Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    25 kasim kadina yönelik şiddete karşi uluslararasi mücadele günü

    1 ziyaretçi

    25 kasim kadina yönelik şiddete karşi uluslararasi mücadele günü bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ile ilgili mesajlar ve sözler | Bugün Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

    Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ile ilgili mesajlar ve sözler | Bugün Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

    Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 1999 yılında kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla BM Genel Kurulu kararı ile ilan edilen gündür.

    BM Genel Kurulu 1999 yılında 25 Kasım gününü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan etti. Bu günün 25 Kasım olarak belirlenmesinin nedeni 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde meydana gelen bir olaya dayanmaktadır. Ülkeyi diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo'ya karşıtlığıyla bilinen Mirabal Kardeşler adlı üç kız kardeş, Trujillo'nun: "Ülkede iki tehlike var: Kilise ve Mirabal Kardeşler" şeklinde yaptığı açıklamadan günler sonra boğazlanıp dövülerek vahşice öldürüldüler.

    KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ MESAJLARI - SÖZLERİ

    Kadına yönelik şiddete hayır! #Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü

    Kadınlar İnsandır. Biz İnsanoğlu. - Neşet Ertaş

    Kadınlara şiddet değil; sevgi gösterelim.

    Kadına yönelik yapılan şiddet, insanlığa ihanettir.

    Kadına şiddeti durdurmak, önlemek herkesin görevidir.

    Şİddete maruz kalan tüm kadınlarımızın yanındayız.

    Erkeklik kadını sevmek saygı duymaktır , ona vurmak değildir.

    Fiziksel , psikolojik, sözlü şiddetin her türlüsüne karşıyız.

    Kadına Yönelik Her Türlü Şiddetin Karşısında, Kadınların Mücadelesinin Yanındayız!

    Tüm kadınların mutlu, sağlıklı ve sevgi dolu bir dünyada şiddete maruz kalmadan yaşamalarını diliyorum. #Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü

    Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    Her sessiz kalınan şiddet bir gün sizi bulur.

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ’NDE ŞİDDETE GÖZ YUMMA! DİYORUZ | KADEM

    25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ’NDE ŞİDDETE GÖZ YUMMA! DİYORUZ | KADEM

    Tamamlayabilir miyiz yarım kalmış hayatları?

    Hayata Gözlerini Yuman Kadınlar İçin Şiddete Göz Yumma!

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında hazırladığı İnstagram filtre uygulamasıyla ‘Şiddete Göz Yumma” diyor.

    Şiddet sonuçları itibariyle sadece şiddet gören kişiyi değil aynı zamanda bir babayı, bir evladı, bir kardeşi, geniş ölçekte toplumu ve uzun vadede de geleceğimizi etkiliyor. Şiddete maruz kalan kişiler kadar şiddet mağdurunun yakınları da zarar görüyor. Bu dalga büyüdükçe toplumsal travmalara sebep olarak ilerlemenin, gelişmenin ve en önemlisi toplumsal huzur ve güvenliğin önündeki en büyük engellerden biri haline gelebiliyor. Bu nedenle şiddete karşı sessiz kalmak ve şiddete göz yummak mümkün değil. Şiddet mağduru bugün hiç tanımadığımız biri olabileceği gibi yarın bir yakınımız da olabilir. Bizler şiddete göz yumdukça şiddet kendine yer bulur.

    KADEM, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde “Şiddete Göz Yumma!” diyerek toplumun tüm bireylerini şiddetin karşısında durmaya davet ediyor. Bu amaçla hazırladığımız İnstagram filtre uygulamasınla ‘Şiddete Göz Yumma!’ diyerek sessiz kaldığımız her şiddet eyleminin bir parçası olmaktan kaçamayacağımıza vurgu yapılırken, kullanıcıların kadın, erkek, genç, yaşlı fark etmeksizin şiddet karşısında bir başkasının yanında olabileceğinin altı çiziliyor. Böylelikle filtreyi uygulayanlarda cinayete kurban giden kadınların yüzleri ile topluma karşı bir aynalama yapması hedefleniyor.

    Kampanya hakkında açıklamalarda bulunan KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu ise; “Kadına yönelik şiddetin farklı dinamikler barındırması sebebiyle mücadelesinde de bütüncül bir çabayı gerekli kıldığını” söyledi. “Bu manada eğitim müfredatlarından medya içeriklerine, hukuk düzenlemelerinden sosyal politikalara kadar pek çok alanda eşgüdümlü bir yönetim sisteminin benimsenmesi şiddetin önüne geçilmesinde ciddi bir etki uyandıracaktır” dedi. Dr. Gümrükçüoğlu; Toplumda huzuru ve güveni tesis edebilmek için belirlenen kurallar, öncelikle kötülüğü engellemeyi hedefler. Toplumdaki birlik hali ve güçlü sosyal yapı, içinde yaşayan kişilerin kendilik bilinçlerini de güçlü kılar. Böylelikle toplumdaki her fert şiddet karşısında amasız ve güçlü bir şekilde şiddete göz yummayarak ses verebilir” diyerek kampanyadaki ‘Şiddete Göz Yumma!’ ifadesinin önemine dikkat çekti.

    Sosyal medya mecralarının birbirinden farklı ve etkili yöntemlerle kişilere ulaşmak ve toplumsal bilinç oluşturmak açısından önemine de dikkat çeken Dr. Gümrükçüoğlu; bu sebeple popüler bir sosyal medya uygulaması tercih ettiklerini belirtti.

    KADEM her yıl 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde bir insan hakkı ihlali olan ve coğrafi sınır tanımaksızın tüm dünyada varlığını sürdüren şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla kampanyalar düzenliyor. Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet; dil, din, ırk, sınıf, etnisite, mezhep, cinsiyet ayırt etmeksizin tüm toplumların ortak sorunu. Her zaman olduğu gibi şimdi ve gelecekte de şiddete kaşı topyekün mücadelemiz kesintisiz devam edecektir. Bu özel gün vesilesiyle toplumun tüm kesimlerini ‘Şiddete Göz Yumma’diyerek ortak bir mücadeleye davet ediyoruz.

    Yazı kaynağı : kadem.org.tr

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü

    Yıl 1960, yer Dominik Cumhuriyeti. 1930'da ülke yönetimini ele geçiren Rafael Trujillo diktatörlük yönetimini sürdürüyordu.

    Dominik Cumhuriyeti'nin Cibas bölgesinde dünyaya gelen ve Mirabal Kardeşler olarak tanınan üç kızkardeş Patria, Minerva ve Maria Teresa, eşleriyle birlikte Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele veriyordu. Patria 1960 yılının Haziran ayında Clandestine Hareketini kurdu ve diğer kız kardeşler de bu harekete katıldı. Sembol haline geldikleri diktatörlük karşıtı mücadelelerinin çeşitli zamanlarında ağır baskılara maruz kaldılar ve hapis cezalarına çarptırıldılar. 1960 yılının Kasım ayı başlarında Trujillo ülkede iki tehlikenin varlığından söz etti: Kilise ve Mirabal Kardeşler!

    Tarih 25 Kasım 1960'dı. Üç kızkardeş tecavüz edilip öldürüldüler. "Araba kazasında" öldükleri duyuruldu. Mirabal kardeşlerin öldürülmesinden bir yıl sonra Trujillo karşıtı hareket, diktatörlüğün sona ermesini sağladı.

    Mirabal kız kardeşlerin anısı, özgürlük ve insan hakları için verdikleri mücadele, dünyada ve Türkiye'de insan hakları savunucuları ve kadın hareketleri için bir sembol haline geldi. 1999 yılında Birleşmiş Milletler, 25 Kasım'ın "Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü" olarak benimsenmesini karar altına aldı. Kadına yönelik şiddet, toplum içinde ya da özel hayatta cinsiyete dayalı olarak kadının fiziksel, cinsel ve psikolojik zarar görmesi ve/veya acı çekmesi ile sonuçlanan ya da bu tür sonuçlara yol açabilecek olan tehdit, baskı ve özgürlüğün keyfi olarak engellenmesini kapsamaktadır. Şiddet hareketleri ve tehditleri, ister ev içinde ister toplumda meydana gelsin, veya Devlet tarafından uygulanmış, yapılmış ya da göz yumulmuş olsun, kadınların hayatına korku ve güvensizliği sokar . Taciz dahil şiddet korkusu kadının hareketliliğine sürekli baskı yapar ve haklarına erişimini kısıtlar.

    Gelişen kadın hareketine ve insan hakları savunucularına rağmen dünya devletleri ve toplumları kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması konusunda başarısız kaldılar. Dünya ölçeğinde her 3 kadından biri bugün şiddetin değişik biçimlerine halen maruz kalmaktadır. Kadınlar yaşamın her alanında, evlerinde, işyerlerinde, kamusal alanlarda, mücadelelerinde şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam ediyorlar. Dünyanın çeşitli yerlerinde sürmekte olan savaşlarda ve iç çatışmalarda kadınlar ve kız çocukları tecavüze uğruyor, öldürülüyor ya da insan ticaretinin öznesi haline getiriliyor. Avrupa ölçeğinde her yıl 200.000 kadının insan ticareti ağlarında cinsel sömürüye uğradığını bildiriyor araştırmacılar. Türkiye'de her gün dizinden vurulan, taşlanarak öldürülen, namus cinayetine kurban giden, tecavüze uğrayan, nedeni belirsiz bir biçimde intihar eden kadınlara ilişkin haberleri izlemeye devam ediyoruz. Bu haberler, kadın örgütlerinin yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan sayılar kadına yönelik şiddet buzdağının görünen kısmının yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Aile içi şiddet konusunda izlenebilen istatistiksel rakamların düşüklüğüne rağmen Türkiye sıralamanın en üstlerinde yer alıyor. Kamusal alanda yaşanan şiddeti ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar ve bu çalışmaları yapanlar da şiddete maruz kalıyorlar bizim ülkemizde. Gözaltında taciz ve tecavüz vakalarının üstü örtülmeye çalışılıyor.

    İnsan Hakları Derneği, Tüzüğünün 2. maddesinde de yer aldığı gibi eşitlik ilkesini savunmakta ve hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ayrımcılığa karşı çıkmaktadır.

    Kadın haklarının, evrensel insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğu kabulünden hareket eden İnsan Hakları Derneği, kadına yönelik şiddeti, kadınların insan haklarının korunması ve geliştirilmesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görmektedir. Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Ortadan kaldırılmasına yönelik BM Sözleşmesinde de tanımlandığı gibi kadınlara yönelik şiddet erkeklerin hakimiyetine ve kadınların ilerlemesini engelleyen, kadınla erkek arasındaki çağlar boyunca sürmüş eşit olmayan güç ilişkilerinin görünen yüzüdür. İHD, şiddete dayalı iktidar ilişkilerini şiddetle reddetmektedir. Bu çerçevede kadına karşı şiddet kullanımının ortadan kaldırılması için kadınların bilgiye, yardım ve korunma hizmetlerine ulaşabilirliğinin artırılmasını, kadına yönelik şiddeti etkin bir biçimde önleyecek yasaların çıkarılmasını, şiddetin nedenleri ve sonuçlarını ele alacak eğitsel araçların kamu eliyle geliştirilmesini savunmaktadır.

    Bu çerçevede, Türkiye'de kadının insan haklarını kullanabilmesi için kısa dönemde,

    1. Bekaret kontrolü, istem dışı kısırlaştırma gibi uygulamaların sona erdirilmesine yönelik olarak bir an önce etkin tedbirler alınmalıdır.

    2. Namus cinayetleri ve buna bağlı olarak son zamanlarda geliştirilen intihara zorla teşvik etmeyi ortadan kaldırmak üzere, feodal uygulamalara karşı eylem planları geliştirilmeli, toplumsal ve kültürel tutum değişikliği yaratacak toplum temelli yaygın eğitsel ve hukuksal faaliyetler geliştirilmelidir.

    3. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik danışma merkezleri ve sığınma evleri açılmalıdır. Kadın örgütlerinin bu yöndeki girişimleri desteklenmelidir.

    4. Türk Ceza Yasasında, kadına karşı işlenen suçlar ve cezalar yeniden gözden geçirilmeli, tanımlanmalı ve kadınlara yönelik şiddet kullanımı hukuksal temelde yasaklayıcı tedbirler geliştirilmelidir.

    5. Kadının insan haklarına ve şiddetin önlenmesine yönelik kadın kuruluşlarının desteklenmesi ve etkinleştirilmesi için gerekli ulusal ve uluslararası altyapı ve destek programları geliştirilmelidir.

    6. Henüz onaylanmamış olan BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmeleri bir an önce onaylanmalıdır.

    7. Kadına Yönelik ayrımcılığın ve şiddetin ortadan kaldırılması konusunda onaylanan uluslararası sözleşme ve protokollerde yer alan hükümlerin uygulamaya aktarılması için gerekli tüm mekanizmalar bir an önce oluşturulmalıdır.

    8. Şiddet ve kadın konusunda medya organları ve örgütlenmeleri bağlayıcı kurallar geliştirmeli ve kadını ve şiddeti medya nesnesi olmaktan çıkarıcı oto-denetim mekanizmaları geliştirmelidirler.

    İnsan Hakları Derneği olarak Türkiye'de ve dünyada kadının insan haklarını koruma ve geliştirme gayreti gösteren, şiddetin ortadan kaldırılması için mücadele eden tüm kadınları ve kadın kuruluşlarını en içten saygı ve dayanışma duygularımızla selamlıyoruz.

    Kadına yönelik şiddete karşı ellerimizi ve yüreklerimizi birleştirelim.

    İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

    Yazı kaynağı : www.ihd.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap