hapishanesinde 82 yaşında şehit edilmiştir.

    Allah şahadetini kabul etsin. Peygamberlerle birlikte mekânını Firdevs kılsın (âmin). Bütün hayatını ilmi hizmete adamış, hayatı boyunca ne kendisi ne öğrencileri Çin hükümetine karşı gelmiş, belki tam aksine üstelendiği onca resmi görevleri layıkıyla ifa ederek, Doğu Türkistanlıların ne kadar barışsever olduğunun simgesi haline gelmiş olan büyük fikir âdemi Allame Muhammed Salih Damollamın 82 yaşında olduğuna bakmaksızın 3 senedir sebepsiz ev hapsine mahkûm edilmiştir. Sonunda hapiste acımasızca şehit edilmesi, zalim Çin işgalci yönetimin şeytanı niyeti ve hiçbir zaman barıştan ve birlikte yaşmaktan yana politika izlemediğini ve Doğu Türkistanlıları millet olarak bütünüyle yok edene kadar bu zulmü sürdürme planını açıkça ortaya koyduğunu anlama zamanı gelmiştir. Acaba dünya vicdanı pas tutmuş buna da sessiz kalacak mı?

    Bütün insanların akıl, nesil, can, mal ve din emniyetlerinin sağlandığı bir dünyada buluşmak temennisiyle katılımlarınız için teşekkür ederiz.

    ​​​ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU ADINA;

    ​İHH ANKARA
    Zeynel Abidin ÖZKAN

    Yazı kaynağı : eldenele.org.tr

    İmandan sonra ilim gelir - Dinimiz İslam

    DITIB Türkisch-Islamische Union der Anstalt für Religion e.V.

    2018-06-30 | Mesaj

    İslam ve bilim dünyası büyük bir değerini kaybetti. Prof. Dr. Fuat Sezgin Hakk’ın rahmetine vasıl oldu.

    Ömrünü İslam medeniyeti araştırmalarına vakfetmiş, çalışmalarıyla bilimsel düşünme ve araştırmanın çok değerli ve mümtaz örnekliğini ortaya koymuş, İslam Bilim Tarihi araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’in Hakk’a yürüyüşü sebebiyle, merhuma Yüce Allah’tan gani gani rahmet; yakınlarına, milletimize ve bilim dünyasına başsağlığı dileriz.

    Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği

    Fuat Sezgin Kimdir?

    Bitlis'te 24 Ekim 1924'te dünyaya gelen Fuat Sezgin, Erzurum'da ortaokulu ve liseyi bitirip 1943'te İstanbul'a geldi.     

    İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter'in öğrencisi olan Sezgin, Ritter'in tavsiyesi üzerine İslam bilimlerine yöneldi.     

    Sezgin, 1951'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdikten sonra, Arap Dili ve Edebiyatı üzerinde doktora yaptı.     

    "Buhari'nin Kaynakları" konulu doktora tezini tamamlayan Sezgin, 1954'te doçent oldu. Sezgin, bu çalışmasıyla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari'nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı.     

    Fuat Sezgin'in, "Buhari'nin Kaynakları Hakkında Araştırmalar" adındaki takdim tezi 1956'da yayımlandı.     

    Sezgin, Türkiye'de 1960'ta askeri darbenin iktidara getirdiği hükümet tarafından hazırlanan ve 147 akademisyenin üniversitelerden men edildiği listede kendi adının da bulunması üzerine Türkiye'den ayrılarak Frankfurt Üniversitesi'nde çalışmalarına devam etti.     

    Cabir ibn Hayyan konusunda 1965'te yazdığı ikinci doktora tezini Frankfurt Üniversitesi Institut für Geschichte der Naturwissenschaften'a sunan ve bir yıl sonra profesör unvanını kazanan Sezgin, aynı yıl kendisi gibi şarkiyatçi olan Ursula Sezgin ile evlendi. Sezgin'in kızı Hilal, 1970'te dünyaya geldi.     

    İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi'nin ilk cildini, 1967'de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu.     

    Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu.     

    İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010'da Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı kuruldu.     

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü ise 2013 yılında faaliyetlerine başladı.     

    Uluslararası çeşitli akademilerin üyesi de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, yaşamı boyunca Kahire Arap Dili Akademisi, Şam Arap Dili Akademisi, Fas Rabat Kraliyet Akademisi, Bağdat Arap Dili Akademisi, Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliği de dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görüldü.     

    Fuat Sezgin ayrıca Erzurum Atatürk Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi tarafından Sezgin'e fahri doktora unvanı verildi. Ayrıca Frankfurt am Main Goethe Plaketi, Almanya Birinci Derece Federal Hizmet Madalyası, Almanya Üstün Hizmet Madalyası, İran İslami Bilimler Kitap Ödülü, Hessen Kültür Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibidir.     

    Prof. Dr. Fuat Sezgin'in öncülüğünde kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de üstün nitelikli eser ve ortaya konan özgün çalışmalardan dolayı kurum statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı 2016 Özel Ödülü'ne layık görüldü.

    Yazı kaynağı : ditib.de

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap