Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    ülkemizin eğitim sistemindeki değişiklikler ile ilgili araştırma

    1 ziyaretçi

    ülkemizin eğitim sistemindeki değişiklikler ile ilgili araştırma bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Ülkemizin eğitim sistemindeki değişiklikler ile ilgili araştırma lütfen yardım eder misiniz?

    Ülkemizin eğitim sistemindeki değişiklikler ile ilgili araştırma lütfen yardım eder misiniz?

    Cevap:

    umarım işine yarar ;)

    Yazı kaynağı : eodev.com

    TÜRKİYENİN EĞİTİM SİSTEMİ VE SÜREKLİ DEĞİŞEN EĞİTİM POLİTİKALARI

    Hazırlıklı konuşma yapmak amacıyla ülkemizin eğitim sistemindeki değişikliklerle ilgili araştırma yapınız.

    Hazırlıklı konuşma yapmak amacıyla ülkemizin eğitim sistemindeki değişikliklerle ilgili araştırma yapınız.

    Hazırlıklı konuşma yapmak amacıyla ülkemizin eğitim sistemindeki değişikliklerle ilgili araştırma yapınız.

    Türkiye’deki eğitim sistemi kendi içerisinde belirli kademelerden oluşur. Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası eğitimde sistemsel değişiklikler yaşanmıştır. Bunun dışında 2000’li yıllara gelindiğinde farklı bir sistem 2018 yılına gelindiğinde de farklı bir sistemi uygulanmıştır. Başlangıç aşamasında daha çok öğretmenin merkezde olduğu ve öğrencinin dinleyen konumunda olduğu bir eğitim sisteminden günümüze yaklaşıldığında öğrenci merkezli bir eğitim sistemine geçilmiştir. Artık öğrenci aktif bir şekilde derse katılıyor yeri geldiğinde sunumlar hazırlayarak tahtada o günün dersini hazırlıklı bir şekilde anlatabiliyor. Bu süreç ezberci eğitim sisteminden daha laik ve aktif öğrencinin aktif olduğu bir sisteme geçilmesine de katkı sağlamıştır.

    5 yıl ilköğretim, 3 yıl ortaokulu ve 3 yıl lise olacak şekilde bir sistemimiz bulunurken yapılan kanunsal değişiklik sonrasında; eğitimde ilkokul-ortaokul zorunlu hale getirilmiştir. İlkokul eğitimleri 66 ay üstü öğrencilerin yararlanabilecekleri bir seviyeye indirilmiştir. 7 yaşında başlayan ilköğretim yaşı artık 5 buçuk yaşında başlanabilecek hale gelmiştir. 5 yıl boyunca süren ilkokul 4 yıla çekilmiş ilköğretimin ilk kademesi 4 yıllık bir süreçten oluşmaktadır. Ardından ikinci kademeye geçiş yapılarak ortaokul kademesi başlar ve burada çocuğun seçebileceği seçmeli derslerde ana derslerin yanına eklenerek yeni bir sistem yapılmıştır.

    Bu dönemde artık internetin de günümüzde kullanılmaya başlanması ile e-kayıt adı verilen sistem ortaya çıkmıştır. Lise öğrenimi 4 yıla çıkarılmış, liseye geçerken LGS adı verilen bir sınav uygulanmaya başlanmıştır. Öncelikle liseye geçiş sınavında kullanılan farklı sistemler bulunmaktaydı. SBS, TEOG gibi uygulama sınavlarının ardından son olarak 2018 yılında yapılan değişiklik ile LGS sınavı uygulanmaya başlanmıştır. Fen lisesi, Anadolu lisesi ve meslek lisesi olarak liseler farklı gruplara ayrılıyor ve bunların da kendi içinde belirli sistemleri bulunuyor.

    Üniversite sınavına geçiş yapabilmek için de 90’lı yıllarda iki farklı sınav uygulanmaktaydı ve bu sınavın adı önce ÖSS olmuştu. Ardından YGS ve LYS olarak iki farklı sistemin uygulandığı bir aşamaya geçildi. Son olarak günümüze bakıldığında YKS adı verilen bir sınav yapılarak kendi içinde TYT ve AYT olmak üzere 2 farklı grup oluşturulmuştur. Günümüze kadar gelen eğitim süreci sürekli olarak bir değişime uğramıştır. Yaşanan gelişmelerde standartların değişmesinde etkili olmuştur.

    Yazı kaynağı : www.tumdersler.net

    Türkiye'de eğitim

    Türkiye'de eğitim ve öğretim sistemi, kademelerden oluşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nde kadın ve erkek her vatandaş için 12 yıllık eğitim mecburidir. Bu eğitim sisteminde eğitimini tamamlayan her öğrenciye "Ortaöğretim Diploması" verilir.

    Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tarih boyunca Türkiye'de kurumsal eğitimin dışında toplumsal eğitimi gerçekleştiren kurumlar ve yapılar da bulunmuştur ve günümüzde de halen bulunmaktadır. Alevi ocakları, köy birlikleri, dini bayramlar ve kültürel şenlikler Anadolu'da farklı eğitsel ihtiyaçları karşılamaktadırlar. Toplumsal eğitim, kurumsal eğitim kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürünün ve kimliğinin parçasıdır. Bugünün Türkiyesi'nde (Atatürkün tanımladığı şekliyle ortak geçmişi olan bugün ve gelecek de beraber yaşamak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları) Kürt, Laz, Çeçen, Ermeni, Yahudi, Rum ve diğer kültürleri içermesinden dolayı toplumsal eğitimin çok çeşitli örnekleri vardır

    Eğitim ve öğretim hizmetlerinin devlet eliyle yürütülmesi düşüncesi ilk kez II. Mahmut döneminde gündeme gelmiştir. Bu döneme kadar vakıflar tarafından yürütülmüş olan eğitim ve öğretim hizmetleri, 17 Mart 1857 tarihinde Maarif-i Umumiye Nezareti uhdesine verilmiştir. Böylelikle eğitim ve öğretim hizmetlerinden sorumlu bir nazır (bakan) meclis-i vükela içinde yer almıştır. Nezaretin kuruluşuyla okullar sıbyan, rüştiye ve mekâtib-i fünün-i mütenevvia olarak üç dereceye ayrılmıştır.

    Eğitim sistemimize ilişkin ilk yasal düzenleme 1869 yılında çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesidir (Genel Eğitim Tüzüğü). Bu tüzük ile eğitim hakkı, eğitim yönetimi, eğitim sisteminin belirlenmesi, eğitim ödenekleri, öğretmen yetiştirme ve istihdamı, taşra teşkilatı ve sınav sistemleri gibi hususlar düzenlenmiştir.

    1923 yılında İstanbul’da bulunan Maarif Nezareti kaldırılmıştır.[1]

    Eğitim alanındaki reformlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    2 Mart 1926'da kabul edilen, "Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun" bugünkü eğitim hizmetlerinin temelini oluşturur.

    Cumhuriyetle beraber eğitim anlayışı bilimin diğer alanlarında olduğu gibi sistemler dünya görüşüne bağlı olarak algılanmaktadır. Sistemler dünya görüşü ile eğitime bakmamızda bize olguları anlamamızda donuk bir izlenimden daha çok dinamik ve sorgusal yaklaşım sağlaması yatmaktadır. Eğitim süreklilik içeren bir olgudur. Bir örnekle açıklayacak olursak sistemler eğitim modelini oluştururken ezberci eğitimi eğitim sisteminden çıkaracağız yaklaşımını bütün eğitsel olgulara uygulamak yerine; hangi eğitim metotlarının, hangi koşullarda yararlı olmadığını tanımlanması ve tanımlanan koşullarda ne yaparak eğitimin genel amaçlarına doğru uygulamamızın verimli hizmet etmesini sağlayabiliriz sorularını sorar. Üniversite seçme sınavlarında eğitim katsayılarının belirlenmesi bu yaklaşımın bir ürünüdür. Genelde bireylerde eşitsizlik yaratıyor izlenimi verse de bu katsayılar doğru belirlendiğinde hem sistemin, hem de istemin içinde yer alan bireylerin başarılarına katkıda bulunmaktadır. Bu yaklaşımın öncülerinden Bertalanffy (Bertalanffy L., von. 1968, General Systems theory) sistemleri tanımlarken birbirleriyle ilişki içindeki olguların davranış şekillerini inceleyen çalışma alanı olarak tanımlamaktadır. Eğitimle ilgili faaliyetleri incelerken birbirleriyle ilişkili temel üç ögenin varlığı kabul edilmektedir; eğitim teorisi, eğitim felsefesi, ve eğitim metodu.

    Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini,

    1.(Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek.

    Aşamaları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Okul öncesi eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

    Çocuğun ilköğretime hazırlanması için okula hazırlık niteliğinde verilen eğitimdir. Herhangi bir zorunluluğu yoktur fakat okul öncesi eğitim devlet ve ilgili kurumlar tarafından teşvik edilmektedir.

    İlkokul'da eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

    66 aylık ve üstü olan öğrenci ilkokulda okuyacaktır. Eğitime başlama yaşı 5 buçuktur. Veliler çocuğun okula başlamasında herhangi bir sakınca olup olamayacağı konusunda bilgilendirilmek için doktordan okula başlamaya uygun olup olmadığı konusunda rapor alabilirler.

    Okula başlamaya uygun olan çocuklar ise internet üzerinden otomatik olarak adreslerine en yakın olan İlköğretim okulu birinci sınıftan eğitimine başlayabilirler.

    İlk 4 yıl boyunca yani ilkokullarda(ilköğretim birinci kademe) öğrencilere daha hafifletilmiş bir müfredat ile eğitim verilecektir. Öncelikle üç aylık bir okula hazırlık programı kapsamına alınacaklardır. Bu öğrenciler ikinci sınıftan itibaren İngilizce, dördüncü sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini zorunlu olarak okumaya başlayacaktır. Ayrıca daha çok görsel ve işitsel bir müfredat ile eğitileceklerdir.

    Ortaokul'da eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ortaokula geçiş, aynı ilkokula geçiş gibi internet üzerinden e-kayıt sistemiyle yapılmaktadır.

    İkinci kademe, yani ortaokullar, öğrencilerin daha özgür bir birey olarak sivil toplum ve demokratik devlet anlayışı gereğince eğitim süreçlerinde özgür ve karar değiştirme hakkına sahip olmalarına fırsat vermektedir. Ortaokulların amacı mesleki veya öğrencinin becerilerine yönelik eğitim vermeyi sağlamaktır. Bu sebep ile seçmeli dersler okutulması sağlanmıştır. Ortaokul'da seçmeli derslerde ise Dini ve Ahlaki Değerler, Dil Bilgisi, Yabancı Dil, Fen Bilimleri, Sanat, Spor ve Sosyal Bilimler alanları mevcuttur. Bir öğrenci istediği alandan istediği dersi haftada sekiz saat görme kaydı ile seçecektir. Ortaokullardaki zorunlu dersler dışındaki seçmeli dersleri, öğrencinin veya ebeveyninin isteğine ve tercihine bağlı olarak alabilme hakkı getirilmektedir.

    Lise'de eğitim (Ortaöğretim)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Liselere yerleştirme de 2017-18 eğitim-öğretim yılından itibaren Liselere Geçiş Sistemi (LGS) uygulanmaya başlandı ve adrese yakın yerlerdeki okullara yerleşme sistemi getirildi. Daha önceki sistemler SBS ve TEOG'du.

    Türkiye'de liseler;

    olarak ayrılabilir.

    Liselerde devamsızlık hakkı özürsüz 10 gündür. Ancak özürsüz devamsızlık 5 günü aşarsa ödül belgeleri verilmez.

    Akşam liseleri ise üniversitelerdeki ikinci öğrenim olarak değerlendirilebilir. Açık liselerdir ve lise mezunu olmayan kişilerin ortaöğretim diploması alması için açılmıştır.

    Anadolu lisesinde öğrenciler TM (Türkçe-Matematik Eşit Ağırlık), MF (Matematik-Fen Sayısal Ağırlık), TS (Türkçe-Sosyal Sözel Ağırlık) ve DİL (İngilizce Ağırlık) olarak Lise üçüncü (11.) sınıftan sonra bölümlerini seçerek kendi alanındaki dersleri görmeye başlar.

    Bu sistem Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde de geçerlidir. Aralarındaki tek fark Anadolu liseleri 11. sınıfta bölüm seçerken Meslek liseleri ilk seneden sonra (10. sınıfa geçerken) mesleği ile ilgili kendi bölümünü seçer. Ayrıca 10. sınıf, 11. sınıf ve 12. sınıf'ta stajyer olarak çalışma zorunluluğu vardır. Öğrenci staj yaparak hem mesleği ile ilgili iş hayatını öğrenmekte, hem maaş almakta hem de staj yaptığı iş yerinden stajı ile ilgili ders notu almaktadır.

    Üniversite'de eğitim (Yükseköğretim)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı, 1974 ve 1975 yıllarında aynı gün sabah ve öğleden sonra birer olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yıllarında aynı günde ve bir oturumda uygulanmış; 1981'den itibaren iki basamaklı bir sınav haline getirilmiştir. İki basamaklı sınav sisteminde ilk basamağı oluşturan Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) Nisan, ikinci basamağı oluşturan Öğrenci Yerleştirme Sınavı (ÖYS) ise Haziran ayı içinde uygulanmıştır.

    Fakülte ve yüksekokul olarak genellikle ikiye ayrım vardır. Fakülteler genellikle dört yıl olur. Yüksekokullar ise genelde meslek-ticaret lisesi mezunlarına yöneliktir ve genel olarak iki yıllık eğitim vermektedir.

    Türkiye'de üniversiteden atılmak yoktur. Ayrıca üniversite okuyan birisi dilediği gibi (notlarının durumuna göre) yatay geçiş yapabilir. Ayrıca seçtiği fakültede ilk sene okuduğu ortak sınıftan sonra ikinci sene kendi bölümünü seçerek okumaya başlar(lise eğitimi gibi). Ancak bu her üniversite için geçerli değildir.

    Türkiye'de üniversite için birinci öğretim, ikinci öğretim ve açıköğretim olmak üzere üç ayrı öğrenim dalı vardır.

    Ayrıca, halk arasında harç olarak bilinen Katkı Payı ücreti, birinci öğrenim gören öğrencilerden alınmamakta fakat ikinci öğretim ve açıköğretim öğrencileri bu ücreti ödemektedirler. Ayrıca öğrenci yurtlarında kalan ve yapılan değerlendirmelerde hak kazanan öğrencilere aylık 150 TL (yüz elli Türk lirası) geri ödemesiz yardım almaktadır. Bunun yanında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından maddi durumu kötü olan öğrencilere aylık olarak burs ve kredi imkânı dahilinde 2015 yılı Ocak ayından itibaren 400 TL(dört yüz Türk lirası) ödeme yapılmaktadır. Burs dahilinde ödeme alanlar bu ücreti geri ödememekte, ama kredi kapsamında alan öğrenciler bu ücreti mezun olduktan sonra yapılandırma ile geri ödemektedirler.

    Ayrıca üniversite eğitimini bitiren kişi, ALES adlı bir sınava girip yüksek lisans eğitimi alabilir. Buna master eğitimi de denir. Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans olarak ikiye ayrılır. Tezli yüksek lisans programının amacı, öğrencinin bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğini kazanmasını sağlamaktır. Tezsiz yüksek lisans programının amacı, öğrenciye mesleki konuda derin bilgi kazandırmak ve mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını göstermektir.

    Doktora, bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen bir derece veya basamaktır.

    Konuları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Din eğitimi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Türkiye'de örgün öğretimde din konularının öğretilmesi konusunda Cumhuriyet tarihi boyunca farklı uygulamalara başvurulmuştur.

    Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Darü'lhüffaz ve Darü'lkurralar, Cumhuriyetin kuruluşunun ardından, Tevhid-i Tedrisat kanunuyla birlikte Kuran kurslarına dönüştürüldü ve Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı olarak çalışmaya başladı. 1924-1932 yılları arasında 9 kurs açıldı ve bu sayı 1940'ların başında 65'e, 1947'de 99'a, 1948'de ise 118'e yükseldi.[2]

    CHP milletvekilleri Muhittin Baha Pars ve Hamdullah Suphi Tanrıöver, "komünizm tehlikesine karşı manevi direnci sağlamak" gerekçesiyle TBMM'ye 26 Aralık 1946 tarihinde dilekçe sunarak, örgün öğretimde din eğitimi verilmesini talep ettiler.[3] Temmuz 1947'de TBMM, "Özel Din Öğretimi Ana Hatları" kararını kabul ederek, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan izin alınması koşuluyla, "din bilgisi dershaneleri" açılmasına izin verdi. Yaşanan tartışmaların sonucunda ilkokul 3. ve 4. sınıflarda din derslerinin seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırıldı. 15 Şubat 1949'da ise, velilerin yazılı isteği olması ve ders saatleri dışında verilmesi koşuluyla, bütün ilkokullarda din dersleri okutulmaya başladı.

    Demokrat Parti'nin iktidara geldiği 1950 yılından sonra, din dersleri ilkokulların normal programlarına dahil edildi ve din dersi almak isteyenlerin değil, istemeyenlerin dilekçe vermesi yöntemi uygulanmaya başladı. 1956 yılında, ortaokul müfredatına da din dersi konmasına karar verildi. 1967 yılında ise liselerin 1. ve 2. sınıflarında seçmeli din dersi okutulması kararlaştırıldı.[4]

    1973 yılında CHP-MSP koalisyon hükûmeti döneminde, din derslerinin okutulduğu bütün sınıflara, haftalık bir saat zorunlu ahlak bilgisi dersi konuldu ve bu derslerin din bilgisi öğretmenleri tarafından verilmesi kararlaştırıldı.[5]

    1982 Anayasası'nın 24. maddesi, "din ve ahlak eğitim ve öğretiminin devletin gözetimi ve denetimi altında yapılmasını" işaret etti. Bu kapsamda 1983 yılından itibaren, ilkokul 4. ve 5. sınıflarla ortaokul 1., 2. ve 3. sınıflarda haftada ikişer saat ve lise dengi okullarda ise haftada birer saat olmak üzere zorunlu "din kültürü ve ahlak bilgisi" dersi verilmeye başlandı.[6]

    1960 yılında 658 olan kayıtlı Kuran kursu sayısı 1980'lerin sonunda 4420'ye ulaştı.[7]

    Şuan da ortaokul kademesinde İmam Hatip Ortaokulları ve lise kademesinde İmam Hatip Liseleri bulunur. Bu okullarda kültür derslerinin yanında çeşitli dini dersler verilir.

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Forum Sayfa Cevapları

    6. Sınıf Türkçe Kitabı Ülkemizin eğitim sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hazırlıklı konuşmanızı yapınız. konusu kısaca hakkında bilgileri ele alacağız. 

    Cevap :

    Türkiye’ de eğitim sistemi kademelerden meydana gelir. 2000li ve 2018 yıllarında farklı bir sisteme geçilmiştir. Artık başlangıçta dinleyen öğrenci sisteminden çıkılarak, öğrencinin de derse katıldığı ve ara ara sunum yaparak derste aktif olduğu bir sisteme geçilmiştir.

    Yapılan değişim sonrası ilkokul ve ortaokul zorunlu hale getirilmiş. Eskiden beş yıl olan ilkokul daha sonra dört yıl olarak yenilenmiştir. 5,5 yaşından sonra ilkokul hayatı başlayabilmekte, anaokulu ile çocuklar okula ısındırılmaktadır.

    Öğrencilerin kendi alanlarında yeteneklerine göre gelişebileceği okulların kurulması da umarım yakın gelecekte mümkün olur. Çünkü  birçok çocuk kendi yeteneklerini geliştirmek yerine aynı eğitim sistemine tabi tutulmakta ve buda gelişimini geciktirmektedir.

    Yazı kaynağı : www.forumsayfacevaplari.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    AFRA 11 Gün önce
    -2

    ÇOK İŞİME YARADI TŞK

    -1
    BÜŞRA 11 Gün önce

    BENİMDE

    l 12 Gün önce
    -1

    tşk

    amed21 16 Gün önce
    0

    ilk yazı kaynağı çok işimi gördü teşekkürler

    T mbj 16 Gün önce
    1

    tşkk

    bilmemu44u6oı3hıohb ömzz 17 Gün önce
    0

    malllllllarrrrr

    hira 17 Gün önce
    0

    hiç bir bok olmamıştır hepsi pandemi süreci yüzünden okullar kapandı başka yok

    comolokko 19 Gün önce
    0

    eyw çok işime yaradı

    mahut 19 Gün önce
    0

    nıce

    v 20 Gün önce
    -1

    good

    Yorum yap