Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    üç aylar ve regaib kandili sunum vaaz

    1 ziyaretçi

    üç aylar ve regaib kandili sunum vaaz bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Regaib Kandili Sunum Vaazı & Salim SELVİ

    Regaib Kandili Sunum Vaazı & Salim SELVİ

     İNDİR

    REĞAİB KANDİLİ NEDİR?

    Reğaib’in Anlamı

    "re-ğa-be", kelime olarak, elde edilmesi arzu edilen değerler, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, talep edilen şey demektir. Müennesi, "reğîbe"dir. "Reğîbe"nin çoğulu da "reğâib" dir.

    Kandil Gecesi Denilmesinin Sebebi

    Tarihimizde Osmanlı padişahı II. Selim döneminde (1566-1574) camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığı için bu gecelere kandil geceleri denilmiştir.[1]

    Vakti

    Hicrî takvime göre, yedinci ay olan Recep ayının, Müslümanlar arasında kutsal kabul edilen ilk cuma gecesi Reğaib Kandilidir.

    Üç Aylar Duası

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Recep ayı girdiği zaman :

    اللَّهُمَّ بَارِکْ لَنَا فِی رَجَبٍ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

    "Allah’ım Recep ve Şaban'ı bize mübarek eyle ve bizi Ramazan ayını bize mübarek eyle (Ramazan'a kavuştur) " diye dua etmişlerdir.[2]

    Receb Ayında Oruç Tutmak

    İbn Abbas şöyle demişti:

    «أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّی اللهُ عَلَیْهِ وَسَلَّمَ کَانَ یَصُومُ حَتَّی نَقُولَ لَا یُفْطِرُ، وَیُفْطِرُ حَتَّی نَقُولَ لَا یَصُومُ»

    “Rasulullah (s.a.v) Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz; galiba hiç yemeyecek (ayın her gününde oruç tutacak) derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi (ki biz galiba hiç oruç) tutmayacak derdik.[3]

    Reğaib Gecesinin Fazileti

    Rasulullah buyurdu ki:

    خَمْسُ لَیَالٍ لَا یُرَدُّ فِیهِنَّ الدُّعَاءُ: لَیْلَةُ الْجُمُعَةِ، وَأَوَّلُ لَیْلَةٍ مِنْ رَجَبَ، وَلَیْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ، وَلَیْلَةُ الْعِید وَلَیْلَةُ النَّحْرِ

     "Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Recebin ilk (Cuma) gecesi, Şabanın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir.[4]

    Reğaib Namazı Var Mıdır?

    Sünnette böyle bir namaz yoktur. Reğaib namazıyla ilgili rivayet de hicri 5/miladi 12.asra dayanmaktadır.[5]

    Regaib kandili ile ilgili aşağıdaki yazılara ana sayfadan ulaşa bilirsiniz.

    1- REGAİP KANDİLİ

    2- ÜÇ AYLARI DEĞERLENDİRME YOLLARI & Vehbi Akşit

    3- ÜÇ AYLAR VE ÖNEMİ - Vehbi AKŞİT

    4- GÜNAHLARDAN ARINMA MEVSİMİ: ÜÇ AYLAR…

    5- REGAİB'İMİZ MÜBAREK OLSUN

    6- ÜÇ AYLARIN GÖLGESİNDE

    7- ÜÇ AYLARA GİRERKEN

    8- ÜÇ AYLAR VE REGAİB & MEHMET KANTARCI

    9- REGAİB GECESİ

    Yazı kaynağı : www.sunumvaaz.com

    GÜNAHLARDAN ARINMA MEVSİMİ: ÜÇ AYLAR…

    GÜNAHLARDAN ARINMA MEVSİMİ: ÜÇ AYLAR…

    GÜNAHLARDAN ARINMA MEVSİMİ: ÜÇ AYLAR…

    Üç Aylara –Recep, Şaban, Ramazan- Girerken

    Recep

    Şaban

    Ramazan

    Bu Ayları ve Geceleri Fırsat Bilmek

    Tövbe

    Nefis Muhasebesi

    Ramazana Hazırlık

    یَا أَیُّهَا الَّذینَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبیرٌ بمَا تَعْمَلُونَ

    Ey iman edenler! Allah'tan korkun, herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah, işlediklerinizden haberdardır. (Haşr, 59/18)

    Üç Aylara –Recep, Şaban, Ramazan- Girerken

    Dinî hayatımızda "Üç Aylar'' olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarının feyizli ve bereketli maneviyat mevsimine bir defa daha girmek üzereyiz.

    22 Mayıs Salı günü Üç Ayların ilki olan Recep Ayının birinci günü, bu ayın ilk Cuma gecesi olan 24 Mayıs Perşembe akşamı da "Regaip Kandili'' dir.

    Üç aylar, kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu mübarek aylardan birincisi Recep'in manevî değerine, Kur'an-ı Kerim’de ve Sevgili Peygamberimizin hadis-i şeriflerinde işaret buyrulmuştur. Kur'an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır.

    إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِندَ اللّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِی کِتَاب اللّهِ یَوْمَ خَلَقَ السَّمَاوَات وَالأَرْضَ مِنْهَا أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ذَلِکَ الدِّینُ الْقَیِّمُ فَلاَ تَظْلِمُواْ فِیهِنَّ أَنفُسَکُمْ

    “Allah’ın gökleri ve yeri yönettiği günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. Bu, dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin...” (Tövbe, 36) Bu ayet-i kerimede işaret edilen haram ayların Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu Hz. Peygamber şu hadisleriyle açıklamışlardır:

    عَنْ أَبی بَکْرَةَ عَنِ النَّبیِّ - صلی الله علیه وسلم - قَالَ « إِنَّ الزَّمَانَ قَد اسْتَدَارَ کَهَیْئَتِهِ یَوْمَ خَلَقَ اللَّهُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ ، السَّنَةُ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا مِنْهَا ، أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ، ثَلاَثٌ مُتَوَالِیَاتٌ ، ذُو الْقَعْدَةِ وَذُو الْحِجَّةِ وَالْمُحَرَّمُ وَرَجَبُ مُضَرَ الَّذی بَیْنَ جُمَادَی وَشَعْبَانَ » .

    “Muhakkak zaman Allah'ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Bunlardan üçü peşpeşedir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, bir de Cemaziyel-ahir ile Şaban ayları arasında olan Mudar Kabilesinin ayı Recep'tir”(Buhârî, Tefsir, Sûre-i Tevbe, 8, 9, Bed'ûl-Halk, 2, Meğazi, 77, Edâhî, 5, Tevhid, 24; Müslim, Kasâme, 29)

    Haram aylarda savaşmak Araplar arasında yasak kabul edilmişti, hatta bu uygulama İslâm'ın başlangıcında da yürürlükteydi. Buna sebep, Mekkelilerin bu aylarda geçimlerini temin etmeleri, Kâbe ziyaretçilerinin emniyetinin sağlanması idi.

    Ayrıca Peygamberimiz üç aylar hakkında şöyle buyururlar:

    “Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır”(Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, c. l, s. 423, Hadis No:1358) Bu ayların başlangıcında Hz. Peygamber’in şöyle dua ettiği de rivayetler arasında yer almaktadır.

    عَنْ أَنَس بْنِ مَالِکٍ قَالَ کَانَ النَّبیُّ صلی الله علیه وسلم إِذَا دَخَلَ رَجَبٌ قَالَ  اللَّهُمَّ بَارِکْ لَنَا فِی رَجَبٍ وَشَعْبَانَ وَبَارِکْ لَنَا فِی رَمَضَانَ

     “Ey Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a kavuştur.”(Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. l, s. 259)

    Recep Ayı

    Recep Ayı, gerek İslam’dan önce gerekse İslam’dan sonra mukaddes bilinen bir aydır. İslam dini gelmeden önce, bu ay girer girmez, Arap kabileleri arasında harp etmek, baskın ve çapulculuk yapmak yasaklanır, herkes kendisini bu ayda güven içinde hissederdi. İslam geldikten sonra da, bu aya olan hürmet devam ettirildi. Bu ay Regaib ve Mirac gibi mübarek geceler ve ilâhî tecellilerle şereflendirildi. Ülkemizde de yukarıdaki beyanlar ışığında, asırlardır bir “Üç Aylar” geleneği oluşmuş; “Ramazana hazırlık” Recep ayının gelmesiyle başlar hale gelmiştir. Bu mübarek aylar içerisinde öyle feyizli ve bereketli geceler vardır ki, Yüce Allah’ın rahmet ve mağfireti, bu gecelerde mü’minler üzerine yağmur gibi yağar.

    Receb ay'ı, içinde iki kandil gecesi bulunmasıısından da faziletli bir aydır. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaib kandilidir.

    Regaib Kandili, Allah Teâlâ’nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok sevap verdiği bir rağbet gecesidir.

    Regaib gecesi duaların kabul edileceği ve isteyen kullarına Cenâb-ı Hakk’ın ihsan ve ikramını bol bol vereceği bir gecedir.

    İslâm âlimleri, Hz. Peygamber (s.a.s)'in bu gecede Yüce Allah'ın manevi ikramlarına eriştiğini, bu sebeple şükür ve hacet için namaz kıldığını bildirmektedirler. Bu gece hakkında halk arasında bilinen şekliyle, Regaib gecesi Hz. Peygamber (s.a.s)'in anne rahmine düştüğü gecedir, tarzındaki ifade yanlış bir iddiadan ibarettir. (Mefail Hızlı, ŞİA, “Recep” md.)

    Recep ayı içerisinde bulunan bir başka mübarek gece de Mirac gecesidir. Mirac gecesi, Allah Teâlâ’nın, sevgili kulu ve rasûlü Hz. Muhammed (s.a.s.)’i ; Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’teki Mescid-i Aksa'ya götürdüğü (Bkz. İsra, 1) ve oradan da göklerin derinliklerine yükselttiği gecedir. Mirac gecesi, Yüce Allah’ın, Peygamberimiz’e büyük hakikatlerin ilâhî sırlarını gösterdiği , vasıtaları kaldırarak ilâhî vahye muhatap kıldığı, kendi ayatını ve kainatın sırlarını seyrettirdiği, müminlere beş vakit namazın farz kılındığı ve biz Müslümanlar için de ilâhî lütuflarla dolu olan feyizli bir gecedir.

    Regaib Kandili, Recep ayının 27. gecesindeki Mirac ve Şaban ayının 15. gecesindeki Berat kandillerini, Ramazan ayını, Kadir Gecesini, Ramazan ve Kurban Bayramlarını müjdeleyen mübarek bir gecedir.

    Şaban Ayı

    Üç ayların ikincisi olan Şaban ayı ve onun 15. gecesindeki Berat Kandili de Mü’minlerce kutsal sayılmış , bu gecenin , diğer gecelerden farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibadet edilmesi adet halini almıştır.

    Bu gece hakkında Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.

    فَقَالَ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَی یَنْزلُ لَیْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ إِلَی السَّمَاءِ الدُّنْیَا فَیَغْفِرُ لِأَکْثَرَ مِنْ عَدَد شَعَرِ غَنَمِ کَلْبٍ

    “Allah Teâlâ, Şaban’ın 15. gecesi, -rahmetiyle- dünya semasında tecelli eder ve Kelb Kabilesi koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar.” (Tirmizi, Savm, 39; İbn-i Mâce, İkâme, 191, (1379)

     عَنْ عَلِیِّ بْنِ أَبی طَالِبٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّی اللَّهُ عَلَیْهِ وَسَلَّمَ إِذَا کَانَتْ لَیْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَیْلَهَا وَصُومُوا نَهَارَهَا فَإِنَّ اللَّهَ یَنْزلُ فِیهَا لِغُرُوب الشَّمْس إِلَی سَمَاءِ الدُّنْیَا فَیَقُولُ أَلَا مِنْ مُسْتَغْفِرٍ لِی فَأَغْفِرَ لَهُ أَلَا مُسْتَرْزقٌ فَأَرْزُقَهُ أَلَا مُبْتَلًی فَأُعَافِیَهُ أَلَا کَذَا أَلَا کَذَا حَتَّی یَطْلُعَ الْفَجْرُ

    “Şaban ayının ortasında (Berat gecesinde) gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz, Allah o gece, güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, yok mu benden af isteyen, onu affedeyim; yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim; yok mu bir musibete uğrayan, ona afiyet vereyim; yok mu şöyle, yok mu böyle!, der” (İbn-i Mâce, İkâme, 191, (1378)

    عَنْ أَبی مُوسَی الْأَشْعَرِیِّ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّی اللَّهُ عَلَیْهِ وَسَلَّمَ قَالَ إِنَّ اللَّهَ لَیَطَّلِعُ فِی لَیْلَةِ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَیَغْفِرُ لِجَمِیعِ خَلْقِهِ إِلَّا لِمُشْرِکٍ أَوْ مُشَاحِنٍ

    "Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asî olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar (Mâce, İkâme, 191, (1380)

    Hz. Peygamber (s.a.s) Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s)'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der: "Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarih, VI, 295).

    حَدَّثَنِی أُسَامَةُ بْنُ زَیْدٍ قَالَ قُلْتُ یَا رَسُولَ اللَّهِ لَمْ أَرَکَ تَصُومُ شَهْرًا مِنَ الشُّهُورِ مَا تَصُومُ مِنْ شَعْبَانَ . قَالَ « ذَلِکَ شَهْرٌ یَغْفُلُ النَّاسُ عَنْهُ بَیْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِیهِ الأَعْمَالُ إِلَی رَبِّ الْعَالَمِینَ فَأُحِبُّ أَنْ یُرْفَعَ عَمَلِی وَأَنَا صَائِمٌ.

    Üsame b. Zeyd (r.a) dedi ki: Ya Rasulallah  dedim;

    -          Şaban ayında tuttuğunuz kadar başka aylarda oruç tuttuğunu görmedim.

    -          Bu Ramazan ve recep ayı arasında olan ve insanların gaflet ettikleri bir aydır.Ameller o ayda Alemlerin Rabbine yükseltilir. Ben de oruçlu olduğum halde amellerimin yükseltilmesini severim. (Nesai, Sıyam, 2369)

    Bir kısım alimlerin, kıblenin Kudüs'teki Mescid-i Aksa’dan , Mekke’deki Kabe istikametine çevrilmesinin  (Bakara, 144), Hicret’in ikinci yılında Berat Gecesi’nde vukû bulduğunu kabul etmeleri de bu geceye ayrı bir önem kazandırmıştır.

    Bu rivayetlerle, Hz. Peygamber'in Şaban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine ayrı bir önem vererek, onu ihya ettiğine dair diğer rivayetleri göz önüne alan İslam alimleri, bu geceyi ibadetle geçirmenin sevaba vesile olacağını söylemişlerdir. (T.D.V. İslâm Ansiklopedisi, “Berat Gecesi” Maddesi, c. 5, s. 475-476)

    Ramazan Ayı

    Üç Ayların sonuncusu olan Ramazan ayı ve onda bulunan Kadir Gecesi’nin ise dinî hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ramazan ayı faziletlerle dolu bir aydır. Ramazan ayı, hayır ayı, yoksullara ve düşkünlere yardım ayı ve bütün anlamıyla Kur’an ayıdır. Ramazan’ın diriltici özelliği, bütün insanlığı huzura ve mutluluğa kavuşturmak için yeryüzüne gönderilen Kur’an-ı Kerim’in bu ayda inmeye başlamasından (Bakara, 185), bin aydan yani seksen küsur yıllık bir ömürden daha hayırlı olan Kadir Gecesi'nin (Kadir, 3) bu ay içerisinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, İslam’ın beş esasından biri olan Oruç, bu aya tahsis edilmiştir.(Bakara, 185) Ramazan ayının, günahkar kullar için, yeniden kendine gelme, canlanıp ayağa kalkma ve şeytanın vurduğu prangayı koparma fırsatı verdiğini de Hz. Peygamber şöyle belirtir:

    قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلی الله علیه وسلم  إِذَا دَخَلَ شَهْرُ رَمَضَانَ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ السَّمَاءِ ، وَغُلِّقَتْ أَبْوَابُ جَهَنَّمَ ، وَسُلْسلَتِ الشَّیَاطِینُ

    "Ramazan ayı gelince, cennet kapıları ardına kadar açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.”(Buhârî, Savm, 5; Müslim, Sıyam, 1-2)

    Böylece Ramazan ayı, diğer aylar içerisinde bir başka aydır, sanki yeni bir hayatın başlangıcıdır. Hayatımızın kazandığı ve kazanacağı yeni boyutların filizleneceği önemli bir devredir. İnsanî ve sosyal ilişkilerimizin daha güzel hüviyet kazanacağı bir zaman dilimidir. Ramazan ayının, özellikle Müslüman Türk toplumunun dinî hayatında müstesna bir yeri vardır. Türkler, Ramazan’ı yılda bir defa gelen önemli bir misafir olarak kabul eder ve hazırlıklarını buna göre yaparlar.

    Her yıl Ramazan ayı yaklaşırken neşe, hareket ve bir canlılık görülür. Toplum geleneğimizin canlı ve dipdiri bir tezahürü olarak Ramazan; yıllık takvimimiz içinde hatırı sayılır bir ağırlığa sahiptir.

    Ramazan; aylar içinde sultanlıkla taltif edilen bir payenin sahibi olarak, kandillerle karşılanıp, bayramlarla uğurlanır. İftar, sahur ve teravih gibi ibadet neşesinin ötesinde manalar taşıyan merasimleriyle de sultan olmanın ayrıcalıklarını yaşar. Daha kendisi gelmeden önce, kandilleri gönderip; sonra kendileri teşrif eden sultan ay Ramazan, sosyal iklimde meydana getirdiği değişiklik ve yumuşamayla da istisnai bir imtiyaza sahiptir.

    Ramazan ay'ına "on bir ayın sultanı" denilmiştir. Bu ayın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    1- Kur'an-ı Kerim'de ismi açık olarak geçen tek ay Ramazan ayıdır.

    2- Kur'an-ı Kerim bu ay içerisinde indirilmiştir. Yüce Rabbimiz; Ramazan ay'ı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda indirildi" (Bakara, 2/185) buyurmuştur.

    3- Kur'an-ı Kerim'de, "bin aydan daha hayırlı" olduğu belirtilen Kadir gecesi bu ay içerisindedir.

    4- Dinimizin beş temelinden biri olan oruç ibadeti bu ayda üzerimize farz kılınmıştır. Kur'an-ı Kerim'de; "Sizden kim bu aya yetirirse oruç tutsun” (Bakara, 2/185) buyurulur.

    5- Fıtır sadakası vermek bu aya mahsus bir ibadettir

    6- Teravih namazı da bu ay'a mahsus ibadetlerimizdendir. Ebû Hüreyre (r.a)'dan şöyle rivayet edilmiştir:

    "Resulullah (s.a.s)'in Ramazan hakkında şöyle buyurduğunu işittim: Kim inanarak ve sevabını umarak Ramazanı değerlendirirse -teravih kılarsa- geçmiş günahları bağışlanır" (Buhârî, Teravih,I).

    7- İtikafa girmek: Ramazan ay'ının son on gününde itikafa girmek sünnettir. Hz. Peygamber (s.a.s) Ramazan'ın son on gününde daha çok ibadet ve taatta bulunurdu. Hz. Âişe validemizden şöyle rivayet edilmiştir:

    "Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının son on günü girince elini eteğini toplar, geceyi ihya eder ve ev halkını uyandırırdı" (Buhari, Kadr, V). Yine Hz. Âişe (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (s.a.s) Ramazan'ın son on gününde vefatına kadar itikafa girdi. İrtihalinden sonra da zevceleri itikafa devam ettiler" (Buhari, İtikaf I).

    8- Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i okumak, hayır ve hasenatta bulunmak: İbn Abbas (r.a.) dan şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.s) insanların en cömerdi idi. Onun bu cömertliği Ramazan ay'ı girip de kendisiyle Cebrail (a.s.) karşılaştığı zaman daha da artardı. Cebrail (a.s.) Ramazan ay'ı çıkıncaya kadar her gece Resulullah (s.a.s) ile buluşup, Resulullah (s.a.s) Kur'an'ı arzeder (okur) du. Resulullah (s.a.s) Cebrail (a.s) ile buluştuğunda insanlara rahmet getiren rüzgardan daha cömert, daha faydalı olurdu" (Buhari, Savm, 7). (Durak Pusmaz, ŞİA, “Ramazan” md.)

    Bu Ayları ve Geceleri Fırsat Bilmek

    Üç Aylar diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan ayları Yüce Allah’ın ruhumuza ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman dilimidir. Yapılan dileklerin dalga dalga Allah’a ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yok ettiği kandiller geçididir.

    Tövbe

    Özellikle bu ay ve gecelerde geçmişteki hata ve günahlarımızdan pişman bir şekilde “Af ve Merhamet” sahibi Rabbimize gönülden yalvararak “tövbe ve istiğfar”da bulunmalıyız.

    Melekî olduğu kadar, şeytanî özelliklere de sahip, günah işlemeye müsait olan insanın, günahlarından temizlenmesi için Üç Aylar bir fırsattır. Kısaca Üç Aylar, günahlardan arınma, sevaplarla bezenme mevsimidir. Ramazandan önce oruçla buluşanlar, Cuma Namazına koşanlar, namaza başlayanlar, ibadetlerini çoğaltanlar, tevbe ile Allah’a yaklaşanlar... gibi manevî kazanç elde edenlerin çokça görüldüğü anlardır üç aylar.

    İnsanoğlu, yaşadığı günlerde farklılıklar olmazsa belli alışkanlıklarıyla hayatını sürdürür. Fakat alışkanlıklarının dışında ve farklı durumlarla karşılaşırlarsa kendine bir çeki düzen verir. İşte idrak edeceğimiz üç aylar ve bu aylar içerisinde bulunan mübarek geceler, mü’minin hayatındaki mutad gün ve geceler arasında, fazlasıyla sevap kazanacağı kıymetli zaman dilimidir.

    Unutulmamalıdır ki, insan bu dünyada nasıl yaşamışsa, kıyamet gününde Allah’ın huzuruna, dünyada işledikleriyle birlikte varacaktır. Götürdükleri iyi ise sevinip mutlu olacak; kötü ise pişmanlık duyarak mahcub olacaktır. Ancak bu mahcubiyetin orada faydası da olmayacaktır. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

    یَا أَیُّهَا الَّذینَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبیرٌ بمَا تَعْمَلُونَ

    "Ey iman edenler! Allah'tan korkun, herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın; Allah'tan sakının, çünkü Allah, işlediklerinizden haberdardır.''(Haşr, 18)

    Önümüzdeki üç ay içerisinde gündelik hayatın tek düzeliğinden ve sıradanlığından bizleri alıp, kendi hususi atmosferine götüren bu güzel ve özel günleri ardarda yaşayacağız.

    Güzel ülkemizin insanları, kandil, Ramazan ve Bayram gibi bu hususi zamanları, sosyal barışın ve sükunetin bir vesilesi sayarak karşılıklı sevgi ve hoşgörüyle karşılayıp uğurlayacak, kendi inanç ve değerlerini yaşama ve yaşatmayı, bizzat yaşayarak öğreneceklerdir.

    Nefis Muhasebesi

    حَتّی اِذَا جَاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ () لَعَلّی اَعْمَلُ صَالِحًا فیمَا تَرَکْتُ کَلَّا اِنَّهَا کَلِمَةٌ هُوَ قَائِلُهَا وَمِنْ وَرَائِهِمْ بَرْزَخٌ اِلی یَوْمِ یُبْعَثُونَ

    Nihâyet onlardan birine ölüm gelince der ki: "Yarabbi! Beni geri gönder." Ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi iş (ve hareketler) yapayım. Hayır! Onun söylediği bu söz (boş) laftan ibarettir. Onların gerisinde ise, yeniden dirilecekleri güne kadar (süren) bir berzah vardır. (Mü’minun, 23/99-100)

    Pişman olmadan önce, bu aylar vesilesiyle öncelikle iman ve Salih amel yönünden durumumuzu kontrol etmeliyiz.

    Hayatımızda adeta oto kontrol sisteminin kurulmasına vesile olan mübarek Üç Aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerimizden sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmemiz; Yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi de güçlendirmemiz için son derece değerli fırsatlardır.

    İşte idrak edeceğimiz mübarek Üç Aylar, Yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, milletimize ve bütün insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hata, ihmal ve kusurlarımızdan dönmemize, gaflet uykusundan uyanmamıza vesile olmalıdır.             Aramızdaki çekişmeleri, tefrika ve ihtilafları, şahsî menfaat hesaplarını, basit düşünce farklılıklarını bertaraf etmeli; her zamandan daha çok muhtaç olduğumuz ve Yüce Dinimizin bizden ısrarla istediği , barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, insanî ve ahlakî meziyetlerin yeniden yeşermesini sağlamalıdır. (Şükrü Özbuğday Diyanet Aylık Dergi (Sayı:129)

    Ramazana Hazırlık

    Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır.

    Bolca duayla, tövbe ve istiğfarla, oruçla, namazla, Kur’an okumayla, sadakayla kısacası ibadetlerle Oruç ve  Kur’an  ayı olan Ramazan ayına ulaşırız. Böylelikle Ramazan ayını daha iyi değerlendirme fırsatını yakalamış oluruz.

    Bu nedenle özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur'ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır. (Şamil İ.Ans. “Üç Aylar” md.)

    قُلْ یَا عِبَادیَ الَّذینَ أَسْرَفُوا عَلَی أَنفُسهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ یَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِیعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِیمُ

    De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer, 39/53)

    Bütün Müslümanların Üç Aylarını ve Regaib Kandillerini tebrik eder, Cenab-ı Hak’tan hayırlara ve mutluluklara vesile olmasını dilerim.

    Not: Bu Vaaz; Şükrü Özbuğday Diyanet Aylık Dergi (Sayı:129)’dan yararlanılarak hazırlanmıştır.

    Yazı kaynağı : www.sunumvaaz.com

    islam ve Hayat,G�ncel Vaaz ve Hutbeler - Vaazlar: �� Aylar Ve Regaib Kandili

                                                         Vaaz Resimleri: w.jpg

    Hidayet ve rahmet kayna�� olan, Kur’ân-� Kerîm’in indirildi�i Ramazan ay�n�n yakla�t���n� müjdeleyen mübarek aylarla bulu�man�n saadetini ya��yoruz. Üç aylar, Müslümanlar�n geçmi�inin muhasebesini yaparak ibadetlerini yo�unla�t�raca��, günahlardan temizlenip ar�nacaklar�, aralar�nda sosyal dayan��ma ve yard�mla�man�n hazz�n� ya�ayacaklar� önemli zaman dilimleridir.

                ��te bu çok feyizli ve bereketli maneviyat mevsimlerine 29 Mart 2017 günü ömrümüzün bahar�nda, ortas�nda veya sonlar�nda bir defa daha ula�m�� bulunuyoruz.30 Mart per�embeyi cumaya ba�layan gece Regaib kandilidir

          Üç aylar kameri takvime göre Recep, �aban ve Ramazan aylar�d�r. Bu aylar Allah’�n rahmet ve bereket dalgalar�n�n sa�nak ya�murlar gibi bo�ald���, manevi huzurun kalplere doldu�u, ilahi rahmetin co�tu�u zaman dilimleridir. Üçaylar diye adland�r�lan bu aylar Allah’�n müminlere ikram etti�i faziletli, feyizli, dua, yakar�� ve dileklerin dalga, dalga Allah’a ula�t���, kirlenmi� gönüllerin pi�manl�k gözya�lar� ve tövbeleri ile günahlar�n affolundu�u zamanlar ve kandiller geçidir.

    Muhterem karde�lerim

    Üç aylar�n geli�i, yeniden derin bir tefekkürün, esasl� bir murakabenin ve kapsaml� bir nefis muhasebesinin yap�lmas� için mühim bir f�rsatt�r. Dünya menfaati, makam endi�esi, nefsanî arzular�n tesiri, mal h�rs�, moda haline gelen körü körüne taklitler ve benzeri olumsuzluklar, birçok insan� etkilemektedir. Müslüman kesimde ve dindar olarak kendini alg�layan müminler aras�nda büyük bir savrulma ya�anmaktad�r. �manla ba�da�mayan hayat tarzlar� geli�mektedir. Yine öyle bir ça�da ya��yoruz ki, insanlar�n dini hassasiyetleri azalm��, menfaat kayg�s� ve dünyevile�me h�rs� dinî de�erlerin üstüne ç�km��t�r.

    Peygamber Efendimiz,

    بَادِرُوا بِالْأَعْمَالِ فِتَنًا كَقِطَعِ اللَّيْلِ الْمُظْلِمِ يُصْبِحُ الرَّجُلُ مُؤْمِنًا وَيُمْسِي كَافِرًا أَوْ يُمْسِي مُؤْمِنًا وَيُصْبِحُ كَافِرًا يَبِيعُ دِينَهُ بِعَرَضٍ مِنْ الدُّنْيَا

    “Karanl�k gecenin (zifirî) karanl�klar�na benzeyen fitneler ortaya ç�kmadan amellerde yar���n. Çünkü o fitneler ortaya ç�kt��� vakit ki�i, mümin olarak sabahlayacak; kâfir olarak ak�amlayacak yahut mümin olarak ak�amlayacak, kâfir olarak sabahlayacak, dinini azac�k bir dünya menfaati kar��l���nda satacakt�r.”[1] buyurarak, amellerde yar��may� tavsiye etmi� ve ileride dinî hassasiyetlerin azalaca��na hatta dünya de�erleri kar��s�nda dini de�erlerin feda edilece�ine i�aret etmi�lerdir.

    Resul-i Ekrem efendimizin beyan buyurdu�u ve tarif etti�i bir zaman dilimi içerisinde bulunuldu�unun fark�nda olan Müslümanlar, üç aylar� bin ganimet olarak dü�ünmelidir. Tam bu noktada üç aylar�n da bereketi ve feyzi ile bireysel ve toplum olarak yenilenmeye, ar�nmaya ve kendimize gelmeyle ihtiyac�m�z vard�r. Bu olumsuz gidi�at�n, günahlarla ku�at�lan hayat�n, kirlenen duygu ve nazarlar�n, tereddüt içerisinde iman�n zevkine varamayan kalplerin, fesada u�rayan zihin ve dü�üncelerin üç aylar�n rahmet ikliminde ferahlanmaya, ma�firet deryas�nda temizlenmeye ve kendine gelmeye ihtiyac� vard�r.

    Birey, aile, toplum ve millet hayat�n�n düzelmesinde ve cemiyette güven, bar�� ve huzurun temininde üç aylar�n tesiri oldukça önemlidir.

    وَسَارِعُوآ اِلَى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَوَاتُ وَاْلاَرْضُ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ

     “Rabbinizin ba����na ve takva sahipleri için haz�rlanm�� olup geni�li�i gökler ve yer kadar olan cennete ko�un!”[2] ayetinde müminler ko�uya ça�r�lmaktad�r. Ba���lanman�n ve ar�nman�n en önemli, en verimli ve en anlaml� oldu�u zaman dilimi ise üç aylard�r. Üç aylar tabiri caizse, bireyin, ailenin ve toplumun kendine geldi�i, iman�n izzetinin fark edildi�i, ahlâkî güzelli�in tad�na var�ld���, fakirin, yoksulun, yetimin, öksüzün, muhtaçlar�n yüzünün güldü�ü mübarek günlerdir.

                 Üç aylar ve içinde bar�nd�rd��� mübarek geceler kutsall���n� ve de�erini Kur’an � Kerim ayetlerinden ve Peygamber(s.a.v) in hadislerinden, bu aylarda ibadetlerini yo�unla�t�rmas�ndan kaynaklanmakta ve müminlerce de de�er verilemi�tir.

          Tevbe suresi 36. ayetinde Rabbimiz �öyle buyuruyor

    اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِى كِتَابِ اللهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضَ مِنْهَا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ فَلاَ تَظْلِمُوا فِيهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِكِينَ كَافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَافَّةً وَاعْلَمُوا اَنَّ اللهَ مَعَ الْمُتَّقِينَ

    �üphesiz gökleri ve yeri yaratt��� günden beri Allah kat�nda aylar�n say�s�, Allah'�n kitab�nda on iki ayd�r. Bunlardan dördü haram olan (hürmet gereken 12. Zilhicce, 1. Muharrem, 2. Safer, 3. Rebiul'evvel) aylar�d�r. ��te do�ru hesap budur. O halde onlarda (Allah'�n koydu�u yasa�� delerek) nefislerinize zulmetmeyin. Mü�rikler sizinle nas�l toplu olarak sava��yorlarsa, siz de onlarla (öylece) toplu olarak sava��n ve bilin ki Allah (kötülükten) sak�nanlarla beraberdir.’[3]

    Haram aylar, hürmet edilmesi gereken, sava� ve kan dökülmesinin yasak oldu�u kamerî aylard�r. Bu aylar, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylar�d�r. Cahiliye devrinde Arablar, haram aylar�na sayg� gösterirler ve bu hürmetlerinden dolay� bu aylarda sava� yapmaktan sak�n�rlard�. Hatta bir adam babas�n�n veya karde�inin katiline rastlasa, ona ald�rmaz, kötü söz bile söylemezdi. Merhum Hamdi Yaz�r’�n ifade etti�i gibi, on iki ay�n hepsinde de haramdan, günahtan ve haks�zl�ktan ve özellikle zulmetmekten kaç�nmak gerekir.[4]  Kur’ân, bütün zaman dilimlerinde günah i�lemeyi, haram yemeyi, insan haklar�na tecavüz etmeyi yasaklam��t�r. Ancak bu aylarda i�lenen günahlara verilecek cezan�n ve yap�lan güzel amellere verilecek sevab�n kat kat olmas� söz konusudur. Bu sebeple bu aylarda Müslümanlar�n daha dikkatli ve hassas olmalar� gerekir.

    Peygamber (s.a.v) de bir hadislerinde

    رَجَبُ شَهْرُ اللَّهِ وَشَعْبَانُ شَهرِي وَرَمَضَانُ شَهرُ اُمَّتِي

     ‘’Recep Allah’�n ay�, �aban benim ay�m, Ramazanda ümmetimin ay�d�r’’[5] buyurmaktad�r. Recep ay�n�n ba�lang�c�nda �öyle dua etti�i hadislerinde yer almaktad�r.

    اللهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

     ‘’Ey allah’�m Receb ve �aban’� bize mübarek k�l; bizi ramazana ula�t�r’’[6].

                 Bu aylar mü’minler taraf�ndan, özellikle milletimiz aras�nda de�er bulmu� co�kulu bir �ekilde ya�an�r ve ya�at�l�r hale gelmi�tir. Üç aylar�n ba�lang�c� bir nevi ümmetin ay� olan Ramazan ay�n�n müjdecisi Recep ay� ve ilk Cuma gecesinde bulunan Regaib kandili ne k�saca temas edelim.

                Regaib, çok de�erli hediye, ba���, çok arzu edilen �ey anlam�na gelip, Cen’ab� hakk�n �lahi ihsan, manevi hediyelerinin di�er zamanlardan daha çok tecelli etmesi samimi kalple Allah’a yönelenlerin avf edilme ümitleri dolay�s�yla müminler taraf�ndan heyecanla beklendi�i, gönülden arzuland��� için Recep ay�n�n ilk Cuma gecesine Regaib kandili denmi�tir. Regaib, elde edilmesi arzu edilen de�erler, ihsan� bol, arzu edilen büyük sevap[7]  anlamlar�na gelir.

    Receb ay�n�n ilk Cuma gecesine “Leyle-i Regâib” denir. bu gece, Allah’�n rahmet ve ba���lamas�n�n bol oldu�u, dualar�n kabul edildi�i bir mübarek gecedir. Peygamber Efendimiz, baz� gecelerde dualar�n reddedilmeyece�ine dair �öyle buyurmu�tur:

    خَمْسُ لَيَالٍ لا تُرَدُّ فِيهِنَّ الدَّعْوَةُ: أَوَلُ لَيْلَةٍ مِنْ رَجَبٍ، وَلَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ، وَلَيْلَةُ الْجُمُعَةِ، وَلَيْلَةُ الْفِطْرِ، وَلَيْلَةُ النَّحْرِ

     “Be� gece vard�r ki, onlarda yap�lan dualar geri çevrilmez: Bunlar: Recebin ilk Cuma gecesi, �aban�n on be�inci gecesi, Cuma geceleri, Ramazan Bayram� gecesi, Kurban bayram� gecesi.”[8]

    Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in anne rahmine regaib gecesinde dü�tü�üne (�eref vermi� oldu�una) dair yap�lan bir rivayet, pek uygun görülmemektedir. Çünkü bu gece ile Peygamber sallâllâhü aleyhi vesellemin do�umu aras�nda geçen zaman, bunun aksini göstermektedir. Ancak Hz. Âmine’nin, Fahri Âlem Efendimiz’e hamile oldu�unu bu geceden itibaren anlam�� oldu�u dü�ünülebilir. Bununla birlikte Regaib gecesi, mübarek bir gecedir. Zaten Regaib, nefis, arzu edilen, bahas� a��r, ihsan ve lütfu bol anlam�na gelen “Râgibi’nin” ço�uludur. Bu geceyi ibadetle ihya etmenin sevab� pek çoktur. Fakat bu gecede k�l�nacak namaz�n sünnet veya mendub olu�u hakk�nda kuvvetli bir delil yoktur.[9]

    Muhterem karde�lerim

                 Recep ay�n�n ilik Cuma gecesi Regaib kandili ve 27.gecesi Miraç kandili, �aban ay�n�n 15.gecesi Beraat kandili, Ramazan ay�n� ve içersinde bulunan bin aydan daha hay�rl� Kadir gecesini ve bayramlar�n müjdecisidir.

                  Üç aylar ve içersinde bulunan mübarek geceler, Mü’minin hayat�ndaki di�er aylara ve günlere göre fazlas�yla sevap kazanaca�� zaman dilimleri olmas� dü�üncesiyle ayr� bir özelli�e sahip olmal�, bunun dü�ünce ve idrakinde olmal�d�r. Bu aylar ve geceler iman�m�z�n olgunla�mas�na, ibadetlerimizin ziyadele�mesine, kötülüklerden uzakla��lmas�na, ailemize, çocuklar�mza, vatan�m�za, milletimize, bütün Müslümanlara ve insanl��a kar�� görev ve sorumlulu�umuzu hat�rlatmal�, hata, ihmal ve kusurlar�m�zdan dönmemize, gaflet uykusundan uyanmam�za vesile olmal�d�r. Muhtaç oldu�umuz dinimizin bizden �srarla istedi�i bar�� içinde karde�lik ve beraberli�imizin güçlenmesine, insani, ahlaki meziyetlerimizin yeniden olu�mas�n� sa�lamal�d�r.   

    Hz. Peygamber’imizin en mühim mucizelerinden biri olan “Miraç” olay�, bu ayda meydana gelmi�tir. Bu ay� anlaml� ve önemli k�lan vak�a budur. Çünkü Miraç gecesinde Peygamber efendimiz, Allah’�n huzuruna yükselmi�tir. �slâm dininde Kelime-i �ahadetten sonra en önemli ibadet olan namaz, bu gecede farz k�l�nm��t�r.

    Yine ayn� gecede “Allah’a ortak ko�may�n�z. Anne ve baban�za hürmet ediniz. Hak sahiplerine haklar�n� veriniz. �sraf etmeyiniz. Geçim endi�esiyle çocuklar�n�z� öldürmeyiniz. Zinaya yakla�may�n�z. Haks�z yere kimseyi öldürmeyiniz. Yetime en güzel muamelede bulununuz. Verdi�iniz sözü yerine getiriniz. Ölçülerinizi ve tart�lar�n�z� tam ve do�ru yap�n�z. Bilmedi�iniz �eylerin ard�na dü�meyiniz. Yeryüzünde kibirlenerek yürümeyiniz.” [10] gibi, itkadî, ahlâkî, ticârî ve sosyal içerikli evrensel ilkeler, Receb ay� içerisinde bütün insanl��a me�rû k�l�nm��t�r. Bu ay�n bir ba�ka önemi ve fazileti de bu özelli�inden kaynaklanmaktad�r.

    Mübarek gecelerle (kandil geceleri ile), ilgili özel nâfile namaz� yoktur. Fakat bu geceleri vesile ederek nâfile namaz� k�lmak, Kur’ân-� Kerîm okuyarak üzerinde dü�ünmek, tezekkür ve tefekkür etmek yararl� olur.[11] Peygamberimiz Kadir gecesinde nas�l dua edilece�ini soran Âi�e vâlidemize �öyle demesini tavsiye etmi�tir:

    اللَّهُمَّ إِنَّكَ عُفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي

    “Ey Allah’�m! Sen �üphesiz çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet[12]

    Yukar�daki aç�klamalar çerçevesinde Regaib gecesini kaza namaz� ve nafile namazlar� k�larak, Kur’ân okuyarak, bol bol Allah’� zikrederek, tevbe ve isti�farda bulunarak, akraba ve dostlar� tebrik ederek, kendimize, ailemize, bütün Müslümanlara dua ederek de�erlendirmek, hem Ramazan ay�na haz�rlanmaya, hem günahlar�n aff�na, hem de ilahi rahmet ve ba���lamaya ermenin bir vesilesidir.

    Resûl-i Ekrem Efendimizin

    اللهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ، وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

    Allah’�m bize Recep ve �aban’� mübarek eyle ve bizi Ramazan (ay�na ula�t�r)[13] buyurdu�u duay� yaparak bu aylar�n hakk�m�zda hay�rl� ve mübarek olmas�n�, rahmet ay� olan Ramazana Rabbimizin bizleri esenlikle ula�t�rmas�n� dileyelim. Unutmayal�m ki, bu aylar, hayat�m�z�n alt�n zamanlar�d�r. Telafisi ve geri getirilmesi mümkün olmayan bu kutlu aylar�n k�ymetini bilerek samimi Müslüman olmaya çal��al�m. Kur’ân’� ya�ayan bir hayat kitab� yapal�m. Kur’ân’�n emir ve yasaklar�na göre hayat�m�z� tanzim edelim. Sünnete göre ya�ayarak �slam’�n güzelli�ini tadal�m.

                 Mübarek üç aylar ve idrak edece�imiz Regaip kandillinizi tebrik eder beldemiz milletimiz ve �slam alemine hay�rlara vesile olmas�n� diler, Yüce mevlam�z�n hay�rl� ömürle, hizmetle birlikte nice mübarek aylara ve gecelere kavu�turmas�n� dilerim.[14]

    Yazı kaynağı : www.islamdahayat.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap