Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    şeyh ali haydar efendi kimdir

    1 ziyaretçi

    şeyh ali haydar efendi kimdir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    HAYDAR EFENDİ, Ahıskalı

    HAYDAR EFENDİ, Ahıskalı

    Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları-1926 (haz. Ahmed Nedim), İstanbul 1993, s. 116-118.

    Ebül‘ulâ Mardin, Huzur Dersleri (haz. İ. Sungurbey), İstanbul 1966, III, 192.

    Sadık Albayrak, Türkiye’de İslamcılık-Batıcılık Mücadelesi, İstanbul 1977, s. 362.

    a.mlf., Son Devir Osmanlı Uleması, İstanbul 1980, I, 260-261.

    a.mlf., Türkiye’de Din Kavgası, İstanbul 1991, s. 199-203, ayrıca bk. vesika 17, 18.

    a.mlf., Yürüyenler ve Sürünenler, İstanbul 1995, s. 130-135.

    İrfan Gündüz, Osmanlılarda Devlet-Tekke Münasebetleri, İstanbul 1983, s. 212, 248.

    Evliyalar Ansiklopedisi (nşr. Türkiye Gazetesi), İstanbul 1992, II, 81-87.

    Kemal Bozkurt, “Ahıskalı Ali Haydar Efendi”, Büyük İslâm ve Tasavvuf Önderleri, İstanbul 1993, s. 353-356.

    a.mlf., “Ahıskalı Ali Haydar Efendi”, İslâm, sy. 98, İstanbul 1991, s. 56-57.

    Mehmet Talu, “Ali Haydar Efendi”, Sahabeden Günümüze Allah Dostları, İstanbul 1996, X, 88-95.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Ali Haydar Efendi kimdir?

    Ali Haydar Efendi kimdir?

    Son devir din adamlarından. İsmi Ali Haydar, babasının ismi Şerif Efendi'dir. 1870 (H. 1288) senesinde Batum'un Ahıska kazasında doğdu. 

    İlk tahsilini memleketinde yapan Ali Haydar Efendi, bilahare Erzurum'a gelerek oradaki Bakırcı Medresesine devam etti. Daha sonra İstanbul'a gelerek Fatih Camii'nde derslere devam etti ve tahsilini tamamladı.

    Bayezid dersiamlarından Çarşambalı Hoca Ahmed Efendiden icazet (diploma) aldı. Hocasının derslerine devam ederken kadı yetiştiren Medrese-i Kuzat'a girerek oradan da diploma aldı.

    Açılan imtihanları kazanarak Fatih Camiinde ders okutmaya başladı. Böylece Fatih dersiamları arasına girdi. 1909 senesinde Fetvahane'de vazife aldı.

    Fetva yazma vazifesini yürüttü. 1914 senesinde Sahn-ı Seman (Fatih) Medresesi fıkıh müderrisliğine tayin edildi. Bu arada Fatih Çarşamba'da Cebecibaşı Mahallesindeki Halidi dergahı şeyhi Ali Rıza Bezaz'ın sohbet ve derslerine devam etti.

    Ali Rıza Efendinin 1914 senesinde vefat etmesi üzerine Şeyh İsmet Efendi Dergahı postnişinliğine, vakıf şartı gereğince ve Ali Rıza Efendinin talebelerinin seçimiyle Ahıskalı Ali Haydar Efendi getirildi. Ancak iktidarda bulunan ittihadcılar onun bu hakkını gasb edip başkasına verdiler.

    Usulsüz yapılan bu tayin dergah mensupları arasında huzursuzluğa sebep oldu. Müridandan, Hafız Halil Sami Efendi tarafından yazılan bir dilekçe ile durum saraya intikal ettirildi.

    Nihayet 1919 senesinde, Ali Haydar Efendi'nin postnişinliği padişah tarafından tasdik edilerek vazifesi kendisine iade edildi.

    1915 senesinde şeyhülislamlıkda yeni kurulan "Te'lif-i Mesail Hey'eti" reisliğine tayin edildi. 1916 senesinde Huzur dersleri başmuhataplığına getirildi.

    Bu dersler 1923 senesine kadar devam etti. Padişahlığın ve Şeyhülislamlığın kaldırılmasıyla açıkta kaldı ve dersiam maaşı ile iktifa etti.

    Dini ve tasavvufi dersler vererek talebe yetiştirdi. Kur'an-ı kerimi çok okurdu. Nefse güvenmemeyi telkin ederdi. Ömrünün sonuna kadar talebelerine ders verdi ve insanlara nasihatte bulundu. 1 Ağustos 1960 (H. 1380) senesinde İstanbul'da vefat etti.

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    ALİ HAYDAR EFENDİ HAZRETLERİ (AHISKAVÎ) Hayatı Kimdir

    (d.1870 / ö.1960)

    Ali Haydar Efendi. Batum'un Ahıska kazasında 1288 (m.1870) yılında dünyaya geldi. Babası Şerif Efendi'dir. İlk tahsilini memleketinde yapmış, da­ha sonra Erzurum'a gelerek, oradaki Bakırcı Medresesi'ne devam etmiştir. Sonra İstanbul'a giderek Fatih Camii'nde derslere katılmış, Bayezıd Dersiam­larından Çarşambalı Hoca Ahmed Hamdi Efendi'den 1319 (m.1901) yılında icazet almıştır. Hocasının derslerine devam ederken, şeriat kadısı yetiştiren Medrese-i Kuzat'a giderek oradan da diplomasını almıştır. 10 Eylül 1322 (m.1906) yılında yapılan imtihanları kazandıktan sonra. 1318 (m.1900) yılında Fatih Camii'nde talebe okutmaya başlamış, böylece Fa­tih dersiamları arasına girmiştir. 1909 yılında Fetvahanede fetva verme işine girmiş, gösterdiği büyük ik­tidarla 1333 (m.1915) yılında, Şeyhülislamlıkta yeni kurulan "Te'lif-i Mesâil Heyeti" reisliğine tayin edilmiştir. 1335 (m.1916) yılında huzur dersleri başmuhataplığına tayin edilmiş, bu dersler 1342 (m.1923) yılına kadar devam etmiştir. Padişahlığın kaldırılması ile bu derslerden mahrum kalmıştır. Meşihat müessesesi kaldırılınca açıkta kalmış ve geri kalan ömründe dersiam maaşı ile yetinmiştir. Ali Haydar Efendi'nin derin bilgisi vardı. Dinî ilimleri gereği gibi kavra­yan bir zekâya sahipti. Dört mezhebin fıkhına vâkıf oluşu, her birinden fetva verebilecek seviyede idi. Hitabeti de çok kuvvetli idi. Hitap ettiği cemaati he­men tesir altına alırdı. Uğrunda hayatı boyunca mücadele verdiği en büyük amacı "Allah'ın indirdiği ile hükmetmek" idi. hayatı boyunca maruz kaldığı bütün sıkıntılara göğüs germiştir. Ali Haydar Efendi, tasavvuf ehli bir zat idi. Zamanının yüksek seviyeli mürşidlerinden idi. Nakşibendiyye tarikatının Halidiyye koluna mensuptur. Tarikat silsilesinde, 35. halkayı temsil eden Bandırmalı Bezzaz Ali Efendi'den inabe alıp sülukünu tamamlamış ve hilafet almıştır. Ali Haydar Efendi, Nakşibendiyye tarikatının şeyhlerinden olan ve silsi­lede 32. sırada yer alan Mustafa İsmet Garibullah Efendi'nin, Fatih-Çarsamba Cebecibaşı mahallesindeki konağını tekke edinerek, Şeyh İsmet Efendi Dergâhı adını alan bu tekkede, irşad makamına oturmasına rağmen beş yıl kadar bu yere yerleşememiştir. 1338 (m.1919) yılında Ali Haydar Efendi'nin postnişinliği bizzat padişah tarafından tasdik edilmiştir. Müderrislik, Müsevvidlik gibi dinî görevlerden uzaklaştırıldıktan sonra, yıllarını dinî tedrisat ve tasavvuf neşesi içinde geçirmeye hasretmiştir. Kendisi­ne insitapta bulunan birçok müridini Hakk yoluna süluk ettirmiştir. Ömrü dinî diri tutmaya çalışmakla geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'i çok okur­du. Basit bir edebin bile terkine rıza göstermezdi. Nefse güvenmemeyi telkin ederdi. Onu mutmainne derecesine çıkarmak için zikir ehli olmak gerektiğini söylerdi. Her gün için 50 bin Kelime-i Tevhid okurdu. Dergâhın bulunduğu evde, 1 Ağustos 1960 yılında ayetler okuyarak ve etrafında bulunanlara sohbetler ederek, tebessüm ederek dünyadan göçtü. Ar­kasında gözü yaşlı binlerce mürid bıraktı.

    Yüce Allah sırrını takdis buyursun.

    Yazı kaynağı : www.evliyalarimiz.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap