Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    özel öğretim yöntemleri ders notları

    1 ziyaretçi

    özel öğretim yöntemleri ders notları bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Ders: Özel Öğretim Yöntemleri

    Ankara Üniversitesi

    Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı

    Ankara Üniversitesi Açık Erişim Yayınları

    E-Kütüphane

    Yazı kaynağı : acikders.ankara.edu.tr

    Ders: Özel Öğretim Yöntemleri 2

    Ankara Üniversitesi

    Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı

    Ankara Üniversitesi Açık Erişim Yayınları

    E-Kütüphane

    Yazı kaynağı : acikders.ankara.edu.tr

    Özel Öğretim Yöntemleri. Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu

    Özel Öğretim Yöntemleri. Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu

    Transkript

    1 Özel Öğretim Yöntemleri Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu

    2 Öğretim Stratejileri Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu

    3 1- TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Stratejisi; STRATEJİLER YÖNTEMLER Teknikler Dersin amaçlarına yön veren oldukça genel bir çerçevedir. Öğretim yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Öğretim sürecine her boyutta yön verir. Sunuş-buluş-araştırma inceleme olmak üzere üç türü vardır. Genel ve Yaygın Özel Öğretim Yöntemi: Öğretimin amaçlarına ulaşmak için öğretmenlerin öğretim amaçlarını, materyallerini, konuyu öğretim tekniklerini kullanmalarını ifade eder. Öncelikle strateji belirlenir, sonra yöntem seçilir. Öğretim Teknikleri: Seçilen öğretim yöntemine uygun olan daha spesifik öğretimsel davranışlardır. Öğretmenlerin öğrenmeyi en iyi şekilde gerçekleştirebilmeleri için dersin içeriğine konun özelliğine göre seçtikleri yoldur.

    4 Strateji-Yöntem-Teknik İlişkisi Strateji (Yaklaşım) Yöntem (Yol) Teknik (Uygulama biçimi)

    5 Öğretim stratejisi Öğretmen tarafından; bir dersin veya bir konunun öğretilmesinde, hedefe ulaşmak için seçilen öğretim metodu, çeşitli teknikler ve değerlendirmeler bütünüdür. Öğretim stratejisi Öğretmen merkezli stratejiler Öğrenci merkezli stratejiler

    6 Öğretim yöntem ve teknikleri, öğretim stratejilerinin yapı taşlarıdır. Bazı eğitimciler, öğretim yönteminin bir "öğretim tekniği" olduğunu savunurlarken, bazıları da tekniği, daha geniş olan yöntemin içindeki bazı küçük işleri yapma yolu olarak anlarlar. Yani, bir yöntemin içinde çeşitli teknikler kullanılabilir Her öğretim yöntemi her derse, her konuya, her öğrenci grubuna, her öğretim düzeyine uygun olmayabilir. Değişik durumlarda değişik yöntemlerin kullanılması gerekir

    7 Konunun İçeriği ve Hedefleri Öğretmenin Özellikleri Öğrenci Özellikleri Öğrenme Çevresi Strateji Seçimini Etkileyen Değişkenler

    8 Yöntem Seçimini Etkileyen Faktörler 1) Dersin muhtevası: 2) Öğrenci özellikleri: 3) Öğretmen özellikleri: 4) Öğretim araçlarının durumu: Ders konuların tabiatı, yöntemin belirleyicisidir. Fizik-Kimya dersinde laboratuar çalışması gerekebilir. Konunun, en iyi öğretilebileceği yöntem kullanılmalıdır. Öğrencilerin yaş, cinsiyet, ilgileri, motivasyonları, Ailelerin sosyo-ekonomik özellikleri etkili olabilir. Öğrenci özelliklerine göre değişik yöntem uygulanmalı Değişik öğretmen tipleri vardır: teorik, ekonomik, politik tip v.s. Öğretmenin yaşı, cinsiyeti, kıdemi, o günkü durumu ve psikolojisi de öğretim metodu seçimini etkiler. Okuldaki ders araçları yöntem seçimini etkiler. Bilgisayar, tepegöz, slayt projeksiyon, laboratuvar, kütüphane gibi imkanlar yöntem seçimini etkiler.

    9 II-ÖĞRETİM STRATEJİLERİ 1- SUNUŞ YOLU İLE ÖĞRETİM 2- BULUŞ YOLU İLE ÖĞRETİM 3- ARAŞTIRMA VE İNCELEME YOLU İLE ÖĞRETİM ÖĞRETME STRATEJİLERİ Sunuş Yoluyla Öğretim Buluş Yoluyla Öğretim Araştırma Ve İnceleme Yoluyla Öğretim

    10 1 - Sunuş Yoluyla Öğretim

    11 Ausubel tarafından, Buluş Yoluyla Öğretim e alternatif olarak geliştirilen bir öğretim modelidir. Alış Yolu, Alma Yolu, Anlamlı Öğrenme şeklinde de adlandırılmaktadır Bu yaklaşımda da ezberleyerek öğrenme yerine anlamlı öğrenmeye önem verilmektedir. Dersin veya ünitenin giriş etkinliklerinde kullanılır. Kavram ilke ve genellemelerin açıklanmasında kullanılır. Tümdengelim yaklaşımı esas alınır(genelden özele) Ausubel e göre birey bilgileri keşfetmekten çok hazır olarak alır.

    12 Ezberden ziyade anlamlı bir öğrenme için, öğrenilecek bilgilerin öğretmen tarafından kendi içinde anlamlı ve organize bir bütün haline getirmesi gerekir. Bilginin, belli bir düzen ve aşamalılık içinde aktarılmasını ve tümdengelim yaklaşımı yoluyla öğretilmesini içerir. Verilen ilke ve kavramlar aşamalı bir sıra izlenmeli, örnek resim ve şekillere yer verilmeli Öğretmenler sunuş yoluyla öğretimi kullanırken, fikirleri en somut yollarla, öğrencinin çok sayıda duyu organını harekete geçirecek biçimde sunmaları gerekmektedir. Kavram haritaları anlamlı öğrenme için kullanılan bir tekniktir.bütün öğrencilerin anlayabileceği bir dil kullanmalı Öğrenciler neleri öğrenecekleri konusunda bilgilendirmeli, Sunuş, ses tonu değişiklikleri, jest ve mimiklerle desteklenmeli Sunuş, konunun önemli kısımları özetlenerek bitirmeli.öğretmen sınıfı sürekli denetlemeli, her öğrenciyle göz iletişimi kurmalı

    13 Ausubel Sunuş Yoluyla Öğretim Modelinde Önemsediği Düzenleyicileri Üçe Ayırır Gelişmiş Ön Düzenleyiciler: Öğrenciler yeni gelen bilgiler ile halihazırda sahip oldukları bilgiler arasında köprü kurmalarını sağlayan bilgilerdir. Açıklayıcı Düzenleyiciler: Bireyin daha önce hiç karşılaşmadığı bir konu hakkında önbilgi edinmesini sağlayan düzenleyicilerdir. Konuların birbirleriyle ilişkisinin şematik olarak verilmesi bu tür düzenleyicilere örnek verilebilir. Karşılaştırıcı Düzenleyiciler: Öğrencinin yeni gelen bilgileri daha önceki bilgilerle karşılaştırmasını sağlayan düzenleyicilerdir. Örneğin; bilgi işlem kuramı açıklanırken bilgisayar benzetmesinin önceden verilmesi

    14 Uygulama Aşamaları Ön bilgilerin sunulması (başlangıç) Öğrenilecek yeni konunun, materyalin sunulmasıyla bilişsel yapının güçlendirilmesi (gelişme) Konunun, önceki öğrenilenlerle ilişkilendirilmesi (sonuç)

    15 Öğrenciye sunulan materyallerin onun için anlamlı olması gerekir. Öğrenci öğrenilecek materyalle ilgili önbilgilere sahip olmalı. Öğrencinin anlamlı öğrenmeye niyetli olması gerekir. Derse ön düzenleyiciler ile başlanmalı Materyaller öğrencinin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmalı Öğretim sırasında öğrencilere bol örnek verilmeli. Örnekler verilirken öğrencilerin dikkati örnekler arasındaki benzerlik ve farklılıklara çekilmeli.

    16 Uygulamada Görülen Bazı Eksiklikler Ön düzenleyicileri yeterince sunamamak Sunuş yaklaşımını düz anlatım yöntemine indirgemek. Alternatif yaklaşımları göz ardı etmek. Destekleyici öğeleri önemsememek Parçacı (tikel)bakışa ağırlık vermek. Öğrencileri derse katmamak.

    17 Sunuş Yoluyla Öğretim AVANTAJLARI SINIRLILIKLAR Kısa zamanda çok bilgi kazandırır. Düzenleyicilerin belirlenmesi güçtür. Anlamlı öğrenmeyi sağlar. Dersin işlenişi ekonomik ve kolaydır. Kalabalık sınıflarda etkin stratejidir. Organizeli bilgi sağlar Anlamlı öğrenmeye istekli olmayan öğrenci, ezbere yönelebilir. İyi bir hazırlık gerektirir. Öğrenciler arasındaki bireysel farklılıkları dikkate almak zordur.

    18 Kullanılabilen Yöntem ve Teknikler Workshop Tekniği Soru- Cevap Yöntemi Gösteri (Afiş,Slayt) Tekniği Anlatım Yöntemi Beyin Fırtınası Tekniği Örnek Olay Yöntemi Balık Kılçığı Tekniği

    19 2 - Buluş Yoluyla Öğretim

    20 Temel Özellikleri Bruner tarafından 1960 lı yıllarda geliştirilmiştir. Öncüleri Bruner ve Piaget tir. Keşfederek Öğrenme, Sezgisel Öğrenme şeklinde de adlandırılmaktadır Öğrenmede, bireysel yaşantılardan hareketle, somuttan soyuta doğru ve keşfetme yoluyla yaparak yaşayarak öğrenilenlerin pekiştirilmesi esasına dayanır. Bruner, öğrenmeyi, öğrenenin yeni fikirler oluşturduğu veya eski bilgilerine yeni kavramlar eklediği aktif bir süreç olarak görür. Bruner a göre öğrenciyi harekete geçiren en büyük güdü merak, başarılı olma ve birlikte çalışmadır. Öğrenme süreci öğrencinin kendi etkinliklerine dayalı olup öğretmenin görevi öğrenciye rehberlik etmektir.

    21 Buluş yolu, zihinde tutmayı ve transferi kolaylaştırır. Öğrenmeyi güdüler, sezmek ve bulmak esaslarına dayanır. Öğrenci merkezli olup öğrencinin öğrenme sürecine etkin katılması esastır. Özelden genele doğrudur (Tümevarım) Öğretmen sorularla öğrencilerin meraklarını uyandırmalı, onlara rehberlik yaparak aktif katılımı sağlamalıdır. Öğretmen; öğrenciye rehberlik eder. Hazır bilgi sunmaz, konuya merak uyandırarak öğrencinin bilgiyi keşfetmesine ortam hazırlar, cevabı öğrenciye buldurur.

    22 Buluş Yoluyla Öğretim Yapılandırılmış Buluş: Öğretmen kılavuzluğunda gerçekleştirilir. Sonucu bile öğretmen planlar. Yapılandırılmamış Buluş: Planlanmamış doğal bir ortamda problemin çözümünü birey kendi kendine bulur. Çevre düzenlemesi çok önemlidir. Eğitimci çevrenin kullanım yönlerinin hepsine hakimdir. Bu buluş türünde her şey en ince ayrıntısına kadar planlanır. Örneğin ; küçük yaşlardaki öğrenmelerin bir çoğu oyun içinde kendiliğinden oluşan, bir anlamda yapılandırılmamış öğrenmelerdir

    23 Bruner in Öğrenme Teorisinin Temel Unsurları 1) Öğrenci Öğrenmeye Hazır Olmalı: Her çocuğun içinde bir öğrenme arzusu veya güdüsü (merak) vardır. 2) Bilgiler; Yapılandırılmış ve Öğrencinin Kolay Alabilecekleri Olmalı: Öğrenmenin başarılı olması için, konuların önceden bilinen temel kavram ve ilkelere dayandırılması gerekir. 3) Öğrenilecek Materyal Etkili ve Ardışık Olarak Sunulmalı: Öğretilecek bilgiler, çocuğun zihinsel gelişimine uygun olmalı, kullanılacak araçgereç ona göre sıralanmalı. (Kolaydan zora, basitten karmaşığa ) 4) Öğrenmede Pekiştireçler Kullanılmalı: Pekiştirmenin zamanlaması çok önemlidir. Güdüleme amaçlı olmalı, öğrencinin öğrenme isteğinin içten gelmesine odaklanmalıdır

    24 Uygulama Aşamaları Öğretmenin örnekleri sunması Öğrencilerin örnekleri betimlemeleri Öğretmenin ek örnekler vermesi Öğrencilerin ek örnekleri betimlemesi ve öncekilerle karşılaştırmaları Öğretmenin ek örnekleri ve örnek olmayan durumları sunması Öğrencilerin zıt örnekleri karşılaştırmaları Öğretmenin, öğrencilerin teşhis ettiği özellikleri, ilişkileri ya da ilkeleri vurgulaması Öğrencilerin tanımlamaları, ilişkileri ve özellikleri ifade etmeleri Öğretmenin öğrencilerden ek örnekler istemesi.

    25

    26 Buluş Yoluyla Öğretimin Etkili Kullanımı Bu strateji; kavrama,analiz,sentez,değerlendirme gibi üst düzeyde hedef davranışların kazandırılmasında kullanılmalı, Öğretmen öğrenme sürecini önceden çok iyi planlamalı, öğrencilere verilecek örnek durumlar önceden hazırlanmalı, Öğretmen bu stratejide hiçbir açıklamada(ipucu hariç) ve anlatımda bulunmamalı, yönlendirici sorularla öğrencileri cevabı tahmin etme konusunda cesaretlendirmeli, Öğretmen konuyla ilgili çok sayıda örnek vermeli ve öğrencilerden de yeni örnekler istemeli, Stratejinin uygulanması esnasında değişik yöntem, araç-gereçler ve oyunlar kullanılmalı, Dersle doğrudan ilgili olmayan konularda da olsa öğrencilerin merakını doyurmaya önem verilmeli, Ders konusuyla ilgili alanlarda çok sayıda zıt örnekler kullanılmalı, Örneklere, alıştırmalara ve öğrenci etkinliklerine yeterince zaman ayrılmalıdır.

    27 Uygulamada Görülen Bazı Eksiklikler Dersin ön hazırlık ve planlamasının yetersiz olması Örneklem seçiminde isabet olmaması Örnek üzerinde düşünmede öğrenciye yeterli zaman verilmemesi Zıt örneklerin göz ardı edilmesi. Benzerlik ve farklılıklara vurgu yapılmaması

    28 Buluş Yoluyla Öğretim AVANTAJLARI Problem çözme becerisini geliştirir. Etkin/ aktif katılımı olduğu için öğrenme kalıcı olur. Öğrencileri araştırma yapmaya teşvik eder, düşünmeye sevk eder Bilişsel alanı kavrama, analiz ve sentez, duyuşsal alanın örgütleme, psikomotor alanında duruma uydurma düzeylerindeki hedef davranışlar kazandırılır. SINIRLILIKLARI Her konu buluş yoluyla öğretime uygun değildir. Konuyla ilgili ön bilgi gerektirir Çok sayıda araç gereç gerektirdiği için maliyeti yüksektir. Çok iyi bilen kişiler tarafından yürütülmesi gerekir. Bazen sonuca ulaşılamayabilir. Çok fazla zaman alır.

    29 Eğitimciye yaraşan balık tutmayı öğretmektir.

    30 Kullanılabilen Yöntem ve Teknikler Rol Oynama Beyin Fırtınası Benzetme Soru-Cevap Dramatize Etme Örnek Olay Tartışma

    31 Sunuş ve Buluş Yoluyla Öğrenme Stratejilerinin Ortak Özellikleri 1 - İki yaklaşımda da öğrencinin aktif olarak öğrenme sürecine katılmasını gerektirir. 2 - Her iki yaklaşımda da öğrencilerin ön öğrenmelerinin harekete geçirilmesine ve yeni öğrenmelerinin ilişkilerinin kurulması önemlidir. 3 - Bir diğer ortak özellikleri de her yeni öğrenmelerin sürekli olarak bireyin zihninde birtakım değişmelere neden olduğu konusundaki görüş birliğidir. Diğer bir deyişle, her iki yaklaşımda bilişsel bir nitelik taşımaktadır ve anlamlı öğrenmenin oluşturulmasını savunmaktadır.

    32 3 Araştırma - İnceleme Yoluyla Öğretim

    33 Temel Özellikleri; Suchman ve J. Dewey tarafından geliştirilmiştir. Öğrencilere araştırma etkinliklerini problem çözme yoluyla öğretmeyi amaçlar, Öğrenciler bir öğrenme konusu üzerinde bilimsel yöntemin (problem çözme süreci) basamaklarını kullanarak öğrenmeyi gerçekleştirir. Öğretmenin öğrencilerden verdiği bir konu ile ilgili değişik kaynaklardan bilgi toplamalarını sağlaması, olayı değişik boyutlarıyla ele almalarını, bunlar arasındaki ilişkileri belirleyip sonuca ulaşmalarını sağlamasıdır. Bu durumda öğrenci olayın değişik boyutlarını ve bu boyutlar arasındaki bağlantıları ortaya koyarak en üst düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olur. Öğrenci kendi gayretleriyle öğrenir; öğretmen öğrenciyi araştırmaya, incelemeye yönlendirir. Öğrenci problemi hisseder,tanımlar, problemin çözümü için hipotezler kurar, hipotezlerin sınanması için veri toplar ve verileri değerlendirerek sonuca ulaşır

    34 Bu yaklaşımda problem çözme, örnek olay, laboratuar yöntemleri, deney, gezi, gözlem gibi teknikler etkili bir şekilde kullanılabilir. Bu strateji, bilimin anlaşılmasına, yaratıcı düşüncenin kullanılmasına, bilgiyi inceleme, analiz etme ve üretme becerilerini geliştirilmesine imkan sağlar. Özellikle uygulama ve daha üst düzeydeki hedef-davranışların öğrencilere kazandırılmasında kullanılır. Sınıf içi ve dışı öğretim yöntem ve tekniklerinin kullanılmasını gerektirir. Yaparak yaşayarak öğrenme ilkesini temele alır. Tümevarım ve tümdengelim akıl yürütme yollarının birlikte kullanılmasını gerektirir. Öğrenci problem uygulamanın merkezindedir. Problem çözme, yansıtıcı düşünme, eleştirel düşünme ve karar verme gibi üst düzey düşünme becerilerini temele alır.

    35 Uygulama Aşamaları; Problemi hissetme ve onunla yüzleşme Problem durumunu tanımlama ve netleştirme Problemle ilgili bir araya getirerek hipotezler kurma. Problemin çözümü için yöntem geliştirme ve veriler-kanıtlar toplama Veri ve kanıtları analiz ederek hipotezleri test etme. Sonucu raporlaştırma

    36 Uygulamada Görülen Bazı Eksiklikler Problemin,öğrencinin bilişsel sürecini zorlamayacak kadar kolay olması. Öğrencinin gerçek hayatında bir problem olarak karşılaşmadığı durumların problem olarak öne sürülmesi(havuz problemleri gibi). Öğrencinin yapması gereken işlemleri(deney vs.)öğretmenin yapması. Problemin sonucu ile ilgili öğretmen beklentilerinin açığa vurulması. Problem çözümü için öğrenciye yeterince zaman verilmemesi.

    37 Araştırma-İnceleme Yoluyla Öğretim AVANTAJLARI SINIRLILIKLARI Öğrencileri çok yönlü düşünmeye sevk eder, sorumluluk duygusunu gelişirtirir Problem üzerinde çalışarak, çözüm üretme becerilerini geliştirirler. Probleme çözüm üretme çabaları, çocukları ezber yerine düşünmeye yönlendirir Öğrenciler genellikle üst düzey kazanımlar ve alternatif beceriler geliştirirler. Öğrencilerde araştırma becerileri ve bilimsel düşünce gücünü geliştirir. Öğrenci aktif olduğu için, daha motive edici olup öğrenciyi, üzerinde çalışılan konu ile ilgili daha ayrıntılı düşünmeye sevk eder. Daha fazla zaman gerektirir ancak her zaman bu mümkün olmayabilir. Bazı durumlar fazla materyal gerektirebilir. Materyal, maliyetin yükselmesine sebep olur. Problemlerin her zaman öğrencinin hayatıyla ilgisini kurmak zor olacağından, öğrencide isteksizlik oluşturabilir. Problemin tamamen çözülmesi mümkün olmadığı durumlarda öğrencilerin güdülenmesini olumsuz etkileyebilir. Kalabalık sınıflar için uygulanması zordur. Öğretmen her öğrenciye yeterince rehberlik sağlayamayabilir. Her konunun öğretimine uygun bir yaklaşım olmayabilir.

    38 Kullanılabilen Yöntem ve Teknikler Gezi, gözlem Bireysel Çalışma Deney Problem Çözme Laboratuar Örnek olay

    Yazı kaynağı : docplayer.biz.tr

    Türkçe Özel Öğretim Yöntemleri Ders Notları

    Türkçe Özel Öğretim Yöntemleri Ders Notları

    1) Türk Milli Eğitimi’nin temel ilkelerini yazarak bunlardan “Fırsat ve İmkân Eşitliği” ile “Okul Aile İşbirliği” ilkesini açıklayınız.

    Fırsat ve İmhan Eşitliği:

    Eğitimde kadın-erkek herkese eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlanır.

    Maddi imkânı olmayan öğrencilere yükseköğretime kadar parasız yatılı ve burs imkânı sağlanır.

    Özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocuklar için özel tedbirler alınır.

    Okul-Aile İşbirliği:

    Eğitim kurumlarının amaçlarını gerçekleştirmesine katkıda bulunmak için okul-aile arasında işbirliği sağlanır.

    Okullarda kurulan Okul Aile Birlikleri’nin işleyiş ve kuruluşunu MEB’ce çıkarılacak bir yönetmelik belirler.

    2) İlke nedir? Türkçe öğretiminin temel ilkelerinden güncellik, hedef kitleye görelik, demokratiklik ilkelerini açıklayınız.

    Doğruluğu ispatlanmış temel kılavuz düşüncelere ilke denir.

    Eğitimde de ya da davranışların değerlendirilmesinde temel görüş ya da düşünceye ilke denir.

    Güncellik

    Öğrencilerin yaşadığı hayatın gerçekleriyle karşı karşıya gelmelerini, yakın çevre, ülke ve dünya olaylarına ilgi duymalarını sağlamak için ders içeriği ile güncel olaylar ve sorunlar arasında ilgi kurmak, eğitim ve öğretim etkinliklerinin yürütülmesini öngörmektedir.

    Hedef Kitleye Görelik

    Hedef kitle davranış kazanacak, kalıcı değişikliğe uğrayacak öğrencilerdir.

    Eğitim-öğretim etkinliklerinin öğrenciye göre düzenlenmesi ve yürütülmesi gerekmektedir.

    Öğrencinin gelişim özellikleri, ilgi ve ihtiyaçları, olayları algılama şekilleri bilinmeli ve buna göre hareket edilmelidir.

    Bilgiye dayalı metinlerin 8. sınıf; olaya dayalı metinlerin ise 6. sınıfta okutulması bu ilkenin gereğidir.

    Demokratiklik

    Demokratik toplumlarda kişilerin bazı hak ve özgürlükleri vardır. Bu hak ve özgürlükleri sağlamanın ve savunmanın temel aracı dildir.

    Dil, din, ırk farkı gözetilmeksizin öğrencilere eşit davranılmalıdır.

    3) Ders kitabında kullanılan görsel unsurların seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

    4) II. Maarif Şurasında Türkçe öğretimiyle ilgili alınan kararları yazınız.

    İlkokul, ortaokul Türkçe programları ile lise edebiyat programları incelenerek yapılacak düzetmeler üzerinde durulmuştur.

    Öğretmen yetiştiren kurumların Türkçe programları ve kaliteli öğretmen yetiştirmek için nelerin yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

    Öğretmenleri mesleki bilgilerini tazelemek ve arttırmak için mesleki kitaplarla mecmualara şiddetle lüzum vardır denilerek maarif vekilliğinin gerekli eserleri netleştirmesi tavsiye edilmiştir.

    İlkokul, ortaokul ve lise ders kitapları incelenmiş ve bu kitapların nasıl daha mükemmel hale getirileceği izah edilmiştir.

    Öğrenciler için yardımcı kitaplar üzerinde durulmuştur. Tavsiye edilecek kitapların Bakanlık tarafından sınıf seviyelerine göre tertip ve tanzim edilmesi istenmiştir.

    Sınıf kütüphanesinde çocuk kitaplarına, gazete ve dergilerine gereken önemin verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

    Öğrencilerin Türkçeyi güzel kullanması sadece Türkçe derslerinde değil diğer derslerde de birinci dereceden önemli olduğu vurgulanmıştır.

    İmla kılavuzunun tekrar gözden geçirilmesi ve her türlü alanda imla kılavuzuna başvurulması gerektiği vurgulanmıştır.

    Terimlerin Türkçeleştirilmesi üzerinde görüşler, çalışma metotları ve alınan kararlar belirtilmiştir.

    5) 2104 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayımlanan yönergeye göre Türkçe dersinde Atatürk ile ilgili konulara nasıl yer verilmelidir?

    6) Strateji, yöntem, teknik terimlerini açıklayınız. Türkçe öğretiminde kullanılan yöntemlerden 5 tanesini yazarak bir tanesini açıklayınız.

    Strateji

    Eğitim-öğretim faaliyetlerine yön veren temel felsefe, anlayış ve yaklaşımlardır.

    Sınıf için öğretim faaliyetlerinin belirlenmesinden değerlendirilmesine kadar dersle ilgili öğretim sürecine yön verir

    Yöntem

    Bir amaca ulaşmak için izlenen yoldur.

    Teknik

    Eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullanılan yönetim kişiler, yer, zaman, fiziksel şartlar, araç ve gereçlere bağlı olarak uygulanış şekillerine denir.

    7) Eğitim ortamı olarak çocuğun yaşadığı çevreyi hangi amaçla nasıl kullanırız?

    Kütüphaneye götürüp kitaplar ile ilgili bilgi edinmelerini sağlarız.

    Tarihi yerleri gezdirip kültürel değerleri tanıtırız.

    İşyerlerinin isimlerinden Türkçe ve yabancı olanları belirlemelerini isteriz. Bu isimlerle kelime öğretimi yapılabilir.

    8) 2005 Türkçe programında yer alan temel beceriler nelerdir?

    9) Türkçe öğretimiyle ilgili 10 tez, 10 kitap ve 10 makale ismi yazınız.

    Kitaplar

    Makaleler

    Tezler

    10) Türkçe öğretiminin tarihsel gelişimi hakkında bilgi veriniz.

    Türkçe, Türk toplumunun Cumhuriyet şemsiyesi altında toplanmasına kadar göçebe halk (Türkmenler ya da köylüler gibi) arasında kullanılan bir dil olmuştur. Bu döneme kadar Türkçe, Eski Türkçe (Orhon ve Uygur Türkçeleri), Karahanlı Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi dönemlerinde oldukça arı ve yalın bir dil olarak konuşulmuştur. 15. yy dan sonra Türkçe, Arapça ve Farsça’nın etkisinde kalmış ve “Osmanlıca” adı altında yapay bir dil görünümüne bürünmüştür. Yazı dili de Arapça ve Farsça’nın etkisiyle doğal niteliğini yitirmiştir.

    Günümüze değin okullarda Türkçe öğretimi değerlendirildiğinde uzun yıllar Türkçe’nin eğitim, edebiyat ve bilim dalı olarak rağbet görmediği bilinmektedir. Medreselerde İslam dini ve bilimlerini öğretmek amaçlandığı için Türkçe bir anadil öğretim konusu ya da dersi olarak düşünülmemiştir ama öğretim dili olarak zaman zaman kullanılmıştır. Sıbyan okullarında öğretilen Kuran ve Arap dili, çocukların Türkçe yazma ve okumalarını engelleyerek, Türkçe’nin benimsenmesini, bir bilim, yazı dalı olarak gelişmesini ve bilimsel olarak betimlenmesini engellemiştir.

    Gerek askeri uzmanlık okullarına öğrenci yetiştirmek gerekse devlete memur yetiştirilmesi amacıyla “Rüştiyeler” ve “Maarif Mektepleri” gibi ortaöğretim kurumları, II.Mahmut döneminde (1808-1839) açılmıştır. Bu okullarda Türkçe’ye önem verilmesi istenmiş ve Türkçe ilk olarak Rüştiye okullarında öğretim dersi olarak programa alınmıştır. Ne var ki, Türkçe’de kullanılan alfabenin Arap diline göre bir alfabe olması, Türkçe’nin ses düzenini yansıtmaması öğrenmeyi güçleştirmiştir. Türkçe öğrenimi daha çok usta, çırak ilişkisi ve bireysel gayretlerle sürdürülmüştür.

    Tanzimat Döneminde genel öğretim veren okullara İdadi (Lise benzeri) eklenmiş (1873), öğretmen okulları gibi uzmanlık okulları açılmıştır. Bu yıllarda Türkçe’ye verilen önem artmıştır. Bazı aydınlar dilimizdeki sorunları farketmiş, sınırlı da olsa çözümler getirmeye çabalaşmışlardır. 1857’de Dr. Rüştü Türkçe’nin p,ç,j,g seslerini gösteren 35 harfli bir alfabe geliştirmiştir. Batı’dan tıp ve fen alanlarındaki bilim kitaplarının çevrilmesi sırasında da Türkçe’nin özleştirilmesi ve sadeleştirilmesi kararı alınmıştır.

    Maarif Nezareti 1861 yılında “Öğretim Dilini Türkçe” olarak belirlemiştir. Bu dönemde Türk Dilinde bilim dili terimleri yapılmış, edebiyat ve gazete dilinde konuşma diline yaklaşan bir yalınlaşma başlamıştır. Bu çabalar sürerken, diğer taraftan Arapça sözcüklerin yeğlenmesine, okullarda Türkçe derslerinde Arapça, Farsça kuralların öğretilmesine devam edilmiştir. Aydınlar Türkçe köklerden Türkçe eklerle sözcük türetmeyi düşünememiş olacaklar ki, Arapça köklerden sözcük türetme yolunu yeğlemişlerdir. Bu tutum, Türklere Türkçe öğretilmesi gereğinin henüz kavranamadığını göstermektedir. Maarif Nezareti, 1896 yılında yayımladığı bir genelgede bu anlayış yanlışlığına dikkat çekerek “Türkçe’nin kendine özgü kuralları olduğu, bunların da öğretilmesi gerektiği…” konusunda ilgilileri uyarmıştır.

    1909 yılında geliştirilen programlarla yazı, imla, kitap okuma, güzel konuşma gibi bilgi ve beceri dersleriyle Türkçeye yer verilmiştir. 1911 yılında Sultaniye ortaöğretim kurumlarında dilin anlam ve yapı yönünden incelenmesi, güzel konuşma öğretilmesi amaçlanmıştır. Bu ilgi ve çalışmalar sonradan Türkçülük Akımı (Sonraları “Milli Edebiyat Akımı” adını aldı) niteliği kazanmıştır. Dilin Arapça ve Farsça kurallardan arındırılması savunulmuştur. Bu hareket Türkçe’yi oldukça sadeleştirmiş ve özleştirmiştir. 1924 yılında hazırlanan programla Türk Edebiyatına ağırlık verilmiş bu esnada okuma ve yazılı anlatım becerilerinin gelişimi önemsenmiştir. Öykü, roman türlerinde yurt ve ulus konuları işlenmiştir. Dili Türkçeleşmiş, konuları ulusal sorunlardan alınmış olan bu edebiyatın ürünleri okullarda çabuk benimsenmiştir. II. Meşrutiyet dönemine gelindiğinde sınırlı da olsa bu gelişmeler sürüp gitmiştir. Cumhuriyete kadar gelinen yıllarda, anadili eğitiminin okul programlarında çeşitli bilgi ve beceri yönleriyle bir yer aldığı ve amaca uygun bir yöntem kazanmaya başladığı görülmektedir; ama etkinlikleri ve yöntemi henüz gelişmiş ve yeterli sayılamaz. Kural öğretilmekle dilin iyi kullanılacağı sanılır, okuma-yazmanın sürekli ve yöntemli araştırmalarla, bir beceri olarak kazanılacağı bilinmezdi. Ders kitapları, eğiticilik yönünden zayıf olduğu gibi çeşit bakımından da zengin değildi. Dildeki yabancı sözcükler bu öğretimi çok güçleştiriyordu; sözlük, ansiklopedi gibi başvurma kitapları da pek azdı.

    Cumhuriyet yönetimi, Türkçeyi ulusal bağlardan biri olarak görmüştür. Dilin Türkçeleşmesi de hem uluslaşmak, hem demokratlaşmak yönlerinden önemsenmiştir. Cumhuriyet döneminde dil dersi ile eğitim öğretim ve kültür yaşantımızda önemli atılımlar olmuştur. Atatürk dili ulusal kimliğimiz için önmesemiştir. 1928 yılında Arap alfabesi bırakılarak, latin alfabesine dayalı ve Türkçenin seslerini kapsa- yan bir alfabe yapılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisince 1 Kasım 1928’de kabul edilen bu alfabe, o ders yılı okullarda öğretilmiştir. Ders kitapları bu alfabe ile yazılmıştır. Yeni alfabeyle yazım kılavuzu olarak, Milli Eğitim Bakanlığında kurulan Dil Encümeni’nce hazırlanmış olan “İmla Lugatı” kullanılmıştır. 1929 yılı okul programları Türkçe’nin anadili olarak benimsenmesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Dil öğretim etkinlikleri bu anadil göz önünde bulundurularak, öğrencilere düşünme alışkanlığı kazandıracak nitelikte düzenlenmesi, konuşma ve yazma becerilerinin bütünlük içinde geliştirilmesi ve anadilinin doğru kullanılması gündeme getirilmiştir.

    Türkçeyi topluma kazandırabilmek için bu konuların uzmanlarının ve öğretmenlerinin de yetiştirilmesi sık sık vurgulanmıştır. Bu amaçla öğretmen okullarımızda ve Köy enstitülerimizde Türkçe öğretimine oldukça önem verilmiştir. 12 Temmuz 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin (1936’da Türk Dil Kurumu olarak değiştirildi) kuruluşu ile dil seferberliği hız kazanmış, kurumsallaşmıştır. 1935’ten sonra Türkçe’nin kökenine ve niteliğine ilişkin çalışmaların arttığı gözlenmektedir. Bu çabaların sonucu olarak 1942’de ortaokul programına Dilbilgisi adı altında yeni bir ders konmuştur. 1949 yılında toplanan IV. Milli Eğitim Şürası kararı ile anadili öğretimi yönünden oldukça geliştirilmiş bir program yürürlüğe girmiştir. Dil Devrimi, öğrencilere benimsetilip sevdirilmesi gereken bir amaç olarak gösterilmiştir (1981 tarihli programdan bu amaç çıkarıldı). Ne var ki, 1950’de işbaşına gelen iktidar, dil devrimini, dili bozan bir hareket olarak nitelemiştir. Öyle ki, daha sonraları yeni sözcüklerin kullanılmalarının yasaklanmasına kadar varacak tutumlar baş göstermiştir.

    Günümüze kadar ki öğretim uygulamalarının temelini 1957 yılında hazırlanan Türkçe programları oluşturmaktadır. 1981 tarihinde geliştirilip yürürlüğe giren Türkçe programı zamanının çağdaş öğretim anlayışına uygun düzenlenmeye gayret edilmiştir. Bu program Türkçe öğretiminde genel ve özel amaçlar, öğrencilere kazandırılacak davranışlar, yöntem, araç-gereç ve ölçme -değerlendirme boyutlarını içermektedir. Dil öğretimine ilişkin özel amaçlar ve davranışlar anlama, anlatım, dilbilgisi ve yazı alt başlıkları altında gösterilmiştir. Ancak aşağıdaki bölümde de belirtildiği gibi Türkçe programlarının düzenlenmesinde sorunlar olduğu bilinmektedir. Bu nedenle Talim ve Terbiye Kurulu halen İlköğretim okulları Türkçe programı üzerinde çalışmaktadır.

    Yazı kaynağı : www.turkceci.net

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap