Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    375 sayılı khk sağlık bakanlığı

    1 ziyaretçi

    375 sayılı khk sağlık bakanlığı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Bakan Koca: Sağlık çalışanlarının mali ve özlük haklarında önemli iyileştirmelerle sonuçlanacak ilk büyük adım atıldı

    Bakan Koca: Sağlık çalışanlarının mali ve özlük haklarında önemli iyileştirmelerle sonuçlanacak ilk büyük adım atıldı

    Tarihçe

    Gizlilik ve çerez

    Aydınlatma politikası

    Podcast

    Dosyalar

    Habercilik ve KVKK İlkeleri

    Yayın ilkeleri

    Künye

    Sosyal medya

    Basın odası

    Yazı kaynağı : www.aa.com.tr

    “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Hakkında Bilgi Notu - İstanbul Tabip Odası

    Bilindiği gibi, hekimlerin ve diş hekimlerinin gelirleri ve özlük hakları ile ilgili düzenleme içeren ve TBMM’deki tüm partilerin oybirliğiyle kabul edilen yasa tasarısı 2021 yılı Aralık ayında, Meclis İçtüzüğüne aykırı biçimde geri çekilmiştir.

    O tarihten bu yana, geri çekilen tasarının tekrar gündeme alınması ve yasalaşması beklenmektedir. Ancak 07.06.2022 tarihinde TBMM’ye getirilen “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 6 ay önce Genel Kurul’da kabul edilen teklif ile yapılan iyileştirmelerin çok çok gerisinde kalmıştır.

    Yeni Tasarı’da ilk tasarıda olmayan kimi maddelerle birlikte, ilk tasarıda olmakla birlikte, öngörülen mali iyileştirmeleri azaltan düzenlemelere yer verilmiştir. Halen Meclis gündeminde olan Tasarı’yı madde madde ele alacak olursak;

    1- TASARI’NIN 1. MADDESİ İLE;

    1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Geçici 9. Maddesi’nin 1. Fıkrasında yer alan 01.01.2020 tarihi, 01.01.2029 olarak değiştirilmiştir.

    1219 sayılı Kanun’un Geçici 9. Maddesinde, sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmakta olanların, tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, 01.01.2020 tarihine kadar merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, TUK tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi alabileceği düzenlenmiştir.

    Tasarıda, sözleşmeli aile hekimi olarak çalışanların, merkezi yerleştirmeye bağlı olmaksızın uzmanlık eğitimi alabilecekleri süre, 9 yıl daha uzatılarak, 01.01.2029 olarak belirlenmiştir.

    2- TASARI’NIN 2. MADDESİ İLE;

    5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 84. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan 17.000 ibaresi, 26.000 şeklinde; 13.000 ibaresi 20.000 şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca maddeye “Yukarıdaki hükümler 5510 sayılı Kanun’un 4. Maddesinin 1. Fıkrasının c bendi kapsamındaki sigortalılar ile hak sahipleri hakkında ilgilisine göre uygulanır” fıkrası eklenmiştir.

    Belirtelim ki, 5434 sayılı Kanun’un Ek 84. Maddesi, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, emekli hekimlerin aylıklarının eş değer meslek mensuplarına göre çok düşük kalması nedeniyle, emekli aylıklarına ilave bir ödeme yapılması amaçlanmıştır.

    Yürürlükte olan düzenlemeye göre; tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (17.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (13.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılır.
    Ancak 2019 tarihinde yürürlüğe giren “ilave ödeme” düzenlemesi, tabip ve diş hekimi emeklilerinin tümünü kapsamamış, tam tersine emekli hekimlerin çoğunluğunu kapsam dışında bırakmıştır. Öyle ki;

    Gelinen noktada;

    a) 2021 Aralık ayında Genel Kurul’da kabul edildikten sonra geri çekilen düzenlemede, Emekli Sandığı kapsamında emekli olan hekimlerin, emeklilikten sonra çalışmaları halinde de “ilave ödeme”den faydalanacağına ilişkin düzenleme yapılmışken;  şu an görüşülen tasarıya bu yönde bir hüküm eklenmemiştir. Dolayısıyla emekli olduktan sonra çalışmasını devam ettirenler “ilave ödeme”den yine yararlanamayacaktır.

    b) SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yönelik düzenleme yine yapılmamıştır.

    c) Makam tazminatı alarak emekli olan Emekli Sandığı mensupları “ilave ödeme” alamayacaktır.

    d) 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa kamuda çalışmaya başlayan ve 5510 sayılı Kanun’un 4. Maddesinin 1. Fıkrasının c bendi kapsamındaki sigortalılar ile hak sahipleri ise, yani kamudan emekli olanlar ise, yeni düzenlemeyle artık “ilave ödeme” alabileceklerdir.

    e) 2021 Aralık ayında Genel Kurul’da kabul edildikten sonra geri çekilen düzenlemede, "(17.000)" ibaresi "(40.000)" şeklinde, "(13.000)" ibaresi "(33.000)" şeklinde değiştirilmek istenmiştir. Bugün ise, yeni tasarıda, Aralık ayının altında olarak, 20.000 ve 26.000 olarak güncellenmek istenmektedir.

    Bu gösterge rakamlarına göre, ilave ödeme miktarları;

     3- TASARI’NIN 3. MADDESİ İLE;

    209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, fıkranın mevcut ikinci cümlesi ile maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları değiştirilmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

    Bu değişikliğin temelde şu an yürürlükte olan düzenlemeden bir farkı bulunmamaktadır. Sadece bir önceki cümle ile “inceleme heyetleri”nin oluşturulacağı düzenlendiğinden, bu cümleye de “inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları” eklenmiştir.

    yükseltilmiştir.

    Ayrıca özellikli tıbbi işlemler karşılığı yani riskli birimlerde çalışanlara yapılacak ek ödemelerde %950 ve %850 oranları 5 kat arttırılarak uygulanacağı düzenlenmiştir.

    İşin ve hizmetin özelliği dikkate alınarak yoğun bakım, doğumhane, yeni doğan, süt çocuğu, yanık, diyaliz, ameliyathane, enfeksiyon, özel bakım gerektiren ruh sağlığı, organ ve doku nakli, acil servis ve benzeri sağlık hizmetlerinde çalışan personel için %225 oranının %260 olarak uygulanacağı belirtilmiştir.

    Mesai dışında çalışan profesör, doçent ve eğitim görevlilerine ayrıca ödenecek ek ödeme oranlarında değişiklik yapılmamıştır.

    Aynı fıkranın devamında; Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz ve bu kapsamda söz konusu ek 9 uncu maddeye göre belirlenen ödeme tutarları bu fıkra uyarınca döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere merkezi yönetim bütçesinden karşılanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

    Böylelikle “sabit ek ödeme”lerin, döner sermaye hesabından mahsup edileceğine yönelik düzenleme korunmuş, ancak sabit ek ödemenin artık döner sermayeden değil, merkezi bütçeden karşılanacağı öngörülmüştür.

    Ancak sabit ek ödeme miktarlarında (pratisyen tabip ve diş tabipleri hariç) herhangi bir artış yapılmamıştır.

    Sabit ek ödeme miktarları arttırılmamakla birlikte, sabit ödemenin döner sermayeden değil, merkezi bütçeden karşılanması, hastanenin geliri olması halinde döner sermaye havuzundaki paylaşılacak miktarı arttırmaktadır.

    Düzenleme bu haliyle, sabit ek ödeme dışında/sabitin üzerine çıkacak şekilde döner sermaye geliri elde edenler yönünden iyileşme sağlamış olup, sabit ek ödemenin üzerinde performans geliri olmayanlar yönünden herhangi bir iyileştirme getirmemektedir.

    Yine sabit ek ödemelerin emekliliğe yansımasıyla ilgili herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.

    4- TASARI’NIN 4. MADDESİ İLE;

    209 sayılı Kanun’un Ek 3. Maddesinde belirlenen sabit ek ödeme oranları, sadece pratisyen tabip ve diş tabipleri için arttırılmış; %180’den, %265’e çıkarılmıştır.

    Bunun dışında, eğitim görevlilerine, uzman tabiplere, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine ödenecek sabit ek ödeme oranlarında herhangi bir iyileştirmeye gidilmemiştir.

    Ayrıca bakanlık veya bağlı kuruluşlarının kadrosunda tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yaptırılanlar için de, bu hükmün uygulanacağı kabul edilmiştir.

    Böylelikle tıp fakültelerinde, Sağlık Bakanlığı adına tıpta uzmanlık eğitimi alan hekimlere de ek ödeme yapılacağına ilişkin hüküm eklenmiştir.

    2021 yılı Aralık ayında kabul edilen, ancak geri alınan düzenlemede ise, sabit ek ödeme oranlarının;

    Şu an görüşülen tasarıda, eğitim görevlilerine, uzman tabiplere, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine ödenecek sabit ek ödeme oranlarındaki artışın tamamen kaldırıldığı, pratisyen tabip ve diş tabiplerine yapılacak artışın ise %450 olarak değil, %265 olarak belirlenip azaltıldığı görülmektedir.

    5- TASARI’NIN 5. MADDESİ İLE;

    209 sayılı Kanun’a Geçici 9. Madde eklenmiştir. Bu maddede; Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık tesislerinde, sağlık hizmeti verildiği dönemde herhangi bir sebeple ilgili mevzuatı kapsamında sağlık sigortasından yararlanamayan gerçek kişilere sunulan sağlık hizmet bedellerinden 31.12.2021 tarihine kadar tahsil edilememiş tutarların 5.000 TL’ye kadar olan kısımlarının silineceği düzenlenmiştir.

    6- TASARI’NIN 6. MADDESİ İLE;

    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 58. Maddesinde belirlenen ek ödeme matrahları yükseltilmiştir.

    Buna göre;

    çıkarılmıştır.

    Diğer öğretim elemanlarına ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele ve sözleşmeli olarak çalışan personele ödenecek ek ödeme matrahının tavanı ise,

    çıkarılmıştır.

    7- TASARI’NIN 7. MADDESİ İLE;

    Adli Tıp Kurumu personelinin sabit ek ödemesinin de merkezi bütçeden karşılanacağına yönelik düzenleme yapılmıştır.
    8- TASARI’NIN 8. MADDESİ İLE;

    3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun Ek 1. Maddesinde değişikliğe gidilmiş;

    “Kura ile yapılacak atamalara ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” şeklindeki düzenleme;

    “Kuraya ilişkin usul ve esaslar ile bunların Sağlık Bakanlığı’ndaki atama ve yer değiştirilmelerine ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”  düzenlemesi getirilmiştir.

    Bu madde yeni bir Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ne işaret etmektedir.

    9- TASARI’NIN 9. MADDESİ İLE;

    “Devlet hizmet yükümlülüğü yapmakta olan personel, bulundukları ilde 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli personel olarak çalışabilirler.” yönünde düzenleme getirilerek, uygulamadaki sınırlamalar ortadan kaldırılmıştır.

    10- TASARI’NIN 10. MADDESİ İLE;

    Sözleşmeli personel istihdam edilecek hizmet birimlerinin pozisyon sayısı 22.000’den, 27.000’e çıkarılmıştır.

    11- TASARI’NIN 11. MADDESİ İLE;

    Aile Hekimliği Kanunu’nun 3. Maddesinde yapılan değişiklik ile kamu kurumları tarafından oluşturulan aile sağlığı merkezlerinde görev yapan personelin, ek ödemeden yararlanmasının yolu açılmıştır.

    Bilgilerinize sunarız. 14.06.2022


    İstanbul Tabip Odası
    Hukuk Bürosu

    Yazı kaynağı : www.istabip.org.tr

    Sağlık Bakanlığı’nın Açtığı Kamu Görevinden Çıkarma Soruşturmaları Hakkında

    Sağlık Bakanlığı’nın Açtığı Kamu Görevinden Çıkarma Soruşturmaları Hakkında

    Birliğimize ulaştırılan bilgilere göre Sağlık Bakanlığı hekimler hakkında kamu görevinden çıkarma teklifi ile soruşturmalar başlatmıştır. Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü imzası ile gönderilen yazılarda soruşturmaların dayanağı olarak 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 375 sayılı KHK’ye eklenen geçici 35. madde gösterilmektedir.

    01.08.2019 tarihinde bakan oluru ile bir komisyon kurulduğu, bu komisyonun yaptığı incelemelerde “terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulu’nca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisağı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirildiği” ileri sürülmekte ve yedi gün içinde savunma istenmektedir. Komisyonun hangi tarihte, ne tür bilgi ve belgeleri incelediği, bu inceleme sonucunda ne tür kanıtlara dayanıldığı, “kanıta” dayalı değerlendirme sonucu üyelik mi, mensubiyet mi, iltisak mı, yoksa irtibat mı tespit edildiği belirtilmemektedir.

    375 sayılı KHK’nin geçici 35. maddesi, 31.07.2021 günü uygulama süresi bitecek olan uzatılmış bir OHAL uygulamasıdır. Birliğimize yapılan başvurulardan anlaşıldığı kadarıyla,  haklarında kamu görevinden ihraç soruşturması açılan hekimler, “güvenlik soruşturması” uygulamasına maruz bırakılan ve bu nedenle görevine başlatılmayan; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında yargı kararı ile görevine başlayabilen hekimlerdir.

    Sağlık Bakanlığı’nın Anayasa Mahkemesi ve idare mahkemesi kararlarını ve hatta daha sonra yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nu arkadan dolanmak suretiyle Anayasa’ya aykırı bir uygulama başlattığı görülmektedir. Bu hukuk dışılığa vakit geçirilmeksizin son verilmelidir. Disiplin suçu oluşturan bir fiilin varlığı söz konusu ise kamu görevlisi hekimlerin savunma haklarını güvence altına alan, olağan soruşturma süreçleri işletilmelidir.

    Meslektaşlarımız;

    Söz konusu haklarınızın dayanaklarına ilişkin hukuk büromuzun hazırladığı rehber yazısına ulaşmak için tıklayın.

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

    Yazı kaynağı : www.ttb.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap