Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    16 kasım ne günü ahmet kaya

    1 ziyaretçi

    16 kasım ne günü ahmet kaya bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Ahmet Kaya kimdir? Ahmet Kaya’nın aramızdan ayrılışının 19. yılı…

    Ahmet Kaya kimdir? Ahmet Kaya’nın aramızdan ayrılışının 19. yılı…

    Ahmet Kaya kimdir? Ahmet Kaya’nın aramızdan ayrılışının 19. yılı…

    16 Kasım 2000 yılında Fransa’nın Paris şehrinde Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Kaya bugün 19. ölüm yıl dönümüzde anılıyor. İşte Ahmet Kaya’nın hayatına dair merak edilenler…

    Ahmet Kaya, 28 Ekim 1957’de Malatya’da doğdu. Ahmet Kaya 62. yaş gününde anılıyor. Türkiye’de özgün ve protest müzikte akla gelen ilk isimlerinden olan Ahmet Kaya kimdir, kaç yaşında hayatını kaybetti merak ediliyor.

    AHMET KAYA KİMDİR?

    Ahmet Kaya, 28 Ekim 1957'de Malatya'da, Adıyaman'dan Malatya'ya iş için göç etmiş Kürt kökenli bir baba ile Erzurumlu bir Türk annenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Sümerbank fabrikasında mensucat işçisidir. Altı yaşında iken babası ona bir bağlama getirir. İlkokulu Malatya'da okudu. Okuldan arta kalan zamanlarda ve yaz tatillerinde, ya plakçıda ya da tanıdıkların minibüsünde çalışırdı. Dokuz yaşına geldiğinde babasının çalıştığı fabrikanın işçilerinin düzenlediği işçi bayramı gecesinde kendini sahnede buldu. Mensucat fabrikasından emekli olan babası, daha iyi bir yaşam için İstanbul'a göç eder. 1972 yılında İstanbul'da Kocamustafapaşa'ya yerleşirler. Ahmet Kaya, ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle okulu bıraktı ve işportacılık, çıraklık gibi çeşitli vasıfsız işlerde çalıştı. Liseyi dışarıdan bitirmeye karar verir ve bitirir sonra da Eğitim Enstitüsü'nün Keman bölümüne girer.

    16 yaşında yasak afiş basmaktan hapse atıldı. Daha sonra birkaç arkadaşıyla birlikte Halk Birimleri Derneği'nin çalışmalarına katıldı. Bu çalışmaları sırasında çeşitli etkinliklerde bağlama çalmaya devam etti. Kendi başına öğrendiği için herhangi bir metoda ya da öğretiye uymamaktadır Ahmet'in çalış biçimi.

    1978 yılında Gelibolu'da askerlik yaptı, bu arada orkestrada müzik çalışmalarına devam etti. Askerlik dönüşü Emine Kaya ile evlendi ve 1982 yılında kızları Çiğdem doğdu.

    O dönem, hayranı olduğu Ruhi Su'nun Boğaziçi Üniversitesi'ndeki bir dinletisine gider ve dinletiden sonra bir yolunu bulup “Usta”nın yanına ulaşmayı başarır. “Ruhi Su besteleri”ni kendisinin nasıl yorumladığını göstermek istemektedir Ruhi Usta'ya. Ruhi Usta'nın en bilinen eserlerinden “Mahsus mahal” isimli şarkıyı çalar. Usta, şarkıyı yarıda kesip bağlamayı Ahmet'in elinden alır ve kızarak “Öyle at teper gibi bağlama çalınmaz, kavga edilmez bağlamayla, bağlama ile meşk edilir.” der. Ahmet, şaşkınlıkla oradan uzaklaşır; ama tabii ki bildiğini yapmaya devam edecektir.

    Çok sonraları birkaç arkadaşının yardımıyla Hodri Meydan Kültür Merkezi ve Bilsak'ta dinleti düzenler ve afişlerinde de Ruhi Usta'nın kendine söylediği cümleye gönderme yapar: “Bağlama Böyle de Çalınır!”

    28 yaşında 1985 yılına geldiğinde ‘Zamanıdır' deyip şarkılarını alıp Unkapanı'nın yolunu tutar. Hiçbir kategoriye girmeyen bu müziğe kimse yüz vermez. Sonraki günlerde arkadaş yardımları ve kendi olanakları ile ilk albümünü yapar. Hatta yayımlandığı yıl albüm toplatılır, fakat daha sonra sansürü kaldırılır. İlk albümü “Ağlama bebeğim”dir. İkinci albümü “Acılara Tutunmak”tır. İkinci albümü yayınlandıktan sonra 1985 yılında Gülten Hayaloğlu ile evlenir. Gülten Hayaloğlu hapishanede idam cezasına mahkum olan Nevzat Çelik'in “Şafak Türküsü” şiirini Ahmet Kaya'ya iletir. Ahmet Kaya, 1986'da piyasaya çıkan “Şafak Türküsü” albümü ile geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan atılımını yapar. 1986 yıl sonuna doğru da “An Gelir” albümünü yayımlar. Albümde hemen tüm besteler kendisine aittir.

    Gülten Hayaloğlu ile evlendikten sonra kardeşi Yusuf Hayaloğlu ve şiirleriyle tanışır. Sözlerinin çoğunluğunun Yusuf Hayaloğlu'na ait olduğu “Yorgun Demokrat” isimli albümü 1987 yılında yayımlanır. 1988 yılında sadece iki şarkının söz yazarlığını Hayaloğlu'nun yaptığı ve diğer sözlerin tanınmış şairlerin şiirlerinden oluşan “Başkaldırıyorum” albümü yapılır. 1989 yılında “İyimser Bir Gül” albümünü yapar. 1990 Ekim ayında çeşitli şairlerin şiirlerinden oluşan “Sevgi Duvarı” isimli albümünü çıkartır.

    Gülten ve Ahmet çifti, stüdyo ve bir yapım firması açmaya karar verirler. GAK (Gülten Ahmet Kaya) ismini verdikleri bir müzik yapım firması ve aynı isimle bir de stüdyo kurarlar.

    1990 yılında Tatar Ramazan ve 1992 yılında Tatar Ramazan Sürgünde filmlerinin müziğini yaptı. 1994 yılında prodüksiyonu'nu Gülten Kaya ve Yusuf Hayaloğlu'nun yaptığı, Kanal D'de yayımlanan ve 13 hafta süren “Ahmet Abi'nin Vapuru” programını yapar.

    1994 yılında Raks Müzik tarafından “Şarkılarım Dağlara” albümü basılan 2.800.000 bandrolle rekor kırmıştır. 14. müzik albümü olan bu albümde yer alan “Özgür Çağrı” isimli şarkıda geçen “Abin bir gün dağdan döner, sarılırsın yavrucağım” gibi sözler nedeniyle albümü toplatılır, konser vermesi yasaklanır.

    İlk dönem albümlerinde genel olarak bağlamaya ağrılık verdi. Pop, Türk Halk Müziği ve Arabesk kategorisine dahil edilemediği için müzikal türüne Devrimci Arabesk de denilmektedir. Fakat kendisi müzik tarzının Devrimci Arabesk veya protest olarak tanımlanmasına karşı çıkar. Sözlerini kendisinin yazdığı bestelerle beraber, Attila İlhan, Can Yücel, Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe, Ahmed Arif gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de bestelemiştir. Genellikle şarkılarında toplumsal meseleler işlenir. Yirmi iki albümünden sadece Kervan diye bir kürtçe şarkısı vardır ve bir tane de kürtçe açılış vardır.

    Birçok albümünün toplatılmasının ve konserlerinin iptal edilmesinin yanı sıra, 10 Şubat 1999'da Magazin Gazetecileri Derneği'nin Princess Otel kongre salonunda düzenlenen ödül töreninde yılın en iyi sanatçısı ödülünü aldı ve ödül konuşmasında: Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği'ne, Cumartesi Anneleri'ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum. dedi. Bunun sözleri üzerine davetliler tepki gösterip, küfür etmeye, çeşitli eşyalar fırlatmaya başladı. MGD görevlileri tarafından kongre salonundan, olağan üstü koşullarda dışarıya çıkartıldı.

    Bu olayın hemen sonrasında Ahmet Kaya'nın 1993 yılında Berlin'de Kürt İşadamları Derneği'nin düzenlediği bir gecede verdiği konsere ilişkin fotoğrafların Hürriyet gazetesinde yayınlanması üzerine “bölücü örgütüne yardım ve yataklık yaptığı ve halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği” iddiasıyla hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde toplam 10.5 yıl ağır hapis istemiyle iki ayrı dava açıldı. Haziran 1999'da Türkiye'den ayrıldı. Yargılamaların sonucunda toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. ancak yurt dışında olduğu için hapse girmedi. Daha sonra bu görüntülerin düzmece olduğu belirlendi.

    Bu arada Ordu Valiliği Kaya'nın kasetlerinin kentte satılmasını ve bulundurulmasını yasakladı. 1999 yılında Münih'de PKK yanlıları tarafından düzenlendiği konserde ”Arabamı o şerefsizlerin memleketinde bıraktım” dediğini iddia eden Hürriyet gazetesi haberi için hakkında DGM tarafından bir kez daha soruşturma başlatıldı. 9 Şubat 2000 yılında Zaman gazetesine yaptığı röportajda Ben “3 tane şerefsizin yüzünden ülkemde arabama bile binemedim.” dedim diyerek yalanladı. Ahmet Kaya, 2000 yılında Hoşçakalın Gözüm isimli albümünün kayıtlarını yaparken, Paris'in Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Bu albümde Karwan isimli şarkıyı seslendirdi.

    Paris'de kaldığı evde, 16 Kasım 2000 de sabah saat altıda ilaçlarını alırken kalp krizi geçirerek ölmüştür.43 yaşında gurbette hayatını kaybetmişti. Ahmet Kaya'nın kabri halen Paris'in Père Lachaise Mezarlığı'nda yer almaktadır.

    Ölümünden sonra, 2002 yılında Ahmet Kaya'nın şarkılarını 20 ünlü sanatçının söylediği “Dinle Sevgili Ülkem” isimli bir albümü yayımlandı.

    Albümleri :

    1984: Ya Rıza Şimdi
    1985: Ağlama Bebeğim
    1985: Acılara Tutunmak
    1986: An Gelir
    1986: Şafak Türküsü
    1987: Yorgun Demokrat
    1988: Başkaldırıyorum
    1989: Resitaller-1
    1989: İyimser Bir Gül
    1990: Resitaller-2
    1990: Sevgi Duvarı
    1991: Başım Belada
    1992: Dokunma Yanarsın
    1993: Tedirgin
    1994: Koçero (Selda Bağcan ile)
    1994: Şarkılarım Dağlara
    1995: Beni Bul
    1996: Yıldızlar ve Yakamoz
    1998: Dosta Düşmana Karşı
    2001: Hoşçakalın Gözüm

    Yazı kaynağı : www.sozcu.com.tr

    Ahmet Kaya'nın ölüm yıldönümü öncesinde mezarına saldırı düzenlendi - Yeşil Gazete

    Ahmet Kaya'nın ölüm yıldönümü öncesinde mezarına saldırı düzenlendi - Yeşil Gazete

    Fransa’nın başkenti Paris’te 16 Kasım 2000’de yaşamını yitiren Ahmet Kaya’nın mezarına saldırı düzenlendi.

    Ölüm yıldönümünden hemen önce gerçekleştirilen saldırıda Kaya’nın Paris’te Père Lachaise Mezarlığı’nda bulunan kabrinin mezar taşları kırıldı.

    Saldırının kim veya kimler tarafından gerçekleştiği bilinmiyor. Ancak mezarı ziyaret eden kişiler, paylaştıkları videoda saldırının yeni olduğunu söyledi.

    Kürt kadın hareketi TJK-F, kültür hareketi Tev-Çand Paris ve Fransa Demokratik Kürt Konseyi tarafından yapılan ortak açıklamada “Ölüm yıl dönümü olan 16 Kasım tarihine birkaç gün kala yapılan bu saldırı onu 1999 yılında hedef gösteren zihniyetin ürünüdür” denildi.

    ANF Türkçe’nin aktardığına göre açıklamada “Kürt sanatçısının ölüsü bile korkutuyor çünkü biliyorlar ki onların şarkıları halen milyonların kalbinde nefes alıyor. Tıpkı onun şarkı sözleri gibi, Kürt halkının yiğit evlatlarının mücadelesi, barış ve demokrasi umudundan korkulduğu için Kürdistan’da her gün onlarca mezar tahrip eden zihniyet, bu kez kendini Paris’te Pere Lachaise mezarlığında ortaya çıktı” denildi.

    Açıklamanın devamında “Biliyorlar ki, susturmak istedikleri barış, demokrasi ve özgürlüğün savunucularını susturamıyorlar ve yaymak istedikleri korkuyu bu kez ölülerin mezarlarına saldırarak yaşatmaya çalışıyorlar. Yakılan kitaplar, yasaklanan şarkılar, yıkılan heykeller, zindanlara atılanlar, yıkılan mezarlarla amacınıza ulaşamayacaksınız çünkü bu şarkıları söyleyenler hep karşınızda dimdik duracak ve Kürtçe şarkılar, türküler söylemeye devam edecek” ifadeleri kullanıldı.

    16 Kasım’daki anma törenine çağrı yapılan açıklamada “Paris’te yaşayan tüm yurtsever, devrimci ve demokrat halkımızı Père Lachaise mezarlığında 16 Kasım Salı günü saat 14.00’de gerçekleşecek anma etkinliğine faşizme yanıt olarak katılmaya çağırıyoruz” denildi.

    Yazı kaynağı : yesilgazete.org

    Ahmet Kaya ne zaman öldü kaç yaşındaydı Ahmet Kaya ölüm nedeni nedir?

    Ahmet Kaya ne zaman öldü kaç yaşındaydı Ahmet Kaya ölüm nedeni nedir?

    Şarkıları ile bir döneme damga vuran ünlü sanatçı Ahmet Kaya'nın bugün doğum günü. Aslen Malatyalı olan Ahmet Kaya 1957 yılında doğdu. 43 yaşında Paris'te kalp krizi geçirerek ölen Ahmet Kaya sosyal medyada bugün gündem oldu. Peki Ahmet Kaya kimdir, eşi kimdir, çocukları var mı?

    Bir döneme şarkılarıyla damga vuran ünlü sanatçı doğum gününde sosyal medyada gündem oldu. Ahmet Kaya kimdir? Ahmet Kaya nerelidir? Ahmet Kaya nasıl öldü? Ahmet Kaya kaç yaşında öldü? Ahmet Kaya nerede öldü? gibi sorular internette aranmaya başladı.

    Gülten Kaya ile evli olan Ahmet Kaya'nın  Melis Kaya, Çiğdem Kaya adında 2 kızı vardır.

    Ahmet Kaya kimdir: Ahmet Kaya, 1957 yılında Malatya'da Kürt kökenli bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Aslen Adıyamanlıdır. Babası Sümerbank dokuma fabrikasında çalışan bir işçiydi. İlkokulu Malatya'da okudu. Müzikle altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştı. Okuldan geri kalan zamanlarında plak ve kaset satan bir dükkânda çalışmaya başladı. Ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle 1972'de İstanbul Kocamustafapaşa'ya göç ettiler ve okulu bırakmak zorunda kaldı. İşportacılık ve çeşitli işyerlerinde çıraklık yaptı. Bu dönemde küçük bir yerleşim yerinden büyük bir şehre taşınmanın ve alışmanın sıkıntılarını yaşadı.

    Ahmet Kaya nasıl öldü: Ahmet Kaya, 16 Kasım 2000'de, Hoşçakalın Gözüm isimli albümünün kayıtlarını yaparken, Paris'in Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 17 Kasım 2000'de 30.000'in üzerinde kişinin katıldığı törenle Paris'in Père Lachaise Mezarlığı 71. bölüme defnedildi.

    Sahnede çatal bıçak fırlatma olayı: Ahmet Kaya, Magazin Gazetecileri Derneği'nin 10 Şubat 1999'de düzenlediği "Yılın En İyi 10 Müzik Yıldızı Yarışması" ödül töreninde "Kürtçe şarkı söylemek, klip çekmek istiyorum" demişti.

    Bunun üzerine Serdar Ortaç sahneye çıkıp Sibel Can'ın "Padişah" şarkısını değiştirerek "Bu devirde kimse sultan değil, hükümdar değil, padişah değil / Atatürk yolunda tüm Türkiye / bu vatan bizim / ellerin değil" şeklinde okumuş, ardından 10. Yıl Marşını söylemişti. Salondakiler Ahmet Kaya'yı protesto etmiş, hatta çatal bıçak fırlatanlar olmuştu.

    Bu olayın ardından Ahmet Kaya, yurtdışına gitmeyi tercih etmiş ve 16 Kasım 2000 sabahı geçirdiği bir kalp krizi sonucu Paris'te hayatını kaybetmişti.

    Yazı kaynağı : www.internethaber.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap