Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    ülkemize türkiye ismini tarihte ilk veren millet hangisidir

    1 ziyaretçi

    ülkemize türkiye ismini tarihte ilk veren millet hangisidir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Türkiye adını kim verdi?

    Türkiye adını kim verdi?

    Türkiye adının nereden geldiğini biliyor musunuz? Ya bir çok şehrin isim kökenini... Newsweek Türkiye'nin son sayısında yer alan Mehmet Ali Kılıçbay'ın "Adımı Anmayacaksın" başlıklı yazısında Türkiye'deki yer adlarının kökeni işleniyor.

    TÜRKİYE ADINI İTALYANLAR VERDİ

    Tarihi on bin yıl öncesine uzanan Türkiye topraklarında hemen hemen her yer adının kökeni çok çok eskilere, Hitit, Urartu, Luwi uygarlıklarına kadar uzanıyor. "Türkiye" adı bile İtalyanların 12. yüzyılda verdiği "Turchia" adından geliyor.

    Osmanlı, Türkiye adını hiçbir zaman kullanmamış; ya Memalik-i Osmani (Osmanlı'nın Mülkü) ya da Rum ülkesi (kendine de Rum sultanı) demiştir. En şaşırtıcı olan şey ise, Anadolu topraklarındaki son büyük uygarlık olan Osmanlıların fethettikleri topraklardaki hemen hemen hiçbir yer adını değiştirmemeleri...

    ANKARA
    Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentinin adı bir Kelt kabilesi olan Galatların dilindeki Ancyra'dan gelir.

    İSTANBUL
    Türkiye'nin en büyük ve en gözde şehri İstanbul'un ismi de Rumca kökenlidir. İstanbul ismi Rumca Eis tin polis'ten (işte şehir, İstanbul) türemiştir.

    İZMİR
    Türkiye'nin üçüncü en büyük kentinin adı Luvice Zmirna'dan türeyen Yunanca Smirna, Smirni, Zmirni adlarından gelir. Cumhuriyetin ilk yıllarında bile İzmir'e, Yunanca telaffuzuyla Zmirni denmekteydi.

    ANADOLU:
    Anadolu isminin eski hali ANATOLİA... Bu isim eski Yunanca'dan geliyor...

    KAYSERİ
    Cumhurbaşkanımızın Abdullah Gül'ün memleketi Kayseri'nin adı da Türkçe değildir. Kayseri, Yunanca Kaisareia'dan geliyor...

    RİZE
    Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi Rize'nin ismi de Yunanca Rhizios'tan
    türetilmiştirdi.

    ANTALYA
    Türkiye'nin gözde tatil mekanı ve elbette CHP lideri Baykal'ın memleketi Antalya'da ismini Yunanca'dan almıştır. Antalya, Yunanca Attalia'dan gelmektedir.

    OSMANİYE
    MHP lideri Devlet Bahçeli'nin memleketi Osmaniye'nin adı ise farklı bir kaynaktan, Arapça Otman'dan gelmektedir.

    MARAŞ
    Türkiye'deki bütün yer adlarının neredeyse tamamı Türkçe dışındaki dillere aittir. Maraş'ın eski adı Markasi'dir... Hititlerden kalma bir isim taşımaktadır.

    MALATYA
    Malatya'da ismini Hititlerden almıştırdı. "Maldiye" ismi zamanla Malatya'ya dönüşmüştür.

    ADANA
    Adana'nın eski adı ise Atana'dır. Adana'nın adı da yine Hititlerden yadigar kalmıştır.

    VAN
    Van'ın adı Urartuca'dır... Eski ismi "Vaini"dir...

    ARTVİN
    Bir Kafkas dilinden gelmektedir. Eski ismi Artvan'dır...

    ARDAHAN
    Ardahan'ın isim babası ise Gürcülerdir... Ardahan adı, Gürcüce Ardana'dan gelmektedir.

    BAYBURT
    Bayburt bir Ermeni ismidir... Ermenice Payberd'den gelmektedir.

    KONYA
    Dindarlığı ile bilinen Konya'nın adı da ironik bir geçmişe sahiptir. Konya ismi "İkonion"dan gelmiştir (Hıristiyan tasviri, ikona)

    ERZURUM
    Erzurum'un adı da enterasandır... Arz-ı Rum kelimesinden gelmektedir...

    BİTLİS
    Buranın ismi de Türkçe kökenli değildir. Bitlis, İskender'in generali Badlis'ten adını almış.

    "BODRUM" DA TÜRKÇE DEĞİL
    Niğde Nahida'dan, Balıkesir Paleokastro'dan, Aksaray Garsama'dan, Çankırı Gangra'dan, Bartın Barthenios'tan, Gaziantep Hititçe Hantap'tan, Urfa Süryanice Urbai'den, Bilecik Belo Kene'den gelir... Ve meşhur tatil mekanı Bodrum ile ilgili de bir not düşelim... Herkesin eski adının Halikarnassos olduğunu bildiği ve şimdiki adının Türkçe olduğundan emin olduğu Bodrum bile Türkçe değildir. 15. yüzyılda Malta Şövalyeleri tarafından inşa ettirilen Petronium (İsa'nın havarisi aziz Petrus adına) kalesinden gelmektedir. 

    Yazı kaynağı : www.patronlardunyasi.com

    Tarihte “Türkiye” Adını Kullanan İlk Devlet – MGM Strateji

    Tarihte “Türkiye” Adını Kullanan İlk Devlet – MGM Strateji

    Anadolu’nun doğu ve orta kesimlerinin, daha Selçuklular devrinde, Batılı seyyahlar tarafından yazılan seyahatnamelerde ve Avrupa’da o dönemlerde çizilen haritalarda Türkiye veya Türkomania olarak belirtildiğini biraz tarih merakı olan çoğu insan duymuş veya okumuştur.

    Ancak bu kayıtlarda Türkiye adı coğrafi bir tanım olarak kullanılmıştır. Yani bu tabir sadece, bu bölgelerde Türklerin yaşadığını ve çoğunlukta olduklarını göstermektedir. Bahse konu bölgede kurulmuş olan devletlerin isimleri genellikle devleti kuran hanedan veya soyun adıyla anılmıştır. Devleti veya devletleri kuranlar ve halk Türk olmakla birlikte bunların adı Türkiye değildir.

    Bu sebeple çoğu insan Türkiye ismiyle kurulan ilk devletin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu zanneder. Hâlbuki bu doğru değildir. Çok eski bir dönemde kurulan bir devletin adı Türkiye Devleti olarak konulmuş ve bu devletin iç ve dış yazışmalarında da bu isim kullanılmıştır. Üstelik bu devlet pek de tahmin edilemeyecek bir yerde kurulmuştur.

    Bu devlet, tarih derslerinde Kölemenler veya Memlükler diye öğrendiğimiz ve Yavuz Sultan Selim tarafından yıkılan Mısır merkezli devlettir. Bu devlet, öyle kısa süre yaşayıp yok olmuş bir devlet değildir. 250 yıl kadar yaşamıştır. Sınırları, bu günkü Mısır’dan, Arabistan’a,  Suriye’ye ve Anadolu’ya kadar oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Bu devlet tarihçiler tarafından iki farklı döneme ayrılarak incelenmektedir. Çünkü devleti kuranlar bir süre sonra iktidarı kaybetmişler ve yeni bir grup iktidarı ele geçirmiştir.

    Selahaddin Eyyubi’nin kurduğu Eyyubiler Devletinden sonra Mısır, Suriye, Cezire ve Arabistan’ın bir kısmına hâkim olan Birinci Memlük Devleti, 1250 yılında Eyyübi hükümdarı Melik Salih Necmeddin’in temin ettiği Türk esir ve kölelerden bir grup tarafından kurulmuştur. Bu askerlere, Kahire yakınlarında, Nil Nehri içinde bulunan Ravza Adası’ndaki kışlada eğitildikleri için Memalik-i Bahriye denilmektedir. Devletin kurucusu bu askerlerden biri olan Aybek’tir. Bu askerlerin iktidarı 1382 senesine kadar devam etmiştir.

    İkinci Memlük Devleti ise, Birinci Memlük Devleti hükümdarlarının köle askerleri tarafından kurulmuştur. Bu askerler, Kahire’de Kal’atulcebel denilen kalede eğitim görmüş olduklarından bunlara Memalik-i Burciye denilmektedir. Bu devlet 1517 senesine kadar yaşamıştır.

    İki farklı iktidar olmasına rağmen, Devlet-i Türkiye, yani Türkiye Devleti ismi, iki dönemde de devletin resmi adı olarak kullanılmıştır. Devleti kuran birinci dönem memluklerin tamamına yakını Türk olmakla birlikte, ikinci dönem Memlüklüleri Çerkez, Laz ve Türklerden oluşmaktadır. Fakat buna rağmen, ikinci dönemde de Türkiye ismi resmi devlet adı olarak kullanılmaya devam edilmiştir.

    Görüldüğü gibi Devlet-i Türkiye de Türkiye Cumhuriyeti gibi asker kökenli kişiler tarafından kurulmuş bir devlettir. Daha da ilginç olanı Devlet-i Türkiye’de de devlet yönetimi, babadan oğula geçen bir hanedanlık haline gelmemiştir.

    Bir hükümdar öldüğü zaman devleti yönetecek olan yeni hükümdar daima ileri gelenler ve askerler tarafından seçilmiştir. Yani kısmen de olsa seçimli bir sistem vardır. Buna demokrasi demek mümkün olmasa da bu yönetim bir mutlak monarşi değildir. Seçimli monarşidir.

    Bazı hükümdarlar ölmeden önce bir oğlunu veliaht olarak belirleyip ileri gelen kişilerden kendisi öldüğü zaman bu oğlunu başa geçireceklerine dair söz almış olsalar da, hükümdar öldüğünde oğulları iktidara gelememiş veya gelenlerin hükümdarlıkları fazla uzun sürmemiştir. Çünkü bu şekilde babasının vasiyetiyle iktidara gelen kişiler, bir süre sonra askerler ve ileri gelen kişiler tarafından iktidardan düşürülmüş ve onun yerine askerler arasından seçilen bir kişi hükümdar yapılmıştır.

    Bu devlet 1517 senesinde Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sonucunda yıkılmış ve toprakları Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Talihin bir cilvesi olarak, tarihte kurulmuş olan ilk İlk Türkiye Devleti’ni yıkan Osmanlı İmparatorluğu da, askerler tarafından örgütlenen bir Milli Mücadele’nin ardından tarihin tozlu sayfaları arasına gömülmüş ve bu askerler yeni kurdukları devlete Türkiye ismini vermişlerdir.[1]

    [1] Memlükler hakkında geniş bilgi için bkz. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devlet Teşkilatına Medhal, TTK Basımevi, Ankara, 1988, s. 293-443.

    Yazı kaynağı : www.mgmstrateji.com

    'Türkiye' adı nasıl ortaya çıktı

    'Türkiye' adı nasıl ortaya çıktı

    SAMSUN


    OMÜ Tarih Topluluğu tarafından düzenlenen, “Türkiye Adının Ortaya Çıkışı” isimli konferans, Eğitim Fakültesi B Blok Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu’nun konuşmacı olarak davet edildiği konferansta öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci hazır bulundu. Açılış konuşmasını yapan Tarih Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, “Tarih bizim için son nefesimize kadar vazgeçemeyeceğimiz bir bilim dalıdır. Bu etkinliklere katkı sağladığım için çok mutluyum. Tarih aslında tarihçilerin dışında kimsenin konuşmaması gereken önemli bir alandır” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasında yer isimleri ve kültür arasındaki ilişkiye dikkat çeken Tellioğlu, “Türkiye isminin ortaya çıkışı günlük siyasi çekişmelere alet edilen bir kavram. Bunların ötesine çıkarak, bunları tarihi açıdan nasıl değerlendirmemiz gerektiği konusu üzerinde durmak istiyorum. Öncelikle belirli teorilerden giriş yapmak istiyorum. Yer isimleri kesinlikle tesadüfen ortaya çıkmış şeyler değildir. Mutlaka oraya yerleşmiş toplulukla, kültürle ilgili bir aidiyet bağlantısı vardır. Bir topluluk yaşadığı yere isim verirken yer ile kendisi arasında bir bağlantı kurar. Bu bazen bir ülkenin fethettiği yere isim vermesi gibi şekillerde tezahür edebilir. Coğrafyalardaki hakim unsurun uzaklaşmasıyla beraber de yer isimlerinin değiştiğini görmekteyiz” diye konuştu.

    Türkiye isminin ortaya çıkışının sosyal, siyasal ve kültürel arka planına değinen Tellioğlu, “İçinde bulunduğumuz coğrafyanın Türkiye ismi ile adlandırılmasını ilk olarak 2. Haçlı Seferi’nde görmekteyiz. Haçlılar bu sefer sırasında Anadolu’yu o kadar değişmiş buluyorlar ki, ‘Türklerin diyarı’ anlamına gelen, ‘Türkiye’ ismi ile adlandırıyorlar. Bu adlandırma da o dönemde dünyayı en iyi tanıyanlar tarafından verilmiştir. Bu coğrafyaya tamamen hakim olan tek millet Türk Milleti olabilmiştir. Bu durumun altında ise, içindeki tüm kültürlerin rahat bir şekilde yaşayabilmelerine izin verilmesi yatmaktadır. Türkiye ismi uğruna çok büyük fedakarlıklar yapılmıştır. En yakın olanı; Çanakkale’dir. Çanakkale, Türkiye isminin tarihten silinmesi adına yapılanlara bir karşı duruştur. Türkiye ismi bu ülkenin en önemli ortak değerlerinin başında gelir. Türkiye adının ilelebet yaşaması bu milletin en önemli emellerinden biridir. Türkiye adını tartışmak, bu ülkenin genetik kodlarıyla uğraşmak demektir. Türkiye ismi bu açıdan günlük siyasi tartışmaların konusu yapılamayacak kadar önemlidir” şeklinde konuştu.

    Konferansın sonunda, Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu’na, Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan tarafından plaket verildi.

    Yazı kaynağı : www.iha.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap