Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    özgecan aslan yanık cesedi sansursüz twitter

    1 ziyaretçi

    özgecan aslan yanık cesedi sansursüz twitter bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Özgecan Aslan'ın cesedinin fotoğrafı var mı

    Özgecan Aslan'ın cesedinin fotoğrafı var mı

    Üniversiteli genç kız Özgecan Aslan'ı neden öldürdüler? Özgecan Aslan kimdir? Özgecan Aslan'dan geriye bu görüntüler kaldı. Özgecan'ın katili Fatih Gökçe'nin ve Suphi Altındöken'in şoke eden fotoğrafları ve tüm gelişmeler haber7.com'da

    Özgecan Aslan son dakika haberleri

    Özgecan Aslan'ın otopsi raporu sonuçlandı

    Mersin'de hunharca öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın otopsi raporuna göre tecavüz söz konusu değil.

    Genç kızın özellikle boyun kısımında çok sayıda bıçak darbesi ve öldürücü kesikler, kafasında küt cisim darbelerine bağlı travmatik bulgular ve vücudunun değişik yerlerinde çok sayıda ödem ve morluklar saptandı. 

    ÖZGECAN'IN ELLERİNDE, CANİNİN DNA DOKULARINA ULAŞILDI

    Raporda, Özgecan’ın vücudunun büyük kısmının yandığı belirtildi. Özgecan’ın, katil zanlısınca kesilen ve daha sonra bulunan ellerinde tırnak incelemesi yapıldı. İnceleme sonucunda, Özgecan'ın tırnaklarında, katil zanlısından alınan DNA dokularına ulaşıldı. 

    Ankara Adli Tıp Kurumu’nun raporunun soruşturmayı yürüten Tarsus Cumhuriyet Savcısı Ayhan Akyol’a gönderildiği öğrenildi. Savcı Akyol’un raporun ulaşmasıyla birlikte eldeki tüm deliller ışığında iddianamesini yazmaya başladığı ve kısa süre içinde mahkemeye iddianameyi sunacağı belirtildi.

    Özgecan Aslan cinayetinin ardından YÖK'ten flaş karar

    YÖK Başkanı Yekta Saraç, ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin yeni düzenleme yapılacağını duyurdu.

    YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Saraç, resmi sosyal medya hesaplarından, ikinci öğretim ders saatlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Saraç, açıklamasında, "Bize sosyal medya, elektronik posta ve faks yoluyla ulaşan özellikle kız öğrencilerimizin, son günlerde yaşanan üzücü hadisenin de etkisiyle ikinci öğretim derslerinin başlama ve bitiş saatlerine ilişkin şikayetleri üzerine, konuyu tekrar ele almaya karar verdik" ifadelerini kullandı.

    İkinci öğretime ilişkin kararın, 4 Haziran 2014 alındığını belirten Saraç, "İkinci öğretimde okuyan öğrencilerimizin bir kısmının çalışan kişiler olması gibi meselenin birden fazla yönü bulunmaktadır. Bununla birlikte önceliğimiz öğrencilerimiz ve onların huzurlu bir şekilde eğitim almalarıdır. Kısa süre içerisinde konuya ilişkin karar alacağımızı umuyorum."

    Özgecan’ın babasının yardım teklifine cevabı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 'Duruşunu hayranlıkla izledim' dediği Özgecan’ın babası Mehmet Aslan, bir kez daha herkese olgunluk dersi verdi.

    Varlıklı olmamasına rağmen teklif edilen yardımları geri çeviren Aslan, Mersin Valiliği'nin açtığı hesabı kızı adına kadın sığınma evi yapılması şartıyla kabul etti.

    Okulundan evine dönmek için bindiği minibüs şoförü tarafından kaçırılan, tecavüze direnmesi üzerine vahşice katledilip sonra da yakılan Özgecan Aslan’ın ailesi sergiledikleri olgun duruşla tüm Türkiye’nin takdirini topladı. 15 yıldır Tarsus’un Barış Mahallesi’nde ikamet eden Mehmet Aslan’ın, geçimini matbaa işleri ve grafikerlikten sağlıyor. Özgecan ile birlikte 2 kız 1 erkek çocuk babası olan Aslan, çevresi tarafından hoşgörülü, yardımsever ve dürüst biri olarak biliniyor.

    MADDİ YARDIMLARI GERİ ÇEVİRDİ

    Kızı Özgecan’ın ölümünden sonra, vakur duruşu ve engin gönüllü tavrıyla topluma olgunluk dersi veren Aslan, varlıklı olmamasına rağmen, olayın ardından kendisine yapılmak istenen bütün maddi yardımları geri çevirdi. Aslan, Mersin Valiliği’nin açtığı hesabı ise kızı adına kadın sığınma evi açtırmak koşuluyla kabul etti. Geliri orta düzeyde olan Aslan ailesi, 2 oda bir salon evde yaşıyor. Büyük kızları Beste, Çukurova Üniversitesinde Konservatuar bölümünde okurken, küçük çocukları Barış Ali ise 6.sınıfa gidiyor.

    SANIRIM PSİKOLOG OLDU

    Hayatını kaybeden Özgecan’ın ise en büyük hayali psikolog olmaktı. Daha önce iki defa üniversite kazanmasına rağmen gitmeyen Özgecan, insanlara faydalı olmak için psikoloji okuyabileceği özel bir üniversitenin psikoloji bölümünü yüzde yüz burslu kazandı.

    Baba Mehmet Aslan Ögecan’ın bu hayalini, “Özgecan dünyanın en ünlü psikoloğu olmak isterdi. Sanırım bir şekilde de; böyle bir şekilde de olsa, oldu gibime geliyor” sözleriyle ifade etti.

    Özgecan Aslan cinayetinde şok itiraf!

    Özgecan Aslan cinayetine yardım eden Fatih Gökçe’nin, 4 ay önce eski sevgilisine tecavüz ettiği ortaya çıktı.

    Türkiye'yi ayağa kaldıran Özgecan Aslan cinayetinin ardından şok bir gelişme daha ortya çıktı Akşam'dan Soner Kan'ın haberine göre, yaklaşık 4 ay önce 23 yaşındaki N.A., bir dönem sevgili olduğu ve cinayete yardım ettiği gerekçesiyle tutuklanan Fatih Gökçe ile bir kafede buluştu. İddiaya göre; Gökçe, eski sevgilisinin içeceğine uyku ilacı attı.

    Genç kız kendinden geçince Fatih Gökçe, planını devreye soktu. Gökçe, önce N.A.’yi sahil kenarındaki bir eve götürdü, ardından da tecavüz etti. 18 yaşındayken Fatma T. adlı bir kadınla evlenip boşanan ve bu evliliğinden bir de kız çocuğu olan Gökçe, yaklaşık 1.5 ay boyunca N.A.’yı zorla alıkoydu.

    Aynı zamanda da TIR şoförlüğü yapan Gökçe, iş icabı uzun yola gidince de N.A., komşusunun telefonundan ailesine ulaştı, ardından da aldığı borç parayla kaçıp, Tarsus’taki ailesinin yanına sığındı. Ancak genç kız, korktuğu için polise gidemedi. Daha önce ‘kayıp’ başvurusunda bulunan ve sonrasında da kızlarını Fatih Gökçe’nin kaçırdığı yönünde şikayetçi olan N.A.’nın ailesi de, bir başka iddiaya göre de baskı ve tehditler üzerine bu şikayetinden vazgeçti.

    Olayın şokunu hâlâ üzerinden atamayan N.A. yaşadıklarını sadece Akşam'a anlattı.

    BANA TECAVÜZ ETTİ

    Benimle evleneceğini söylüyordu. Ama ‘vitiligo’ yani güneşe çıkamama hastalığı olan 5 yaşında kızı vardı. Ona bakıcılık yapmamı istiyordu. Beni 1.5 ay boyunca o evde alıkoydu. Bana zorla sahip olup, tecavüz etti. Gökçe’nin TIR ile uzun yola gitmesini fırsat bilip evden kaçtığını da anlatan N.A., vahşi bir cinayete kurban giden Özgecan Aslan’ın yaşadıklarının kendisini de sarstığını anlattı. ‘Neden şikayetçi olmadın?’ şeklindeki soruya da N.A., “Korktum. Adımın çıkmasını istemedim. Ben onu Allah’a havale ediyorum" cevabını verdi.

    Özgecan Aslan'ın katilinin eşi vahşet gecesini anlattı

    Özgecan Aslan cinayetinde tutuklanan 26 yaşındaki Suphi Altındöken’in aynı yaştaki eşi Neslihan Altındöken ilk kez konuştu.

    Eşi Suphi’nin hayatı kendisine zehir ettiğini, açtığı boşanma davasını tehditle geri çektirdiğini anlatan Neslihan Altındöken, "Allah onun belasını versin, onun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Asıl üzüldüğüm, Özgecan’ın ailesi... Onların acılarını paylaşıyorum" dedi.

    Kamuoyunda infiale yol açan cinayetin ardından 3 yaşındaki oğlu ile yakınlarının yanına sığınan Neslihan Altındöken, kendisine telefonla ulaşan DHA muhabiriyle panik içinde konuşurken önce, "Benim telefonumu nasıl, nereden buldunuz?’ diye de tepki gösterdi. 

    ''BİRKAÇ AY ÖNCE BOŞANMA DAVASI AÇTIM''

    Olayın şokunu yaşayan bir çocuk annesi genç kadın, Suphi Altındöken ile ortaokulda okurken bir süre arkadaşlık ettiğini, 5 yıl önce de evlendiğini belirtti. Neslihan Altındöken, "Severek evlendik, ancak bana hayatı zehir etti. Evlendiğim güne lanetler olsun, bir gün yüzü görmedim. Sürekli şiddet uyguluyordu, artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Bir kaç ay önce boşanma davası açtım. Ancak, beni ve oğlumu ölümle tehdit ettiği için davayı geri çektim" diye konuştu.

    O GECEYİ ANLATTI 

    Neslihan Altındöken, eşi Suphi’nin üniversiteli Özgecan Aslan’ın öldürdükten sonra eve gece telaşlı bir durumda geldiğini anlattı.

    Neslihan Altındöken, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Eve girer girmez lavaboya giderek elini yüzünü yıkadı. Yüzünde tırnak izleri ve sıyrıklar vardı. Ne olduğunu sorduğumda, kavga ettiğini söyleyip geçiştirdi. Kıyafetini değiştirip hemen evden çıktı. Yakalandığı gece jandarma ekibi gelerek beni de ifadeye götürdü. Allah onun belasını versin, onun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Ona kesinlikle üzülmüyorum, çünkü hem Özgecan’ın hayatını, hem de bizim hayatımızı bitirdi. Lanetler olsun ona."

    Katil zanlısı Suphi Altındöken'in annesi konuştu

    Mersin'de acımasızca öldürülen Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'in annesi Naciye Tan "Babası yüzünden böyle oldu" dedi.

    Özgecan Aslan'ın katil zanlısı minibüs sürücüsü 26 yaşındaki Suphi Altındöken'in annesi yaşadıklarını anlattı. Suphi Altındöken'in annesi Naciye Tan Show Ana Haber'e oğluyla ilgili gerçekleri açıkladı. Anne Naciye Tan, şunları söyledi;

    BABASI YÜZÜNDEN BÖYLE

    "Kimse hırsız, katil doğmaz herkes melek doğar. Benim çocuğumun sağlığı bozuk. Babasıyla beraber büyüdü, o yüzden böyle. Bir insan o ya, benim oğlumun bir insanın canını almaya hakkı yok"

    Cübbeli Ahmet Hoca: Özgecan şehittir

    Tarsus'ta vahşice katledilen Özgecan Aslan için Cübbeli Ahmet Hoca 'Şehittir' yorumunda bulundu gerekçesini söyledi.Hocanın sözleri şöyle;

    Hadis-i şeriflerden anlaşıldığına göre namusunu korumak için direnirken vahşice öldürülen Özgecan Aslan kızımız şehit mertebesindedir.

    Özgecan kızımız haberlerden anladığımıza göre namusunu kirletmemek için, ırzını muhafaza uğrunda hunharca katledilmiştir.  

    Hadis-i şerifte “Haksız yere öldürülen kişi şehittir” (Nesai, Tahrimü’d-dem: 25, no:4096, 7/117) buyruluyor. Bu olayda bu kızımızın haksız yere öldürüldüğünden hiç şüphe yoktur.  Dolayısıyla bu hadis-i şerife göre kendisine şehit diyebiliriz. 

    MÜJDELERE NAİL OLACAK

    Diğer bir hadis-i şerifte “Malını müdafaa ederken öldürülen şehittir”(Buhari No: 2348) buyruluyor. Hal böyle olunca malını korurken öldürülen şehit ise ırzını korurken öldürülen hayli hayli şehittir. Bu yavrumuzun kendisinin ve ailesinin Müslüman olduğundan şüphe olmadığı için bu hadis-i şeriflerin müjdesine nail olacağı aşikârdır. Ama Müslüman olmayan biri bu tarz kötü şeylerle karşılaşsa İslam’a göre ona şehit diyemiyoruz. O da tabi masumdur. Şehit İslami bir mertebe olduğundan Özgecan yavrumuz Müslüman olduğuna göre bu hadis-i şerifler kesinlikle kendisine uygun düşmektedir. 

    HÜKMİ ŞEHİT

    Şunu belirtelim ki bir hakiki şehitlik vardır bir de hükmi şehitlik vardır. Hakiki şehit vatanı müdafaa ederken Allah yolunda cephede öldürülen kimsedir. Onlar kanlarıyla gömülürler. Cenazeleri yıkanmaz ve elbiseleri çıkartılmaz. Şehitliğin bir de hükmi kısmı vardır. Haksız yere öldürülenler, malını müdafaa ederken öldürülenler, depremde, göçük altında ölenler, yanarak ölenler şehittir. Bunlar gibi ölümler hükmi şehitliği kazandırır. Hükmi şehitlikte cenaze yıkanır, kefenlenir. 

    Cephede ölenden farkı budur. Ancak hükmi şehitlikte sevap bakımından Allah indinde şehit itibarı görür. 

    EVLİYALARDAN KIYMETLİ

    Allah’ın kendilerine en çok değer verdiği kullar 4 kısımdır. Bunların başında peygamberler gelir. Sonra sıddıklar gelir. Ebu Bekir Sıddık bunların reisidir. Daha sonra şehitler gelir. Bunların efendisi Hazreti Hamza’dır. Daha sonra da salihler gelir.  

    Nisa Suresi’nin 69. Ayetinde bu dört zümre zikredilmektedir. Görüldüğü üzere peygamberler ve sıddıklardan sonra şehitler geliyor. Evliyadan bile önce şehitler geliyor yani. Dolayısıyla mertebeleri Allah indinde çok kıymetlidir. Ve kanlarının ilk damlasıyla bütün günahları bağışlanmaktadır.  Ahirette kendilerine özel makamlar, köşkler, saraylar ve diğer Müslümanlardan daha öncelikli haklar verilecektir. Dolayısıyla hükmen şehit olanlar da aynı müjdeleri ahirette alacaklardır. Özgecan’ı kendi kızım yerine koydum ve acısının ciğerimi yaktığını hissettim. Rabbim özel rahmeti ile muamele eylesin, sualsiz hesapsız cennetine dâhil etsin. Ailesine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. (Vahdet)

    Katil zanlılarından Fatih Gökçe'nin avukatı konuştu

    Özgecan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'e yardım edenler arasında bulunan Fatih Gökçe'nin avukatı "Savunma hakkı diye bir şey var" dedi

    Mersin'in Tarsus ilçesinde tecavüz girişimine direndikten sonra öldürülen 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'e yardım edenler arasında bulunan Fatih Gökçe'nin avukatı Evrensel gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    "AVUKATLIĞIN NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ"

    Avukat Nazmi Karataylı, Baro'nun "zanlıları savunmayacağız" kararıyla ilgili "Benim kendime göre sebeplerim var, savunma hakkı diye bir şey var ve ben bir savunma yapmaya çalışıyorum. Avukatlığın ne olduğunu bilmemek gibi bir sorunumuz var" dedi.

    "BU SİZİ İLGİLENDİRMEZ"

    "Nasıl bir savunma yapmayı düşünüyorsunuz" sorusuna sinirlenen Karataylı "Bu sizi ilgilendirmez" yanıtını verdi. Baro tarafından görevlendirilmeyen Avukat Nazmi Karataylı kişisel olarak Gökçe'nin avukatlığını üstlendi.

    1600 AVUKAT İSTEMEDİ

    Mersin Baro Başkanı Antmen Özgecan'ın ailesine dava sürecinde destek vereceklerini belirterek, " Mersin Barosu'nun 1600 avukatı böyle bir caninin yanında olmak istemediklerini beyan etti" açıklamasını yapmıştı.

    Özgecan Aslan'ın katili ifade değiştirdi

    Özgecan Aslan'ın katil zanlıları olayı soğuk kanlılıkla anlattı ancak ifadeleri birbirini tutmadı.

    Türkiye vahşice işlenen Özgecan Aslan cinayetiyle ayağa kalktı. Tarsus Sulh Ceza Hakimliği üç zanlının canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçundan tutuklanmasına karar verdi. Zanlılar, güvenlik gerekçesiyle adliyeye getirilen cezaevi aracı ile Tarsus dışında 3 ayrı cezaevine gönderildi.

    Yakalanan zanlılardan minibüs Şoförü Suphi Altındöken ve Arkadaşı Fatih Gökçe'nin ifadesi ise vahşetin boyutlarını gözler önüne serdi. Zanlıların ifadeleri birbirini tutmazken minibüs şoförü Altındöken tecavüze kalkıştığı iddialarını reddetti, "Öldürme niyetim yoktu pişmanım" dedi.

    100 LİRAYA MERSİN'E GÖTÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ

    Şoför Suphi Altındöken mahkemede Tarsus ilçe Jandarma Komutanlığı'nda verdiği ifadesini tekrarladı. İfadede, Özgecan Aslan'ı yolda duraktan aldığını, araca almasındaki sebebin ise Mersin'e gidecek nöbetçi araca teslim etmek olduğunu söyledi. İfadesine göre, minibüsle nöbetçi araca doğru giderken Özgecan Aslan acelesi olduğunu söyledi. Suphi Altındöken de 100 lira vermesi karşılığında Aslan'ı Mersin'e götüreceğini söyledi, Aslan da kabul etti.

    "BAĞIRARAK KONUŞMAYA BAŞLADI"

    Ancak Altındöken yolda giderken güzergah değiştirdi. Sorguda kendisine sorulan "Neden güzergahı değiştirdin?" sorusuna ise "daha hızlı gitmek için" yanıtını verdi. Ardından anlattıkları ise vahşeti ortaya koydu: "Bayan ben yol güzergahımı değiştirdiğimi görünce bana 'Ne oldu bir terslik mi var?' diye sordu ben de 'Hem erken hem hızlı gideriz hem de aşağı yoldan gitmemiz yasak gören olursa şikayet eder o yüzden otobanı kullanacağım' dedim, otoban bağlantılı yolda giderken 'Senin niyetin ne de bu yola girdin?' dedi. Ben de 'Ben size otobandan gideceğimi söyledim az ileride gişeler var' dedim daha sonra bağırarak konuşmaya başladı.


    Özgecan'ın Katil Zanlıları, Güvenlik Nedeniyle 3 Ayrı Cezaevine Gönderildi

    "ARKADAN BAŞIMA DOĞRU ELİYLE VURDU"

    Bu esnada arkadan başıma doğru eliyle vurdu. İlk vurduğunda karşılık vermedim. Bağırmaya devam edince 'Tamam sus' diyerek köprü üzerindeki kavşaktan geldiğim yola geri döndüm yolda yüksek sesle neden hala burdan gidiyoruz dedi ben de 'Gıcıklandın sen normal yola iniyoruz' dedim. Daha sonra bana ikinci defa vurdu ve boynumu tırnaklarıyla cırmaladı, dikiz aynasından biber gazı çıkardığını ve sıktığını gördüm. Eğildim ve bana denk gelmedi. Aracı yolun kenarında durdurdum ve arka tarafa geçtim içeri girer girmez yüzümü cırmaladı buna çok sinirlendim ve ben de iki elimle saçından tutarak itekledim, ikinci koltuk ve üçüncü koltuk arasına düştü. Sonra bana saldırmak için geri kalkarken ayağımın tabanı ile karın ve göğüs bölgesine iki üç defa vurdum tekrar yerden kalkmak isterken boyun bölgesinde kan gördüm bunun üzerine tekrar bir tekme vurdum."

    "CİNSEL İLİŞKİ GİBİ BİR AMACIM YOKTU"

    Zanlı arkaya geçişindeki amacının ise konuşmak olduğunu iddia etti; "Arkaya geçmemdeki amacım bana vurduğundan dolayı arabadan indirecektim ya da konuşmaktı. Bayan ile cinsel ilişki gibi bir amacım yoktu otopsi raporunda çıkacaktır" dedi.

    İfadenin devamında araçta baygın yatan Özgecan Aslan'ın o halinden sonra panikleyip arkadaşı Fatih Gökçe'yi aradığını söyledi; "O zamana kadar öldürmeye niyetim yoktu ölü olup olmadığını da bilmiyordum" dedi. Genç kızı yakma fikrini ise Fatih Gökçe'nin verdiğini iddia etti ve Gökçe'nin başka bir arkadaşından benzin isteyip o kişinin de benzini getirdiğini, ardından babasından yardım istedi.

    "BOĞAZI FALAN KESİKSE İŞİNİ BİTİR"

    Altındöken'in ifadesine göre o saatten sonra üç zanlı beraber hareket etti. "Üçümüz bir aradayken ben "ne diyorsunuz, ne yapalım" dedim, babam 'Fazla geç olmadan hastaneye götürelim' dedi. Fatih de 'ölmüşse veya hastaneye giderken ölürse başımıza bela olur git bak yaşıyor mu yaşamıyor mu yaşıyorsa ortadan kaldıralım' dedi. Yaşayıp yaşamadığına baktım hızlı bir şekilde nefes aldığını gördüm Fatih 'Boğazı falan kesikse işini bitir şimdi ölsün ortadan kaldıralım' dedi. Otobüste bulunan bıçağı sol kapı gözünden alarak araç içerisine girdim. O panikle bi iki defa boğaz tarafına soktum çıkardım. Fatih 'Oğlum madem yaptın yüzünü cırmalamış kızın tırnaklarında kimliğini bırakmış gibisin' dedi 'Ne yapayım?' diye sordum 'Ellerini kes' dedi."

    Ardından ormanlık yola gittiklerini ve yanında baba Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe varken Özgecan'ın cansız bedenini yaktığını itiraf etti. Katil zanlısı Suphi Altındöken ifadesinin sonunda ise öldürmek gibi bir niyetinin olmadığını ve pişman olduğunu söyledi.

    İFADELERİ BİRBİRİNİ TUTMUYOR

    Vahşi cinayete yardım ettiği iddia edilen arkadaş Fatih Gökçe ile Suphi Altındöken'in ifadeleri ise birbirini tutmuyor. Fatih Gökçe ifadesinde Altındöken'in kendisini arayıp başının belada olduğunu söylediğini, kendisinden benzin istediğini o da bir arkadaşından benzin getirmesini istediğini söyledi.

    İfadede "Ne olduğunu sorduğumda 'geminin ordan bir cono aldım beni soymaya çalıştı, yüzüme biber gazı sıktı ben de konsolumdaki bıçağı salladım biraz boğmuştuk arkada yatıyor öldü' dedi. 'Ben de götür hastaneye bırak kaç' dedim" sözleri yer aldı.

    SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

    "Öldürme işine karıştığımı bilmiyordum" dedi. Neden polise haber vermedin sorusuna ise "Yoldan gelmiştim, bira içmiştim kendimde değildim" diye cevap verdi.

    Baba Necmettin Altındöken ise hiç bir şeyden haberi olmadığını iddia etti.

    Özgecan Aslan'ın babasından ibretlik sözler

    Özgecan'ın babası, tüm insanlığın ibret alması gereken açıklamalarda bulundu. Türkiye’yi yasa boğan Özgecan cinayetine tepkiler yurt genelinde dalga dalga sürerken, hunharca öldürülen genç kızın babası, tüm insanlığın ibret alması gereken açıklamalarda bulundu.

    Acılı baba Mehmet Aslan, "Sevmekten başka bir çıkar yolumuz yok. Bu vahim olayı yapanlara zulmedilmesin, adaletin karşısına çıkıp cezalarını çeksinler. Allah onların analarına, babalarına da yardımcı olsun" dedi.

    Mersin’in Tarsus ilçesinde hunharca öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın, Barış Mahallesi’nde oturan ailesinin evine taziye ziyaretleri sürüyor. Bu kapsamda TRT Çukurova Bölge Müdürü Sebahattin Kahraman da acılı aileyi ziyaret ederek başsağlığı dileklerinde bulundu. Ziyaret sırasında konuşan baba Mehmet Aslan, tüm insanlığa örnek olacak açıklamalarda bulundu.

    "DÜNYANIN BARIŞA VE SEVGİYE İHTİYACI VAR"

    Yaşadıkları olay nedeniyle Cumhurbaşkanı ve Başbakan dahil tüm devlet büyüklerinin kendisini arayarak baş sağlığı dileklerinde bulunduğunu anlatan Mehmet Aslan, "Devletimiz zeval görmesin. Milletimiz necip, güzel bir millet. Güzel gönüllü insanlar var. Bir çok haber kanalından konuşmak için, röportaj yapmak için geliyorlar ama hiç birini kabul etmedim fakat böyle bir konuşma yapmak mecburiyeti aslında doğuyor. Çünkü memleketimizin, hatta dünyanın aslında öncelikle barışa ve sevgiye ihtiyacı var. Ben öncelikle kendim için şunu söyleyeyim; ben günahkarların günahkarı, fakirlerin fakiri, acizlerin acizi bir garibim. Rabbim özel yaratmış, güzel yaratmış, çok sevdi yanına aldı. Bu memlekette artık ikilik olmasın. Bu vahim olayı yapan insanlara da zulmedilmesin, adaletin karşısına çıkıp cezalarını çeksinler. Allah onların analarına, babalarına da yardımcı olsun" diye konuştu.

    "SEVMEKTEN BAŞKA BİR ÇIKAR YOLUMUZ YOK"

    "Sevmekten başka bir çıkar yolumuz yok" diyen acılı baba, insanların barışta iken teslim olması gerektiğini, savaş çıktıktan sonra bunun bir kıymeti olmayacağını belirterek, şöyle devam etti: "Teslim olursak içimizdeki bütün güzellikler ortaya çıkacak. Savaşırsak, sonunda nefsimiz kazanacak ve analar, babalar ağlayacak, meleklerin kanatları koparılacak, meleklerin çığlıklarını kimse duymayacak. Duyduğumuz kulaklarımızın, gördüğümüz gözlerin aslında bir anlamı yok. Memlekette herkes bir şey söylüyor; biz ne ocuyuz, ne bucuyuz, şanı yücelerden yüce olan Türk milletinin bir ferdiyim, evladıyım. Allah devletimize zeval vermesin. Güzel gönüllere sahip olan bu milletten Allah razı olsun. Devlet büyükleri, ali cenapları teker teker herkes aradı, baş sağlığında bulundu. Hepsine ayrı ayrı şükranlarımı ve minnetimi bildirmek istiyorum."

    "DOĞRU YOLU BULMAK, DOĞRU YOLU SEÇMEK,  ÇOK ZOR"

    Kendisinin çok akıllı bir insan olmadığını, ancak dilinin döndüğü kadar Kur’an-ı Kerim okuduğunu ifade eden Mehmet Aslan, "Ben milletimizden çok şey bilmem ama, Ma’un Suresi’nin, Ali İmran Suresi’nin 103. ayetini ve Asr Suresi’ni okumalarını tavsiye ediyorum. Bu ayetler bana göre çok önemli. Doğru yolu bulmak, doğru yolu seçmek, doğru yolda yürümek çok zor. Malum, dünya geçimini sürdürmek için çalışıyoruz. Gözümüz körleşiyor, kulaklarımız sağırlaşıyor. Herkes kalbindeki sesi iyi dinlesin. Bana yıllarca neler olabileceğini anlattılar ama ben anlamadım. Gözlerim kör, kulaklarım sağır vaziyette dünyanın peşinde koştum durdum. Elbette ki çalışacağız, memleket için, ailemiz için, çocuklarımız için ama arada sırada da şöyle bir durup düşünmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

    "İNSAN OLAN BUNU YAPAMAZ"

    Anne Songül Aslan ise, kızlarını hep dürüst olarak yetiştirdiğini ve dürüst olmalarını istediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    "Çok kaliteli bir kızım vardı, çok sağlam, çok yürekli. Hep ben meleğim diye severdim kızımı, melek yüzlü diye severdim. Her zaman dürüstlüğü öğrettim, namuslu olmayı öğrettim. Eline, beline, diline sahip ol derdim. Kızım bu uğurda mücadele etmiş. O pisliklerden namusunu korumak için canından oldu. Allah’ından bulsunlar. Allah bin mislisini onlara versin diyorum. Kızımın hiç bir günahı yoktu. Suçsuz bir çocuğu nasıl böyle katlederler. İnsan olan bunu yapamaz. Biraz vicdan olsa bunu yapmaz. Bunlar insan değil, cani."

    Öte yandan, aileye ziyaretçi akını gün boyu devam ederken MHP Mersin milletvekilleri Mehmet Şandır ve Ali Öz ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz da acılıyı aileyi ziyaret ederek baş sağlığı dileklerinde bulundu. Taziye çadırında ise sürekli Kur’an-ı Kerim okunurken, açılan anı defterine insanlar Özgecan ile ilgili düşüncelerini yazdı.

    Özgecan’dan geriye bu görüntüler kaldı
     

    Özgecan Aslan cinayetinde şok itiraf!

    Özgecan Aslan cinayetine yardım eden Fatih Gökçe’nin, 4 ay önce eski sevgilisine tecavüz ettiği ortaya çıktı.

    Türkiye'yi ayağa kaldıran Özgecan Aslan cinayetinin ardından şok bir gelişme daha ortya çıktı Akşam'dan Soner Kan'ın haberine göre, yaklaşık 4 ay önce 23 yaşındaki N.A., bir dönem sevgili olduğu ve cinayete yardım ettiği gerekçesiyle tutuklanan Fatih Gökçe ile bir kafede buluştu. İddiaya göre; Gökçe, eski sevgilisinin içeceğine uyku ilacı attı.

    Genç kız kendinden geçince Fatih Gökçe, planını devreye soktu. Gökçe, önce N.A.’yi sahil kenarındaki bir eve götürdü, ardından da tecavüz etti. 18 yaşındayken Fatma T. adlı bir kadınla evlenip boşanan ve bu evliliğinden bir de kız çocuğu olan Gökçe, yaklaşık 1.5 ay boyunca N.A.’yı zorla alıkoydu.

    Aynı zamanda da TIR şoförlüğü yapan Gökçe, iş icabı uzun yola gidince de N.A., komşusunun telefonundan ailesine ulaştı, ardından da aldığı borç parayla kaçıp, Tarsus’taki ailesinin yanına sığındı. Ancak genç kız, korktuğu için polise gidemedi. Daha önce ‘kayıp’ başvurusunda bulunan ve sonrasında da kızlarını Fatih Gökçe’nin kaçırdığı yönünde şikayetçi olan N.A.’nın ailesi de, bir başka iddiaya göre de baskı ve tehditler üzerine bu şikayetinden vazgeçti.

    Olayın şokunu hâlâ üzerinden atamayan N.A. yaşadıklarını sadece Akşam'a anlattı.

    BANA TECAVÜZ ETTİ

    Benimle evleneceğini söylüyordu. Ama ‘vitiligo’ yani güneşe çıkamama hastalığı olan 5 yaşında kızı vardı. Ona bakıcılık yapmamı istiyordu. Beni 1.5 ay boyunca o evde alıkoydu. Bana zorla sahip olup, tecavüz etti. Gökçe’nin TIR ile uzun yola gitmesini fırsat bilip evden kaçtığını da anlatan N.A., vahşi bir cinayete kurban giden Özgecan Aslan’ın yaşadıklarının kendisini de sarstığını anlattı. ‘Neden şikayetçi olmadın?’ şeklindeki soruya da N.A., “Korktum. Adımın çıkmasını istemedim. Ben onu Allah’a havale ediyorum" cevabını verdi.

    'Özgecan'ın bileklerini keserken canlıydı'

    Mersin’in Tarsus ilçesinde üniversiteli Özgecan Aslan’ın bıçakla öldürülmesi ve cesedinin yakılmasına karışan Necmettin Altındöken’in ifadelerine ulaşıldı. Katil zanlısı Ahmet Suphi’nin de babası olan Necmetin Altındöken, Özgeccan Aslan henüz hayattayken bileklerinin kesildiğini ve araçtan hırıltılar geldiğini söyledi. Altındöken, ifadesinde, “Suphi’nin önce bileklerini mi, yoksa boğazını mı kestiğini hatırlamıyorum. Muhtemelen önce bileklerini kesmiş olması lazımdır” dedi. Bu arada, Necmettin Altındöken’in evinde yapılan aramada, kullanılmayan bir klozette, üzerine moloz dökülmüş halde Özgecan’ın bilekleri bulundu. İşte, Necmettin Altindöken’in 15 Şubat’ta jandarmada alınan ifadeleri... 

    ÇUVAL İSTEDİ, GETİRDİM

    Saat 21.20 sıralarında oğlum Ahmet Suphi arayarak, ‘Kavga ettik. Hemen yanıma gel, köşeye çık’ dedi. Üzerimi değiştirmeden oğlumun istediği sokak başına çıktım. Camını açarak, “Kavga ettik, yolcuyu indirdim’ dedi. Bana “Fatih gelecek, hazırlan, Fatih’in köydeki evine gideceğiz” dedi. Sonra eve gittim, TV izlerken, Suphi aradı. “Aşağıya gel” dedi. Aşağıya geldiğimde Suphi şoför koltuğunda oturuyordu. Yüzündeki çizikleri fark ettim. Çizikleri sorduğumda ‘Kavga esnasında kız çırmaladı’ dedi. “Daha Fatih’ten mazot alacağım. İçeriden mazot bidonunu getir’ dedi. Beyaz renkli boş bidonu getirdim ve minibüsün önüne koydum. Daha sonra oğlumun arkadaşı Fatih Gökçe geldi. Fatih geldiğinde aracın ön tarafından ayakta bekliyordum. Suphi minibüsün arka tarafına, yolcu bölümüne biniyordu. İçeriden yastık kılıflarını söktükten sonra bana ‘Bunları al, geline ver, yıkasın’ dedi. Ben de kılıfları aldım. Koltukta kitapları gördüm. Kılıfları alıp kenara attım. Nereye koydum bilmiyorum. Bu sırada Suphi benden çuval istedi. Ben de avlunun içinden iki çuvalı kapının önüne getirdim, Suphi benden aldı.

    Fatih, Suphi’ye hitaben, “Boğazını kestin mi, kesmediysen kes” diyordu. Ben bu şekilde minibüsün arkasında birisinin yattığını öğrendim. Suphi’ye de “Kim bu oğlum” dedim. O da “Kavga ettiğim yolcu bana çok hakaret etti” dedi.

    Ben de kendisine “Yaktınız beni oğlum” dedi. Fatih ve Suphi bana “Sana bir şey olmaz, sen ne yaptın ki” dedi. Sonra Fatih, Suphi’ye “Bileğini kestin mi?” diye sordu. Suphi arabanın içindeydi, cevap vermedi.

    Fatih aracın kapısının önündeydi. Ben Suphi’nin önce bileklerini mi , yoksa boğazını mı kestiğini tam hatırlamıyorum. Ama muhtemelen öncelikle bileklerini kesmiş olması lazımdır.Gözümle görmedim. Bu sırada Suphi benden poşet istedi. Ben de evin avlusundan poşet getirdim, Suphi’ye verdim. Suphi’nin poşete ne koyduğunu görmedim. Ancak poşetle evin avlusuna girdiğini gördüm. Bu sırada minibüsün ön tarafından kitap, bluz ve çantanın askılığı şeklinde siyah renkli bir kemeri aldım. Avluda merdivenin üzerine bıraktım. Daha sonra geri gelerek, Suphi’yle arabaya bindik. 

    AYAKLARINI ÇEKEREK...

    Bu sırada Fatih ile Suphi ‘Alibeyli köyüne gidelim’ diye anlaştı. Fatih arabasıyla önden çıktı ve gitti. Bu sırada bende minibüse binerken, açık kapısından içeri baktığımda, çuvalları atılmış halde gördüm. Çuvalların altında yatanı görmedim. Daha sonra Suphi ve ben yola çıktık. Kleopatra Kapısı’nın ve jandarmanın önünden geçerek, üniversite kapısının önüne geldik.

    Yolda giderken iki defa tuvalete gitmek için durduk. İkinci tuvalete indiğimde Fatih beyaz renkli benzin bidonunu bana verdi. Ben de nereye koyduğumu hatırlamıyorum. Köy yollarından geçerek, Çamalan tarafına döndük. Fatih hep önümüzden gidiyordu. O bölgeyi iyi bildiği için önden gidiyordu. Fatih olay yerine geldiğinde sinyal verdi. Suphi birden döndü, Fatih bekledi. Fatih anayol ayrımında kalmıştı. Suphi araçtan inerek kapıyı açtı. Aşağıya inerken ön tarafta bulunan çakmağı aldı. Hava hem karlı...

    Ayağından çekerek aşağıya götürdü. Sonra geri geldi. Arka taraftan büyük benzin bidonunu ve ön tarafta bulunan diğer çakmağı aldı. Çakmaklardan bir tanesi benim, diğeri Suphi’nindir. Büyük bidonu götürürken ‘Aman yakma oğlum’ dedim. Bana ‘Otur, geliyorum’ dedi. Ben bu sırada araçtan hiç inmedim. Yanan alevleri görmedim. Orada 15 dakika kadar oyalandık. Daha sonra geri geldiğinde araca bindi.

    Ben ‘Ne yaptın oğlum‘ diye sorduğumda hiç cevap vermedi. Bu bölgeye Fatih’in gelip gelmediğini görmedim. Daha sonra yola çıkarken, Fatih yol üzerinde farları yakmış vaziyette bekliyordu. Biz yola çıkınca arkamızdan gelmeye başladı. Yolda giderken Suphi’ye “Yaktınız beni” dedim. O da bana “Sana bir şey olmaz” dedi. Bundan başka birşey konuşmadık. Yolda jandarmalar bizi yakaladı.

    ÖZGECAN’IN ELLERİ EVDE BULUNDU

    Savcılıkta, “Arama neticesinde evinizin alt katında bulunan ve kullanılmayan klozetin içerisinde, üzerine moloz dökülerek gizlenen ve Özgecan Aslan’a ait olduğu değerlendirilen iki adet bileklerinden kesilmiş el bulunmuştur. Bu konu hakkında açıklamanızı yapınız” denildi.

    Baba Altundöken “Benim evimin kapısı yoktur. Ellerin oraya nasıl geldiğini bilmiyorum. Ancak Suphi koymuş olabilir” dedi.

    Ardından “Merdiven üzerine bıraktığınız kitap ve diğer malzemeleri ne yaptınız?” diye soruldu. Altundöken de “Jandarma karakolundan evime geldiğim sırada sabahleyin Suphi bana ‘Bunları yak’ dedi. Ben de avlu içerisinde kasanın dibinde bluz, fular ve çantanın kemerini yaktım. Sonra ablam beni çay içmeye çağırdı. Yukarı çıkarken kitapları da götürdüm ve sobanın içerisinde yaktım” dedi.

    Son olarak, “Ceset sizin evinize konulmak istendi mi?” diye soruldu. Altundöken de “Fatih ve Suphi evimizin önünde arabanın başında beklerken cesedi benim evime koymak istedi. Ben de ‘Benim evime ceset mi koyacaksınız, s... gidin’ dedim ve konu kapandı” diye konuştu. (Radikal)

    Katil zanlısı Suphi Altındöken'in annesi konuştu

    Mersin'de acımasızca öldürülen Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'in annesi Naciye Tan "Babası yüzünden böyle oldu" dedi.

    Özgecan Aslan'ın katil zanlısı minibüs sürücüsü 26 yaşındaki Suphi Altındöken'in annesi yaşadıklarını anlattı. Suphi Altındöken'in annesi Naciye Tan Show Ana Haber'e oğluyla ilgili gerçekleri açıkladı. Anne Naciye Tan, şunları söyledi;

    BABASI YÜZÜNDEN BÖYLE

    "Kimse hırsız, katil doğmaz herkes melek doğar. Benim çocuğumun sağlığı bozuk. Babasıyla beraber büyüdü, o yüzden böyle. Bir insan o ya, benim oğlumun bir insanın canını almaya hakkı yok"

    Cübbeli Ahmet Hoca: Özgecan şehittir

    Tarsus'ta vahşice katledilen Özgecan Aslan için Cübbeli Ahmet Hoca 'Şehittir' yorumunda bulundu gerekçesini söyledi.Hocanın sözleri şöyle;

    Hadis-i şeriflerden anlaşıldığına göre namusunu korumak için direnirken vahşice öldürülen Özgecan Aslan kızımız şehit mertebesindedir.

    Özgecan kızımız haberlerden anladığımıza göre namusunu kirletmemek için, ırzını muhafaza uğrunda hunharca katledilmiştir.  

    Hadis-i şerifte “Haksız yere öldürülen kişi şehittir” (Nesai, Tahrimü’d-dem: 25, no:4096, 7/117) buyruluyor. Bu olayda bu kızımızın haksız yere öldürüldüğünden hiç şüphe yoktur.  Dolayısıyla bu hadis-i şerife göre kendisine şehit diyebiliriz. 

    MÜJDELERE NAİL OLACAK

    Diğer bir hadis-i şerifte “Malını müdafaa ederken öldürülen şehittir”(Buhari No: 2348) buyruluyor. Hal böyle olunca malını korurken öldürülen şehit ise ırzını korurken öldürülen hayli hayli şehittir. Bu yavrumuzun kendisinin ve ailesinin Müslüman olduğundan şüphe olmadığı için bu hadis-i şeriflerin müjdesine nail olacağı aşikârdır. Ama Müslüman olmayan biri bu tarz kötü şeylerle karşılaşsa İslam’a göre ona şehit diyemiyoruz. O da tabi masumdur. Şehit İslami bir mertebe olduğundan Özgecan yavrumuz Müslüman olduğuna göre bu hadis-i şerifler kesinlikle kendisine uygun düşmektedir. 

    HÜKMİ ŞEHİT

    Şunu belirtelim ki bir hakiki şehitlik vardır bir de hükmi şehitlik vardır. Hakiki şehit vatanı müdafaa ederken Allah yolunda cephede öldürülen kimsedir. Onlar kanlarıyla gömülürler. Cenazeleri yıkanmaz ve elbiseleri çıkartılmaz. Şehitliğin bir de hükmi kısmı vardır. Haksız yere öldürülenler, malını müdafaa ederken öldürülenler, depremde, göçük altında ölenler, yanarak ölenler şehittir. Bunlar gibi ölümler hükmi şehitliği kazandırır. Hükmi şehitlikte cenaze yıkanır, kefenlenir. 

    Cephede ölenden farkı budur. Ancak hükmi şehitlikte sevap bakımından Allah indinde şehit itibarı görür. 

    EVLİYALARDAN KIYMETLİ

    Allah’ın kendilerine en çok değer verdiği kullar 4 kısımdır. Bunların başında peygamberler gelir. Sonra sıddıklar gelir. Ebu Bekir Sıddık bunların reisidir. Daha sonra şehitler gelir. Bunların efendisi Hazreti Hamza’dır. Daha sonra da salihler gelir.  

    Nisa Suresi’nin 69. Ayetinde bu dört zümre zikredilmektedir. Görüldüğü üzere peygamberler ve sıddıklardan sonra şehitler geliyor. Evliyadan bile önce şehitler geliyor yani. Dolayısıyla mertebeleri Allah indinde çok kıymetlidir. Ve kanlarının ilk damlasıyla bütün günahları bağışlanmaktadır.  Ahirette kendilerine özel makamlar, köşkler, saraylar ve diğer Müslümanlardan daha öncelikli haklar verilecektir. Dolayısıyla hükmen şehit olanlar da aynı müjdeleri ahirette alacaklardır. Özgecan’ı kendi kızım yerine koydum ve acısının ciğerimi yaktığını hissettim. Rabbim özel rahmeti ile muamele eylesin, sualsiz hesapsız cennetine dâhil etsin. Ailesine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. (Vahdet)

    Katil zanlılarından Fatih Gökçe'nin avukatı konuştu

    Özgecan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'e yardım edenler arasında bulunan Fatih Gökçe'nin avukatı "Savunma hakkı diye bir şey var" dedi

    Mersin'in Tarsus ilçesinde tecavüz girişimine direndikten sonra öldürülen 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'e yardım edenler arasında bulunan Fatih Gökçe'nin avukatı Evrensel gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    "AVUKATLIĞIN NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ"

    Avukat Nazmi Karataylı, Baro'nun "zanlıları savunmayacağız" kararıyla ilgili "Benim kendime göre sebeplerim var, savunma hakkı diye bir şey var ve ben bir savunma yapmaya çalışıyorum. Avukatlığın ne olduğunu bilmemek gibi bir sorunumuz var" dedi.

    "BU SİZİ İLGİLENDİRMEZ"

    "Nasıl bir savunma yapmayı düşünüyorsunuz" sorusuna sinirlenen Karataylı "Bu sizi ilgilendirmez" yanıtını verdi. Baro tarafından görevlendirilmeyen Avukat Nazmi Karataylı kişisel olarak Gökçe'nin avukatlığını üstlendi.

    1600 AVUKAT İSTEMEDİ

    Mersin Baro Başkanı Antmen Özgecan'ın ailesine dava sürecinde destek vereceklerini belirterek, " Mersin Barosu'nun 1600 avukatı böyle bir caninin yanında olmak istemediklerini beyan etti" açıklamasını yapmıştı.

    Özgecan Aslan'ın katili ifade değiştirdi

    Özgecan Aslan'ın katil zanlıları olayı soğuk kanlılıkla anlattı ancak ifadeleri birbirini tutmadı.

    Türkiye vahşice işlenen Özgecan Aslan cinayetiyle ayağa kalktı. Tarsus Sulh Ceza Hakimliği üç zanlının canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçundan tutuklanmasına karar verdi. Zanlılar, güvenlik gerekçesiyle adliyeye getirilen cezaevi aracı ile Tarsus dışında 3 ayrı cezaevine gönderildi.

    Yakalanan zanlılardan minibüs Şoförü Suphi Altındöken ve Arkadaşı Fatih Gökçe'nin ifadesi ise vahşetin boyutlarını gözler önüne serdi. Zanlıların ifadeleri birbirini tutmazken minibüs şoförü Altındöken tecavüze kalkıştığı iddialarını reddetti, "Öldürme niyetim yoktu pişmanım" dedi.

    100 LİRAYA MERSİN'E GÖTÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ

    Şoför Suphi Altındöken mahkemede Tarsus ilçe Jandarma Komutanlığı'nda verdiği ifadesini tekrarladı. İfadede, Özgecan Aslan'ı yolda duraktan aldığını, araca almasındaki sebebin ise Mersin'e gidecek nöbetçi araca teslim etmek olduğunu söyledi. İfadesine göre, minibüsle nöbetçi araca doğru giderken Özgecan Aslan acelesi olduğunu söyledi. Suphi Altındöken de 100 lira vermesi karşılığında Aslan'ı Mersin'e götüreceğini söyledi, Aslan da kabul etti.

    "BAĞIRARAK KONUŞMAYA BAŞLADI"

    Ancak Altındöken yolda giderken güzergah değiştirdi. Sorguda kendisine sorulan "Neden güzergahı değiştirdin?" sorusuna ise "daha hızlı gitmek için" yanıtını verdi. Ardından anlattıkları ise vahşeti ortaya koydu: "Bayan ben yol güzergahımı değiştirdiğimi görünce bana 'Ne oldu bir terslik mi var?' diye sordu ben de 'Hem erken hem hızlı gideriz hem de aşağı yoldan gitmemiz yasak gören olursa şikayet eder o yüzden otobanı kullanacağım' dedim, otoban bağlantılı yolda giderken 'Senin niyetin ne de bu yola girdin?' dedi. Ben de 'Ben size otobandan gideceğimi söyledim az ileride gişeler var' dedim daha sonra bağırarak konuşmaya başladı.


    Özgecan'ın Katil Zanlıları, Güvenlik Nedeniyle 3 Ayrı Cezaevine Gönderildi

    "ARKADAN BAŞIMA DOĞRU ELİYLE VURDU"

    Bu esnada arkadan başıma doğru eliyle vurdu. İlk vurduğunda karşılık vermedim. Bağırmaya devam edince 'Tamam sus' diyerek köprü üzerindeki kavşaktan geldiğim yola geri döndüm yolda yüksek sesle neden hala burdan gidiyoruz dedi ben de 'Gıcıklandın sen normal yola iniyoruz' dedim. Daha sonra bana ikinci defa vurdu ve boynumu tırnaklarıyla cırmaladı, dikiz aynasından biber gazı çıkardığını ve sıktığını gördüm. Eğildim ve bana denk gelmedi. Aracı yolun kenarında durdurdum ve arka tarafa geçtim içeri girer girmez yüzümü cırmaladı buna çok sinirlendim ve ben de iki elimle saçından tutarak itekledim, ikinci koltuk ve üçüncü koltuk arasına düştü. Sonra bana saldırmak için geri kalkarken ayağımın tabanı ile karın ve göğüs bölgesine iki üç defa vurdum tekrar yerden kalkmak isterken boyun bölgesinde kan gördüm bunun üzerine tekrar bir tekme vurdum."

    "CİNSEL İLİŞKİ GİBİ BİR AMACIM YOKTU"

    Zanlı arkaya geçişindeki amacının ise konuşmak olduğunu iddia etti; "Arkaya geçmemdeki amacım bana vurduğundan dolayı arabadan indirecektim ya da konuşmaktı. Bayan ile cinsel ilişki gibi bir amacım yoktu otopsi raporunda çıkacaktır" dedi.

    İfadenin devamında araçta baygın yatan Özgecan Aslan'ın o halinden sonra panikleyip arkadaşı Fatih Gökçe'yi aradığını söyledi; "O zamana kadar öldürmeye niyetim yoktu ölü olup olmadığını da bilmiyordum" dedi. Genç kızı yakma fikrini ise Fatih Gökçe'nin verdiğini iddia etti ve Gökçe'nin başka bir arkadaşından benzin isteyip o kişinin de benzini getirdiğini, ardından babasından yardım istedi.

    "BOĞAZI FALAN KESİKSE İŞİNİ BİTİR"

    Altındöken'in ifadesine göre o saatten sonra üç zanlı beraber hareket etti. "Üçümüz bir aradayken ben "ne diyorsunuz, ne yapalım" dedim, babam 'Fazla geç olmadan hastaneye götürelim' dedi. Fatih de 'ölmüşse veya hastaneye giderken ölürse başımıza bela olur git bak yaşıyor mu yaşamıyor mu yaşıyorsa ortadan kaldıralım' dedi. Yaşayıp yaşamadığına baktım hızlı bir şekilde nefes aldığını gördüm Fatih 'Boğazı falan kesikse işini bitir şimdi ölsün ortadan kaldıralım' dedi. Otobüste bulunan bıçağı sol kapı gözünden alarak araç içerisine girdim. O panikle bi iki defa boğaz tarafına soktum çıkardım. Fatih 'Oğlum madem yaptın yüzünü cırmalamış kızın tırnaklarında kimliğini bırakmış gibisin' dedi 'Ne yapayım?' diye sordum 'Ellerini kes' dedi."

    Ardından ormanlık yola gittiklerini ve yanında baba Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe varken Özgecan'ın cansız bedenini yaktığını itiraf etti. Katil zanlısı Suphi Altındöken ifadesinin sonunda ise öldürmek gibi bir niyetinin olmadığını ve pişman olduğunu söyledi.

    İFADELERİ BİRBİRİNİ TUTMUYOR

    Vahşi cinayete yardım ettiği iddia edilen arkadaş Fatih Gökçe ile Suphi Altındöken'in ifadeleri ise birbirini tutmuyor. Fatih Gökçe ifadesinde Altındöken'in kendisini arayıp başının belada olduğunu söylediğini, kendisinden benzin istediğini o da bir arkadaşından benzin getirmesini istediğini söyledi.

    İfadede "Ne olduğunu sorduğumda 'geminin ordan bir cono aldım beni soymaya çalıştı, yüzüme biber gazı sıktı ben de konsolumdaki bıçağı salladım biraz boğmuştuk arkada yatıyor öldü' dedi. 'Ben de götür hastaneye bırak kaç' dedim" sözleri yer aldı.

    SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

    "Öldürme işine karıştığımı bilmiyordum" dedi. Neden polise haber vermedin sorusuna ise "Yoldan gelmiştim, bira içmiştim kendimde değildim" diye cevap verdi.

    Baba Necmettin Altındöken ise hiç bir şeyden haberi olmadığını iddia etti.

    Özgecan’dan geriye bu görüntüler kaldı

    Özgecan'ın katilinin şoke eden fotoğrafları

    Mersin'de öldürüldükten sonra cesedi yakılan Özgecan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken'in Facebook hesabındaki fotoğraflar şok etti.

    Özgecan Aslan'ın iki katil zanlısının ardından aranan üçüncü şüpheli bugün yakalandı.
     
    SİLAHLI POZ VERMİŞ

    Özgecan'ın katil zanlısı Suphi Altındöken adına Facebook'ta açılan sayfada zanlıların çok sayıda fotoğrafı paylaşıldı. Elinde silahla poz veren zanlı Fatih Gökçe'nin, ülkücü işareti yaptığı fotoğraflar da dikkat çekti.
     
    İşte Özgecan'ın katil zanlısı adına açılan hesaptan yapılan paylaşımlar;




    Özgecan Aslan'ın katillerinden mide bulandıran paylaşım

    Özgecan'ı öldürdükleri iddiasıyla adliyeye sevk edilen 3 zanlıdan Fatih Gökçe'nin mide bulandıran bir paylaşımda bulunduğu ortaya çıktı.

    Cinayetin ardından gözaltına alınanlardan, minibüs şoförü Suphi Altındöken’in arkadaşı Fatih Gökçe 21 Ocak günü Facebook üzerinden ilginç bir paylaşımda bulunmuş.

    Yüklediği fotoğrafta tecevüze uğramış genç bir kadının haberinin bulunduğu gazete küpürünü paylaşan Fatih Gökçe, bu olayın faili olan ve hapis cezası alan Kasımpaşalı Tekin yerine de kendi fotoğrafını montajlamış.

    KARISINA ŞİDDET UYGULAMIŞ
     
    Suphi Altındöken ile birlikte olaya karıştığı gerekçesiyle gözaltına alınan babası Necmettin Altındöken’in de karısına uyguladığı şiddet nedeniyle eşinin evi terkederek köyüne döndüğü bilgisine ulaşıldı. 





    Yazı kaynağı : www.haber7.com

    Özgecan'ın Katil Zanlısı: Çok İstememe Rağmen Tecavüz Edemedim

    Özgecan'ın Katil Zanlısı: Çok İstememe Rağmen Tecavüz Edemedim

    Mersin'in Tarsus İlçesi'nde hunharca cinayete kurban giden Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın gözaltındaki katil zanlısı minibüs sürücüsü 26 yaşındaki Suphi Altındöken'in jandarmada verdiği ifadeler kan dondurdu.

    Türkiye'yi gözyaşına boğan vahşeti soğukkanlılıkla anlatan Altındöken ifadesinde, Özgecan'a önce tecavüz etmek istediğini, bunu yapamayınca da bıçaklayıp, son darbe olarak kafasına levye ile vurup öldürdüğünü anlattı, "Cesedi ortadan kaldırmak için üzerine benzin döküp çakmağı çakıp yaktım. Çünkü gömmeye zamanımız yoktu" dedi.

    KORKUNÇ VAHŞETİ EN İNCE DETAYINA KADAR ANLATTI

    Mersin'in Tarsus İlçesi'nde 11 Şubat günü ortadan kaybolan ve 13 Şubat'ta yakılmış cesedi bulunan Özgecan Aslan'ın öldürülmesi, tüm Türkiye'yi ayağa kaldırırken, katil zanlısı Suphi Altındöken, sorgusunda suçunu itiraf edip cinayeti nasıl işlediğini soğukkanlılıkla en ince detayına kadar anlattı.

    "TERS YÖNE GİTTİĞİMİ FARK EDİNCE BANA BAĞIRMAYA BAŞLADI"

    "Özgecan 'Mersin'e gideceğim' dedi. Ben D-400 karayolu yerine Hal Kavşağı'ndan otoban istikametine gittim. Özgecan ters yöne gittiğimi daha sonra fark etti, bana bağırmaya başladı. Ben de biraz gittikten sonra aracı kenarda durdurdum tecavüz etmek amacı ile saldırdım. Ancak boğuşmaya başladık, bu sırada cebinden çıkardığı biber gazını yüzüme sıktı, tırnakları ile de yüzümü parçaladı.

    "ÇOK İSTEMEME RAĞMEN TECAVÜZ ETMEMİ ENGELLEDİ"

    Çok istememe rağmen direnerek tecavüz etmemi engelledi. Bu sırada tırnaklarıyla yüzümü parçalayarak canımı çok yaktı. Bir anda kendimi kaybettim. Araçta bulunan bıçağımı rastgele sallamaya başladım. Sinirden korkudan ne yaptığımı hatırlamıyorum. Kaç defa sapladığımı hatırlamıyorum. DNA testinde delil bırakmamak için de iki elini bileklerinden kestim, cesedi yaktım."

    "LEVYE İLE DEFALARCA VURDUM"

    Bıçakladığı Özgecan'ın hemen ölmeyince bir anda paniğe kapıldığını belirten Altındöken, son darbeyi nasıl gerçekleştirdiğini de kılı kıpırdaman şöyle anlattı:

    "Bıçakladıktan sonra ölmediğini gördüm ve araçta bulunan levye ile kafasına defalarca vurmaya başladım. Öldükten sonra da aracın içerisine gizlediğim cesetle tekrar Tarsus şehir merkezine geldim. Babamı ve arkadaşımı alarak, cesedin ortadan kaldırılması ve geride hiçbir ipucu bırakmamak için de yakmamız gerektiğini söyledim. "

    "GÖMMEYE ZAMANIMIZ YOKTU, BİZ DE YAKTIK"

    "Babam Necmettin ve arkadaşım Fatih Gökçe ile eski Ankara D-750 karayolu Çamalan Köyü'nün yakınlarında bulunan Alman Mezarlığı bölgesine gittik. Babam ve arkadaşımın yardımıyla araçtan cesedi indirip Cin Deresi kenarına bıraktık. Üzerine benzin döküp, çakmağı çaktım. Cesedi ortadan kaldırmak için yaktım. Çünkü gömmeye zamanımız yoktu. Cesedin yakılmasını ben istedim, çünkü bulununca tanınmaz diye düşündüm."

    Yazı kaynağı : www.haberler.com

    özgecan aslan'ın cesedinin fotoğrafını paylaşmak

    Özgecan yakılarak öldürülmüş halde bulundu - Dailymotion Video

    Son dakika haberler... Özgecan Aslan'ın ölümünün 6'ncı yılı! Mezarı başında anılıyor

    Son dakika haberler... Özgecan Aslan'ın ölümünün 6'ncı yılı! Mezarı başında anılıyor

    11 Şubat 2015 tarihinde Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Özgecan Aslan'a ulaşamayan ailesi, polise kayıp başvurusunda bulundu. Üniversiteli Özgecan, ailesi, arkadaşları ve polis tarafından her yerde aranırken, Tarsus- Mersin- Adana arasında yolcu taşımacılığı yapan 33 B 8756 plakalı minibüsün sürücüsü Ahmet Suphi Altındöken jandarma noktasında durarak otoyola nasıl çıkacağını sordu. Jandarma, minibüsün tarif ettikleri yol yerine ormanlık alana doğru gittiğini fark edince şüphelenip takibe başladı. Jandarma ekibi, peşinden gittiği minibüsü yol kenarında durdurup arama yaptı. Ahmet Suphi Altındöken ile yanındaki babası Necmettin Altındöken (50) ve Fatih Gökçe'nin (20) bulunduğu minibüste kan izlerine rastlandı. Ahmet Suphi Altındöken, müşteri olarak minibüse aldıkları 2 yolcunun kavga ettiğini o yüzden kan lekelerinin olduğunu ileri sürdü. Gözaltına alınan 3 şüpheli, yapılan işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

    Araştırmasını sürdüren jandarma, üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın kayıp bilgisi üzerine tekrar minibüsü aramaya başladı. Tarsus'ta yapılan yol kontroller sırasında minibüs, içinde Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe ile birlikte durduruldu. Minibüste yeniden yapılan aramada bulunan kadın şapkası, kayıp öğrencinin babası Mehmet Aslan'a, gösterildi. Mehmet Aslan, şapkanın kızı Özgecan'a ait olduğunu söyledi. Bunun üzerine sorgulanan Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe, genç kızı bıçaklayarak öldürdüklerini, cesedini benzin dökerek yaktıklarını, ardından da Çamalan köyü Alman Mezarlığı yakınındaki Cin Deresi yatağına attıklarını itiraf etti. Şüphelilerin gösterdiği yerde yapılan aramada, dere yatağında piknik yapılan çamlık alanda, vücudunun bir bölümü yanmış, elleri kesilmiş kadın cesedi bulundu. Yapılan DNA incelemesinde cesedin, üniversiteli Özgecan'a ait olduğu belirlendi. Özgecan Aslan, Mersin'de 5 bin kişinin katılımıyla defnedildi.

    Genç kızın katili Suphi Altındöken ise jandarma tarafından saklandığı yerde yakalandı. Hakim karşısına çıkan Suphi Altındöken ve Necmettin Altındöken, Fatih Gökçe ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.

    CEZAEVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ

    Adana Kürkçüler Cezaevi'nde kalan Suphi Altındöken ve babası Necmettin Altındöken, aynı cezavinde hükümlü Gültekin Alan'ın tabancalı saldırı sonucu yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Ahmet Suphi Altındöken öldü, babası ise yaralandı. Cenazesi Tarsus'a götürülen Altındöken'i mezarlıklar kabul etmeyince Adana'daki bir hastanenin morgunda 5 gün bekletildi. Cenaze 5 günün ardıdan gizlice ismi verilmeyen bir mezarlığa defnedildi.

    KADINA ŞİDDETİN SİMGESİ OLDU

    Vahşice katledilen üniversiteli Özgecan Aslan, ölümünün 6'ncı yılında ailesi ve sevenleri tarafından bugün mezarı başında anılyor. Kadına şiddetin simgesi haline gelen, katledilişi günlerce protesto edilen Özgecan Aslan'ın adının yaşatılması için TJK tarafından özel koşu düzenlenirken, birçok parka da adı verildi.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap