Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    aşure günü oruç tutmanın fazileti

    1 ziyaretçi

    aşure günü oruç tutmanın fazileti bilgi90'dan bulabilirsiniz

    A�ure g�n� tek oru� tutman�n fazileti nedir? A�ure g�n� tek g�n oru� tutulur mu?

    A�ure g�n� tek oru� tutman�n fazileti nedir? A�ure g�n� tek g�n oru� tutulur mu?

    Muharrem'in onuncu g�n� a�ure g�n�d�r. Bu g�n oru� tutmak da baz� �limlere g�re s�nnettir. Res�lullah (s.a.s.) bir hadisinde ��yle buyurmu�tur: "Ramazan'dan sonra en faziletli oru�, Allah'�n ay� olan Muharrem'de tutulan oru�tur. Bu m�barek g�nde oru� tutmak isteyen vatanda�lar "A�ure g�n� tek g�n oru� tutulur mu? A�ure g�n� tek oru� tutman�n fazileti nedir?" sorular�n�n yan�t�n� ara�t�r�yor...

    A�URE G�N� TEK G�N ORU� TUTULUR MU?

    Diyanet'te yer alan bilgilere g�re, Res�lullah (s.a.s.), "���r� g�n� orucunun �nceki y�l�n (k���k) g�nahlar�na keff�ret olaca��n� umar�m." (Tirmiz�, Savm, 48) buyurarak, �mmetine bu g�nde oru� tutmay� tavsiye etmi�lerdir. ���r� g�n� oru� tutmakla ilgili olarak �bn Abb�s (r.a.) ��yle anlat�yor: "Res�lullah (s.a.s.) Medine'ye gelince, Yah�dilerin ���re g�n� oru� tuttuklar�n� g�rd�. Onlara, 'Bu da ne (ni�in oru� tutuyorsunuz)?' diye sordu. 'Bu, salih (hay�rl�) bir g�nd�r.

    Allah, o g�nde �sr�ilo�ullar�n� d��manlar�ndan kurtard�. (��k�r olarak) M�s� o g�n oru� tuttu.' dediler. Res�lullah (s.a.s.) da, 'Ben M�s�'ya sizden daha yak�n�m' buyurup o g�n oru� tuttu ve m�sl�manlara da tutmalar�n� tavsiye etti." (Buh�r�, Savm, 69; M�slim, S�y�m 127; Eb� D�v�d, Savm, 65)

    Hz. Peygamber (s.a.s.) d�neminde Yah�diler sadece Muharrem ay�n�n 10. (���r�) g�n�nde oru� tuttuklar�ndan, onlar�nkine benzememesi i�in �ncesine veya sonuna bir g�n ilave edilerek oru� tutulmas�n� tavsiye etmi�tir. Baz� rivayetlerde ise bir �ncesine ve bir sonras�na ilave ederek �� g�n oru� tutulmas�n� tavsiye etmi�tir (M�ttek�, Kenz�'l-umm�l, VIII, 570). Bu nedenle ���r� g�n� oru� tutulurken �nemli olan ���r� g�n�n� yaln�z tutmamakt�r. Bir �nceki veya sonraki g�n� ilaveyle iki g�n oru� tutulabilece�i gibi her ikisini de ilave ederek �� g�n de tutulabilir.

    A�URE G�N� ORU� TUTMANIN FAZ�LET� NED�R?

    Res�lullah (s.a.s.) bir hadisinde ��yle buyurmu�tur: "Ramazan'dan sonra en faziletli oru�, Allah'�n ay� olan Muharrem'de tutulan oru�tur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namaz�d�r." (M�slim, S�y�m, 202-203; Eb� D�v�d, Savm, 55; Tirmiz�, Savm, 40)

    Muharrem'in onuncu g�n� ���r� g�n�d�r. Bu g�n oru� tutmak da baz� �limlere g�re s�nnettir (Serahs�, el-Mebs�t, III, 92). Zira Res�lullah (s.a.s.), ���r� g�n�nde oru� tutmu� ve bunu m�sl�manlara tavsiye etmi�tir (Buh�r�, Savm, 69). Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine'ye gelince, yahudilerin ���r� g�n�nde oru� tuttuklar�n� g�rm�� ve "Bu g�n ni�in oru� tutuyorsunuz?" diye sormu�tu. "Bu, hay�rl� bir g�nd�r. Allah, o g�nde Ben� �sr�il'i d��manlar�ndan kurtard�. (��k�r olarak) Hz. M�s� o g�n oru� tuttu." dediklerinde Res�lullah da (s.a.s.) "Ben M�s�'ya sizden daha lay���m (yak�n�m)." buyurup o g�n oru� tuttu ve m�sl�manlara da tutmalar�n� tavsiye etti (Buh�r�, Savm, 69; M�slim, S�y�m, 127-128). Hz. Peygamberin (s.a.s.) bu g�nde oru� tutulmas�n� te�vik eden ba�ka hadisleri de vard�r. Bir hadiste, "���r� g�n� orucunun �nceki y�l�n g�nahlar�na keff�ret olaca��n� zannederim." (Tirmiz�, Savm, 48) buyurmu�tur. Ba�ka bir hadiste de ���r� orucuna i�aret ederek "Ramazan orucundan sonra en faz�letli oru� Allah'�n ay� olan Muharrem ay�nda tutulan oru�tur." (Tirmiz�, Savm, 40) buyurmu�tur.

    Hz. Peygamberin (s.a.s.) yahudilere muhalefet i�in ertesi sene ���r� orucunu Muharrem'in dokuzuncu g�n� de tutaca��n� s�ylemesi (Eb� D�v�d, Savm, 66); bu orucun Muharrem ay�n�n dokuzuncu ve onuncu veya onuncu ve on birinci g�nlerinde tutulmas�n�n daha do�ru olaca��na i�aret etmektedir (Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-M�sned, IV, 52; Abd�rrezz�k, el-Musannef, IV, 287).

    �u da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz k�l�n�nca Hz. Peygamber (s.a.s.), isteyenlerin ���r� orucu tutup isteyenlerin tutmayabilece�ini belirtmi�tir (Buh�r�, Savm, 69; M�slim, S�y�m, 113-126).

    Yazı kaynağı : www.aksam.com.tr

    Aşure günü oruç tutmanın fazileti... Aşure günü oruç tutulur mu?

    Aşure günü oruç tutmanın fazileti... Aşure günü oruç tutulur mu?

    İslam alemi için önemli günler arasında yer alan Aşure günü yarın 29 Ağustos Cumartesi günü idrak edilecek. Bu günde oruç tutmak da bazı alimlere göre sünnettir. Zira Resulullah (sav), aşure gününde oruç tutmuş ve bunu Müslümanlara tavsiye etmiştir. Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (sav), isteyenlerin aşure orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir. Peki, Aşure günü oruç tutulur mu? Aşure günü oruç tutmanın fazileti nedir? Aşure günü oruç tutmak hakkında merak edilenleri haberimizde bulabilirsiniz.

    AŞURE GÜNÜ ORUÇ TUTULUR MU?

    Peygamberimiz Muharrem ayının 9–10. veya 10–11. günlerinde oruç tutmayı tavsiye etmiştir. Ancak Muharrem ayının sadece 10. gününü oruçlu geçirmek mekruhtur.

    AŞURE GÜNÜ ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ NEDİR?

    "Muharrem" hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından Allah'ın ayı diye nitelendirilmiştir (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Savm, 40). Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahî feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir.

    Resûlullah (s.a.s.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Ramazan'dan sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem'de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır." (Müslim, Sıyâm, 202-203; Ebû Dâvûd, Savm, 55; Tirmizî, Savm, 40)

    Muharrem'in onuncu günü âşûrâ günüdür. Bu gün oruç tutmak da bazı âlimlere göre sünnettir (Serahsî, el-Mebsût, III, 92). Zira Resûlullah (s.a.s.), âşûrâ gününde oruç tutmuş ve bunu müslümanlara tavsiye etmiştir (Buhârî, Savm, 69).

    Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine'ye gelince, yahudilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görmüş ve "Bu gün niçin oruç tutuyorsunuz?" diye sormuştu. "Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil'i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Mûsâ o gün oruç tuttu." dediklerinde Resûlullah da (s.a.s.) "Ben Mûsâ'ya sizden daha layığım (yakınım)." buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 127-128).

    Hz. Peygamberin (s.a.s.) bu günde oruç tutulmasını teşvik eden başka hadisleri de vardır. Bir hadiste, "Âşûrâ günü orucunun önceki yılın günahlarına keffâret olacağını zannederim." (Tirmizî, Savm, 48) buyurmuştur.

    Başka bir hadiste de âşûrâ orucuna işaret ederek "Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur." (Tirmizî, Savm, 40) buyurmuştur.

    Hz. Peygamberin (s.a.s.) yahudilere muhalefet için ertesi sene âşûrâ orucunu Muharrem'in dokuzuncu günü de tutacağını söylemesi (Ebû Dâvûd, Savm, 66); bu orucun Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu veya onuncu ve on birinci günlerinde tutulmasının daha doğru olacağına işaret etmektedir (Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 52; Abdürrezzâk, el-Musannef, IV, 287).

    Şu da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (s.a.s.), isteyenlerin âşûrâ orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 113-126).

    MUHARREM AYININ ÖNEMİ NEDİR?

    Müslümanlık açısından birçok önemli olayın yaşandığı Muharrem ayında gerçekleşen ve bir dönüm noktası olan hicret, tarihte yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Hz. Ömer'in halife olduğu dönemde hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali'nin teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayıldı. O günden itibaren de İslam âleminde 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görüldü.

    İslam dünyasında dönüm noktası sayılan hicret; Allah'a ve O'nun Kutlu Elçisi Rahmet Peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi ve hakka, hakikate, ilme, medeniyete yapılan yolculuk şeklinde ifade edilir. Hicret, Allah yolunda fedakarlığının ve kardeşliğin nüksettiği gündür.


    ORUÇ TUTULMASI YASAK OLAN GÜNLER HANGİLERİDİR?

    Dinimizde, oruç tutmanın emredildiği veya tavsiye edildiği günler olduğu gibi, oruç tutmanın yasaklandığı veya hoş karşılanmadığı günler de vardır. Yasağın mahiyetine ve ağırlık derecesine göre, bugünlerin bir kısmında oruç tutmak haram veya tahrîmen mekruh, diğer bir kısmında ise tenzîhen mekruhtur.

    Oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında bayram günleri gelir. Hz. Peygamber (s.a.s.) iki vakitte oruç tutulmayacağını bildirmiştir ki, birisi Ramazan bayramının birinci günü, diğeri kurban bayramı günleridir (Buhârî, Savm, 66-67). Ramazan bayramının sadece birinci gününde ve kurban bayramının dört gününde oruç tutmak yasaktır (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 395-396).

    Bu günlerde oruç tutmanın yasak oluşunun nedeni, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmalarıdır. Ramazan bayramı, bir ay boyunca Allah için tutulan orucun arkasından verilen bir "genel iftar ziyafeti" hükmündedir. Bundan dolayı, ona "fıtır/iftar bayramı" denilmiştir. Ramazan bayramının ilk günü bu yönüyle bir aylık Ramazan orucunun iftarı olmaktadır. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah'ın sembolik ziyafetine katılmamak anlamına gelir ki bunun en azından edep dışı olduğu ortadadır.

    Allah için kurbanların kesildiği kurban bayramı günleri de ziyafet günleridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), teşrik günlerinin yeme, içme ve Allah'ı anma günleri olduğunu belirtmiştir (Ebû Dâvûd, Savm, 49).

    Hacıların, oruç tuttukları takdirde güçsüz ve yorgun düşme ihtimalleri bulunduğu takdirde, Zilhicce'nin 8. "terviye" ve 9. "arefe" günlerinde oruç tutmamaları daha uygun olur. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), arefe günü Arafat'ta olanların oruç tutmalarını yasaklamıştır (Ebû Dâvûd, Savm, 64). Çünkü hac ibadetini yaparken daha zinde ve canlı olmaları, öncesinde nafile oruç tutmuş olmalarından daha hayırlıdır.

    Bunların dışındaki bazı günlerde oruç tutmak ise çeşitli sebeplerle mekruh sayılmıştır. Mesela; sadece âşûrâ gününde (Muharrem ayının 10. gününde) oruç tutmak, yahudilere benzemek ve onları taklit etmek anlamını içerdiği için mekruh görülmüştür (Ebû Dâvûd, Savm, 66).

    Şek günü (Şaban ayının sonuna gelip, Şaban'dan mı yoksa Ramazan'dan mı olduğunda şüphe edilen gün) oruç tutmak mekruhtur. Hz. Peygamber (s.a.s.), Ramazan'ı bir veya iki gün önceden oruç tutarak karşılamayı yasaklamıştır (Buhârî, Savm, 11, 14; Müslim, Sıyâm, 21; Ebû Dâvûd, Savm, 11).
    İki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmak mekruhtur.

    Buna visâl orucu (savm-i visâl) denir. Hz. Âişe'nin belirttiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) visâl orucu tutmalarını yasaklamış; kendisinin bu şekilde oruç tuttuğu hatırlatılınca da "Siz benim gibi değilsiniz; beni Rabbim yedirir, içirir." (Müslim, Sıyâm, 55-58) diye cevap vermiştir.

    Yazı kaynağı : www.fikriyat.com

    Muharrem ayının ilk günü oruç tutmanın sevabı, faziletleri nedir? - Yeni Şafak

    Aşure Günü Oruç Tutmanın Sevabı

    Aşure Günü Oruç Tutmanın Sevabı

    Aşure günü oruç tutmanın fazileti ve sevabı nedir? Peygamber Efendimiz (s.a.v) aşure orucunu tutarken nasıl bir hassasiyet gözetiyordu?

    Ramazan orucu farz olmadan evvel Muharrem ayının 10’unda (Aşûre günü) oruç tutmak vâcipti. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra bu oruç sünnet oldu. Bu itibarla Ramazan’dan sonra en makbul oruç, Muharrem ayının 10’u, yani Aşûre gününde tutulandır. Lâkin bu orucu yahudîler de tutuyordu. Bunun için hadîs-i şerîfte:

    “Aşûre orucunu tutun; ancak bir gün ön­ce veya bir gün sonra da tutmak sûretiyle yahudîlere mu­hâlefet edin!” buyruldu. (Ahmed, I, 241; Bezzâr, no. 1052; Heysemî, III, 188)

    Zira gayr-i müslimlere benzememek, İslâm şahsiyet ve vakârını muhâfaza etmenin en mühim şartlarındandır. Bunun için Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ibadetlerde bile gayr-i müslimlere benzemeyi yasaklamıştır. Nitekim namazın her rekâtında okuduğumuz Fâtiha Sûresiʼnin son âyetinde; “غَیْرِ الْمَغْضُوب عَلَیْهِمْ وَلَا الضَّالِّینَ” buyrularak, İslâm dışındakilerin yoluna uymaktan îkaz edilmekteyiz.

    Yegâne hak dîn olan İslâm mükemmeldir. Mükemmelin ise, kendisinden aşağıda olana ihtiyacı yoktur. Yani İslâm, hiçbir beşerî sistemle mezcedilmeye yahut muharref dinlerden herhangi bir takviyeye muhtaç değildir. Bunun için her müslüman, hayatının her safhasında İslâm şahsiyet ve vakârını korumakla mükelleftir.

    10 MUHARREM (AŞÛRE) GÜNÜ GERÇEKLEŞEN BÜYÜK HADİSELER

    10 Muharrem (Aşûre) günü, içerisinde büyük tecellîlerin yaşandığı bir gündür:

    Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-ʼın tevbesi bu günde kabul edilmiştir. Demek ki bugün “tevbe-istiğfar” günüdür.

    Hazret-i Nûh -aleyhisselâm-ʼın tufandan kurtulup, gemisinin selâmete erdiği gündür. Demek ki bugün Nûh -aleyhisselâm-ʼın 950 sene süren çilelerle dolu tebliğ hayatındaki “sabır ve sebât”ını tefekkür günüdür.

    Hazret-i İbrahim -aleyhisselâm-ʼın Nemrut’un ateşine atılıp Cenâb-ı Hakk’ın lûtfuyla kurtarıldığı gündür. Demek ki bugün Hakkʼa dostluk yolunda karşılaştığımız ilâhî imtihanlardaki hâlimizi muhâsebe etme günüdür.

    Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm-ʼın Firavun’un zulmünden, Hazret-i Yûsuf -aleyhisselâm-’ın zindandan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, büyük saâdetlerin, büyük çilelerden sonra geldiğini idrâk etme günüdür.

    Hazret-i Eyyûb -aleyhisselâm-ʼın hastalık ve iptilâlardan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, ilâhî imtihan tecellîleri karşısındaki “sabır, rızâ ve şükür” hâlimizi gözden geçirme günüdür.

    Ayrıca bugün, İslâm tarihinin gördüğü en acı felâketlerden biri olan, Peygamber Efendimizʼin aziz torunu Hazret-i Hüseyin -radıyallâhu anh-ʼın hunharca katledildiği, İslâmʼın bağrına fitne hançerinin vurulduğu bir gündür.

    O menfur cinayete, hangi mezhepten olursa olsun her müslümanın yüreği feryat hâlindedir. Bu hususta ümmet-i Muhammed’in birlik ve beraberliğini zedeleyecek tarzda kuru çekişmelere girmek, en başta o azîz şehidlerin mübârek ruhlarını incitecek hareketlerdir. Şunu da unutmamak gerekir ki o tarihte müslümanlar arasında Şialık ve Sünnîlik gibi bir ayrılık yoktu. Dolayısıyla bugün; “Mü’minler ancak kardeştirler!..” (el-Hucurât, 10) hükmü etrafında, bir ve beraber olma günüdür…

    Kaynak: osmannuritopbas.com

    İslam ve İhsan

    Aşure Gününün Fazileti

    Aşure Günü Neler Yaşandı ve Ne Yapmalıyız?

    Yazı kaynağı : www.islamveihsan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap