Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    şah ismailin yavuza gönderdiği hediye

    1 ziyaretçi

    şah ismailin yavuza gönderdiği hediye bilgi90'dan bulabilirsiniz

    herkes yediğinden ikram eder

    JavaScript is not available.

    We’ve detected that JavaScript is disabled in this browser. Please enable JavaScript or switch to a supported browser to continue using twitter.com. You can see a list of supported browsers in our Help Center.

    Help Center

    Terms of Service Privacy Policy Cookie Policy Imprint Ads info © 2022 Twitter, Inc.

    Yazı kaynağı : twitter.com

    JavaScript is not available.

    We’ve detected that JavaScript is disabled in this browser. Please enable JavaScript or switch to a supported browser to continue using twitter.com. You can see a list of supported browsers in our Help Center.

    Help Center

    Terms of Service Privacy Policy Cookie Policy Imprint Ads info © 2022 Twitter, Inc.

    Yazı kaynağı : twitter.com

    Herkes Yediğinden İkram Eder

    Yavuz Sultan Selim' in İran Şahı’ na verdiği büyük ders

    Yavuz Sultan Selim' in İran Şahı’ na verdiği büyük ders

    Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Beyazıdın oğlu Yavuz Sultan Selim 10 Ekim 1470 tarihinde Amasya’da doğmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’ın babası olan Yavuz Sultan Selim kulağında küpe taktığı idda edilmekte olup, bunu İslami bir gönderme ile ilgili olarak taktığı söylenirmiş, Kölelerin taktığı küpeden takarak Allahın kölesi kulu olduğunu ifade etmek için küpe takarmış.

    İşte Yavus Sultan Selim Han döneminde, İran Hükümdarı Şah İsmail(daha sonra 23Agustos 1514 de Çıldıran’da bozguna uğratıyor.) kıymetli mücevher ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor. Hünkara...

    Sandık açılır. Çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas kadife kumaşlar çıkar.

    Fakat sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır. Önce hiç kimse bir anlam veremez, nadide mücevherlerle dolu sandıktaki bu fena kokuya..Sonra mesele anlaşılır.

    Sandığın dibine insan dışkısı doldurulmu. Yani Şah İsmail aklı sıra Cihan Padişahına hakaret ediyor.

    Cihan padişahı Yavuz Sulatan Selim emir verir”Herkes düşünsün, bu edepsizliğe, Osmanlı’nın şanına yakışır bir şekilde mukabelede bulunmalıyız” der.

    Ve çözümü yine kendisi bulur..

    Aynı şekilde değerli müchevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatır.Sandığın içine, o zamanın en nefis gül kokululokumlarından hzırlanmış bir kutu yerleştirilir. Kutunun altınada bir satırlık yazıdan ibaret bir not iliştirilir.

    Hediye sandığı, itina ile süslendikten sonraŞah İsmail’e gönderilir.Sandık Şahın huzuruna çıkarılır.Sandık açılır açılmaz, etrafa mis gibi gül kokusu yayılır.Mücevher v.s gibi hediyeler takdim edildikten sonra, Osmanlı Elçisi Şahın tedirgin olmaması için, önce kendisi tatmak kaydıyla, büyük bir saygı ve nezaketle, Şah İsmail’e lokumdan ikram eder. Daha sonra görevliler, huzurda bulunanlara teker teker lokumu ikram etmeye başlarlar.

    Şah bütün bu olup bitenden bir anlam veremez. Osmanlı Elçisi Şahın şaşkınlığını gidermek için lokum kutusunun altına iliştirilmiş mütevazi notu uzatır.

    Pusulayı okuyan Şah’un yüzünde, bu sefer, şaşkınlığın yerini büyük bir utanç ifadesi alır;

    “İSMAİL,

    HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER”

    Yazı kaynağı : blog.milliyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap