Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    şiddet ve büyüklük arasındaki fark

    1 ziyaretçi

    şiddet ve büyüklük arasındaki fark bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Depremin Şiddeti Nasıl Ölçülür?

    Depremin Şiddeti Nasıl Ölçülür?

    Depremin büyüklüğü, deprem sonucu açığa çıkan enerji hakkında bilgi veren bir ölçüdür. Günümüzde depremlerin büyüklüğünü hesaplamak için yerel büyüklük, moment büyüklüğü, cisim dalgası büyüklüğü, yüzey dalgası büyüklüğü gibi farklı yöntemler kullanılıyor. Bu yöntemler arasında en bilineni Richter ölçeği. Depremin yerel büyüklüğünün belirlenmesinde kullanılan Richter ölçeğinde depremin büyüklüğü, deprem sonucu oluşan ve sismograf cihazı tarafından kaydedilen sismik dalgaların genliği ile sismograf cihazının depremin merkezine uzaklığı dikkate alınarak hesaplanır.

    Depremin büyüklüğü, ölçümün nerede yapıldığına bağlı olarak değişmez. Ancak bir deprem, merkez üssünden uzaklığa bağlı olarak farklı yoğunluklarda sarsıntıya neden olabilir. Buna depremin şiddeti denir. Depremin şiddeti, depremin insanlar ve yapılar üzerindeki etkilerine göre belirlenir. Yani depremin şiddeti, depremin büyüklüğü gibi matematiksel hesaplamalara dayanmaz; kişisel gözlemlere, hissedilen sarsıntıya ve deprem sonrasında oluşan hasar durumuna göre tahmin edilir.

    Giuseppe Mercalli

    The Picture Art Collection / Alamy Stock Photo

    İtalyan doğa bilimci Giuseppe Mercalli özellikle volkanlar ve depremler üzerine çalışmalar yapıyordu.

    Depremin şiddetini tespit etmek için en yaygın kullanılan ölçek, değiştirilmiş Mercalli şiddet ölçeğidir. 1902'de ilk defa Giuseppe Mercalli tarafından ortaya konan ölçek, 1931 yılında Harry Wood ve Frank Neumann tarafından geliştirilerek bugünkü hâlini aldı.

    Değiştirilmiş Mercalli şiddet ölçeği

    b44022101 / iStock

    Mercalli ölçeği ile depremin şiddeti ölçülürken insanların uykudan uyanması, eşyaların konumunu değiştirmesi ve yapılardaki hasar gibi depremin neden olduğu belirli değişimler referans alınır.

    Mercalli ölçeği, depremin insanlar ve yapılar üzerindeki etkilerine göre I’den XII’ye kadar Romen rakamlarıyla ifade edilir.

    Kahramanmaraş Depremleri

    6 Şubat’ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve merkez üssü Pazarcık olan 7,7 büyüklüğündeki depremin şiddeti Mercalli ölçeği ile XI, merkez üssü Elbistan olan 7,6 büyüklüğündeki depremin şiddeti ise X olarak belirlendi.

    Kaynaklar:

    Yazar Hakkında:

    Can Torun

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğrencisi

    Yazı kaynağı : bilimgenc.tubitak.gov.tr

    Depremin Büyüklüğü Ve Şiddeti Aynı Kavramlar Mıdır?

    Depremin şiddeti ve depremin büyüklüğü kavramlarını sıkça duyarız. Peki, depremin büyüklüğü ve şiddeti ne anlama gelir? Bu iki kavram arasında ne fark vardır? İşte yanıtı...

    “Şili’de 7.0 şiddetinde bir deprem meydana geldi.”

    “Şili’de 7.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.”

    Sizce yukarıdaki iki kavramdan hangisi doğru? 7.0 rakamı burada, depremde ortaya çıkan enerjinin büyüklüğünü (magnitüd) ifade ettiğinden ikinci kavramı kullanmamız gerekir.

    Depremin gücü ya da “boyutu” iki yolla ölçülmektedir. Bunlardan birisi depremin “şiddeti” diğeri ise “büyüklük”lüğüdür . Bu iki kavram sıklıkla karıştırılmakta ve yanlış kullanılmaktadır.

    Depremin şiddeti; herhangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığı, yapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık dahi değişik olabilmektedir. Şiddet depremin kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğru bilgi vermemekle beraber, deprem dolayısıyla oluşan hasarı yukarıda belirtilen etkenlere bağlı olarak yansıtır.

    Depremin şiddeti, depremlerin gözlenen etkileri sonucunda uzun yılların vermiş olduğu deneyimlere dayanılarak hazırlanmış olan “Şiddet Cetvelleri”ne göre değerlendirilmektedir. Diğer bir deyişle “Deprem Şiddet Cetvelleri” depremin etkisinde kalan canlı ve cansız her şeyin depreme gösterdiği tepkiyi değerlendirmektedir. Önceden hazırlanmış olan bu cetveller, her şiddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapılar ve arazi üzerinde meydana getireceği etkileri belirlemektedir.

    Bir deprem oluştuğunda, bu depremin herhangi bir noktadaki şiddetini belirlemek için, o bölgede meydana gelen etkiler gözlenir. Bu izlenimler, Şiddet Cetvelinde hangi şiddet derecesi tanımına uygunsa, depremin şiddeti, o şiddet derecesi olarak değerlendirilir. Örneğin; depremin neden olduğu etkiler, şiddet cetvelinde VIII şiddet olarak tanımlanan bulguları içeriyorsa, o deprem VIII şiddetinde bir deprem olarak tariflenir. Deprem Şiddet Cetvellerinde, şiddetler Romen rakamıyla gösterilmektedir. Bugün kullanılan başlıca şiddet cetvelleri değiştirilmiştir. Bunlar, “Mercalli Cetveli (MM)” ve “Medvedev-Sponheur-Karnik (MSK)” şiddet cetvelidir. Her iki cetvelde de XII şiddet derecesini kapsamaktadır. Bu cetvellere göre, şiddeti V ve daha küçük olan depremler genellikle yapılarda hasar meydana getirmezler ve insanların depremi hissetme şekillerine göre değerlendirilirler.

    VI-XII arasındaki şiddetler ise, depremlerin yapılarda meydana getirdiği hasar ve arazide oluşturduğu kırılma, yarılma, heyelan gibi bulgulara dayanılarak değerlendirilmektedir.

    Depremin büyüklüğü; deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Enerjinin doğrudan doğruya ölçülmesi olanağı olmadığından, Amerika Birleşik Devletlerinden Prof. C. Richter tarafından 1930 yıllarında bulunan bir yöntemle depremlerin aletsel bir ölçüsü olan “Magnitüd” tanımlanmıştır. Prof. Richter, episantrdan 100 km. uzaklıkta ve sert zemine yerleştirilmiş özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve � sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografı ile) kaydedilmiş zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliğinin 10 tabanına göre logaritmasını bir depremin “magnitüdü” olarak tanımlamıştır. Bugüne dek olan depremler istatistik olarak incelendiğinde kaydedilen en büyük magnitüd değerinin 8.9 olduğu görülmektedir. (31 Ocak 1906 Colombiya-Ekvator ve 2 Mart 1933 Sanriku-Japonya depremleri).

    Magnitüd, aletsel ve gözlemsel magnitüd değerleri olmak üzere iki gruba ayrılabilmektedir.

    Aletsel magnitüd, yukarıda da belirtildiği üzere, standart bir sismografla kaydedilen deprem hareketinin maksimum genlik ve periyot değeri ve alet kalibrasyon fonksiyonlarının kullanılması ile yapılan hesaplamalar sonucunda elde edilmektedir. Aletsel magnitüd değeri, gerek hacim dalgaları ve gerekse yüzey dalgalarından hesaplanmaktadır.

    Genel olarak, hacim dalgalarından hesaplanan magnitüdler (m), ile yüzey dalgalarından hesaplanan magnitüdler de (M) ile gösterilmektedir. Her iki magnitüd değerini birbirine dönüştürecek bazı bağıntılar mevcuttur.

    Gözlemsel magnitüd değeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilen episantr şiddetinden hesaplanmaktadır. Ancak, bu tür hesaplamalarda, magnitüd-şiddet bağıntısının bölgeden bölgeye değiştiği de göz önünde tutulmalıdır.

    Gözlemevleri tarafından bildirilen bu depremin magnitüdü depremin enerjisi hakkında fikir vermez. Çünkü deprem sığ veya derin odaklı olabilir. Magnitüdü aynı olan iki depremden sığ olanı daha çok hasar yaparken, derin olanı daha az hasar yapacağından arada bir fark olacaktır. Yine de Richter ölçeği (magnitüd) depremlerin özelliklerini saptamada çok önemli bir unsur olmaktadır.

    Depremlerin şiddet ve magnitüdleri arasında birtakım ampirik bağıntılar çıkarılmıştır. Bu bağıntılardan şiddet ve magnitüd değerleri arasındaki dönüşümleri aşağıdaki gibi verilebilir.

    Yazı kaynağı : www.afad.gov.tr

    Bir depremin büyüklüğü ve şiddeti arasındaki fark nedir?

    Depremin Büyüklüğü ve Şiddeti Arasında Ne Fark Var?

    Depremin Büyüklüğü ve Şiddeti Arasında Ne Fark Var?

    Depremin büyüklüğü depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsüyken, depremin şiddeti depremin yeryüzünün belirli bir noktasında sebep olduğu sallanmanın gücünü ifade eder.

    Yazı kaynağı : bilimgenc.tubitak.gov.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap