Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    insan ara sıra evini yakmalı ve çıkıp seyretmeli

    1ziyaretçi

    insan ara sıra evini yakmalı ve çıkıp seyretmeli bilgi90'dan bulabilirsiniz

    kambur

    Postmodern Yazında “Diyalektik Duyuş”: Şule Gürbüz’ün “Kambur”u

    Giriş

    Postmodern dünya, Ihab Hassan’ın “The Dismemberment of Orpheus: Toward a Postmodern Literature” (1971) adlı eserine yayılan ana söylemiyle “yayları kopmuş bir lir”(bkz. Hassan 2019) gibidir. Bir zamanlar, Orpheus’un elinde şairlere ilham veren bu lirin, zaman içerisinde bir şekilde “çalışır” duruma getirilmesi/ondan fayda sağlanabilecek bir hâle dönüştürülmesi ise tamamıyla sanatçının kullandığı usul, yani biçimle alakalıdır. Modernist söylemin düzen odaklı, tektipleştirici yapısına rağmen postmodernizm, doğası gereği çoğulluğu, yoldan çıkışları, birden fazla seçeneğin aynı anda mümkün olduğu bir söylem dünyasını esas alan bir anlayıştır. Edebî düzlemde bu sapmaları sağlamanın en etkili yolu söylem ve biçimin radikal bir şekilde dönüşebilmesine imkân sağlamaktır. Lyotard’ın “konuşma” edimi çerçevesinde ortaya koyduğu tutum, tam da bu “sapma”ların sebepleri üzerine odaklanır:

    Konuşmak, oynamak anlamında, savaşmaktır, dil edimleri (agonistique) çerçevesinde yer alırlar. Ancak bu, illa ki kazanmak için oynanır anlamına gelmez. Sırf buluş zevki için de bir hamle yapılabilir: Halk dili ya da edebiyatın dilde gerçekleştirdiği hırpalama operasyonunda yapılanlar bundan başka nedir ki? Söz düzeyinde yeni deyiş, kelime ve anlamların (ki bunlar dilin evrimini mümkün kılan şeylerdir) sürekli olarak icat edilip kullanılması büyük sevinçlere vesile olur. Fakat bu zevk herhalde en az bir hasımdan -ama ne hasım!- yani yerleşik dilden, yananlamlardan (connotation), söke söke kazanılmış belli bir zafer duygusundan da bağımsız değildir (Lyotard 2013: 26).

    Edebî dil/söylem ya da biçim üzerinden gerçekleştirilen böylesi bir radikalleşme hareketi, bir yönüyle geleneksel/alışılmış olana karşı bir tavır takınılarak farklılıkların mümkün kılınmasına dair girişilen bu çaba, elbette postmodern dünyanın doğasında bulunan çoksesliliğin, çeşitliliğin doğal bir sonucudur. Bu durum sanattan mimariye birçok alanda kendini göstermiştir. Bu doğrultuda, her türlü birleşimin mümkün olduğu varsayımından hareketle, postmodern mimarinin kendi içinde taşıdığı çeşitlemeye vurgu yapan Jenks şöyle söyler: “Post-modern bir bina çifte kodlanmıştır -kısmen Modern ve kısmen başka bir şey: yerel, canlandırmacı, bölgesel, ticari, metaforik ya da bağlamsal”(Calinescu 2017: 310) Tüm sanatların doğrudan ya da dolaylı olarak birbirini etkilediği, özellikle edebî hareketlerin mimari biçimlerle kurduğu yakınlık düşünüldüğünde, “çifte kodlanmışlık”tan yola çıkarak bir çeşit çift-duyumsallığın var olduğu iddiasında bulunulabilir. Böylesi bir mümkün dünyalar evreninde hiçbir şey yadırganmaz ya da yanlışlanmaz. Ancak yorumsallık noktasında postmodernizmin, modernizmin çok daha ötesine geçen bir yaklaşımı doğurduğu söylenebilir:

    Hermenötik sorunu açısından, modernizm kendi programını more geometrico [geometriciler gibi], akılcı ve dolayısıyla anti-hermenötik terimlerle ele alırken, postmodernizmin daha esnek, yorumcu ve öz-bilinçli bir “diyalojik tutum benimsemiş olması dikkat çekicidir” (Calinescu 2017: 310).

    Öyle ki diyalojik bir yapı sergileyen postmodern dünya, kendi eleştirel metodunu da aynı yol haritası üzerinden belirleyerek çok boyutlu ve diyalektik bir eleştirel teoriyi benimser. Toplumu oluşturan her bir kurum ya da değer, iç içe geçerek var ettikleri üzerinden değerlendirilir:

    Çokboyutlu bir eleştirel teori diyalektiktir ve indirgeyici değildir. Toplumun ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel boyutlarını analiz eder ve toplumsal fenomenlerin bu boyutlardan herhangi birine indirgenmesini reddeder. Diyalektik bir teori toplumsal fenomenleri birbiriyle ve başat toplumsal örgütlenme dolayımları ya da iç bağıntıları betimler (Best ve Kellner 2011: 363)

    Böylelikle edebi metnin içinden çıktığı, içinde var olduğu toplumsal yapı bir bütün olarak eleştirel teorinin farklı inceleme adımlarını ortaya koyar. Postmodern dünyanın çoğulluğu içerisinde her bir tekillik kendi başına ve bütünle ilişkisi noktasında anlamlandırılabilir; fakat bu anlamlandırma süreci gösteren ve gösterilen arasındaki tek yönlü ok simgesini takip etmez, her bir ok başka bir yere işaret ederek çoğulcu ve sürekli ertelenen bir anlam dizgesi oluşturur. Dolayısıyla hiçbir anlam sabit değildir ve yorumsallık, postmodern metne yaklaşım konusunda temel düstur olmalıdır.

    Postmodern Yazında “Diyalektik Duyuş”: Şule Gürbüz’ün Kambur’u

    Postmodern dünyanın bize sunmuş olduğu dünya resmi tüm çıplaklığı ve imkânlarıyla karşımızda dururken, romancı açısından bu duruma anlam vermenin en çok tercih edilen yolu biçim ve üslup aracılığıyla bu duruma ortak olma ya da onu aşma çabasına girişmektir. Şule Gürbüz bu duruma ortak olmayı seçmiş ve anlamsızlığın anlamına yönelerek, “kambur” isimlendirmesiyle gölge bir karakter oluşturma yoluna gitmiştir. Bunu yaparken kullandığı dil, postmodern dünyanın “diyalektik” yapısıyla koşut bir şekilde kendi “diyalektik duyuş”unu ortaya koyar niteliktedir. Yazar, olumsal bir cümleye başlarken, onu ya tamamen zıttı üzerinden ya da bir belirsizlik durumuyla sonlandırmayı tercih eder. Bu durum, sıradan insanın yaşadığı “ait olamama” durumunun sanatçı bakış açısıyla kurduğu özdeşlik ile birlikte düşünülebilir:

    “Biraz bir şeyler biliyorum tabii; ama anlatmaktan korkar oldum. Neyi anlatsam, onu kaybediyorum.” (Gürbüz 2017: 11). Lukács’ın “aşkın yurtsuzluk” kavramını akla getiren bu tavır, Lukács’ın Euripides’ten yola çıkarak vardığı sonuçla yakından ilişkilidir: “Biçim-veren öznenin aşkın yapısıyla yaratılmış biçimlerin dünyası arasındaki eski koşutluğun yıkılmış ve sanatsal yaratışın nihai temelinin de yurtsuz kalmış olduğunu ifade eder” (Lukács 2014: 49,50). Öznenin kendi köklerinden kopup savrulması sanatsal yaratımın da temelsizliği esas aldığına işaret eder. Bu da birbirinden farklı unsurların aynı anda ses verebileceği bir atmosfer oluşturmanın imkânını sağlar.

    Kendi söylemi üzerinden sahip olduklarını kaybettiğini belirten “kambur” karakterinin üretken bir eylem olarak düşünülen “konuşmak” ile “kaybetmek” arasında kurduğu ilişki ilk andan itibaren yenik düştüğüne işaret eder. Herhangi bir isim taşımaksızın “kambur” karakterinin gölge bir karakter olarak ele alınması postmodernizmin “öznesizleştirme” ilkesi ile yakından ilişkilidir. “Kambur” herkestir, modern dünyanın merkezine, Olimpos Dağı’nın zirvesine oturmuş insan, birey olarak kendini var edebilen insan, altındaki zeminin kayganlığının bilincine varmış ve herkesleşmiştir.

    Öznenin postmodern estetikleştirimi, öznenin merkezsizleştirilmiş bir arzulayan varoluşa indirgenerek, çokboyutlu bir eylemlilik ve praksis biçimi olarak öznenin yadsınmasının sadece başka bir yoludur. Aslında postmodern estetikleştirilmiş öznelcilik, öznesiz bir öznellik politikası paradoksunu sunar ve toplum teorisinin öznellik konusunda daha zengin açıklamalar sunmasına ihtiyaç olduğuna dikkati çeker (Best ve Kellner 2011: 399).

    “Kambur”un sadece söylemleri üzerinden inşa etmeye çalıştığı evren de bu çok boyutlu, çokkatmanlı dünya düşüncesinin edebi alandaki karşılığı olarak düşünülebilir. Kambur, herkes adına konuşan bir hiç-varlık ya da çokvarlıktır.

    Karşıt Unsurların Bir Aradalığı

    Yazarın ortaya koyduğu “diyalektik duyuş” yaklaşımı en açık hâliyle karşıt unsurların bir arada kullanılmasıyla kendini gösterir. Teorik zeminde bunun karşılığı Fredric Jameson’ın “diyalektik eleştiri projesi” bağlamında ortaya koyduğu “diyalektik her şeyi eşzamanlı olarak söylemenizi gerektirir”[1] ifadeleri olabilir. Eseri baştan sona kuşatan karşıtlıklar bütünlüğü diyalektiğin her şeyi kuşatan yapısıyla özdeştir. Bu bağlamda, “yaşam ve ölüm” ikiliği konusunda yazar, tüm fanilerin aynı yollardan benzer şekilde gelip geçtiğine işaret eder. Bu bağlamda, “ölüm” ve “müzik” kavramları zıt çağrışımlar taşısa da yazar bu ikisini bir araya getirerek farklı bir düşünme biçiminin mümkün olabileceğini işaret eder. Bu durum, postmodernizmle yakından alakalıdır; çünkü postmodern dünya bize, etrafımızı saran kavramlar dünyasında, kendimizi nasıl ifade etmek/etmemek istiyorsak ona uygun bir biçim bulmakta özgür olduğumuzu vazeder.

    Cenazede müzik... Bir ölüye yapılacak tek şey. Ölen kim ise, onun yaşamının müziği cenazesinde çalınmalı, diye düşündü. Çünkü insana doğumundan ölümüne dek bir müzik eşlik eder. Kimi insanların, hareketli ve neşeli; kimilerinin ise durgun ve ara sıra coşkun oluşu, kafalarındaki müziğe ister istemez uymak zorunda oluşlarındandır. Dengesiz bir yaşamda suç, o kimsenin müziğindedir - ne yapsın; tabii, bir yaptığı öbürüne uymaz (Gürbüz 2017: 14).

    Yaşam ve ölüm diyalektiğinin daha iyi anlaşılması adına yazar, “kambur” tipini seçmiş ve bu tipin anlamını da kendi diyalektik duyuş biçimiyle ortaya koymuştur. Yazar yaşama da ölüme de eşit mesafede olmak ister. Bu bir tercihtir ve “kambur” metaforu bu düşüncenin somutlaştırılması adına son derece belirli bir imge üzerinden kendini var eder:

    Bana sorulsa bir gün “Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur olmasını mı?” diye, herkesi kambur görmek olurdu dileğim. Yerden yüksekliğimin bu gülünç santimleri yüzünden, yaşama da ölüme de sizden daha yakınım. Daha sonraları yerimi yadırgamamak için, yükselme isteğini bir türlü anlayamam (Gürbüz 2017: 21).

    Yazar-anlatıcı, daima olumsuzdan yana tavır alır; çünkü yaşam her bir adımıyla ölüme belirli bir hızla ilerler. Bu hakikat, yaşamda var olan her şeyden daha kesin bir gerçeklik olarak yanı başımızda durur. Bu düşünce, Kambur’un doğum gününde dahi bir sonraki gün ölüp ölmeyeceğini düşünmesi ile görünür hâle getirilir: “İşte beklenen gün - bugün doğdum. Yarın ölmezsem, yaşamım boyunca yapacaklarımdan sorumlu değilim.”(Gürbüz 2017: 45).

    Bu satırların yer aldığı bölümde yazar, kısa cümlelerle kendini ifade etme yoluna gider. Cümleler birbiriyle anlamsal bir bütünlük sağlamasa da yapısal olarak zıt unsurların bir arada bulunması noktasında ortaya çıkan gerilim, tedirgin bir insan ürkekliğinden ziyade, yaşamda var olabilecek her şeyi kucaklamaya açık bir insanın sözleri gibi görünmektedir: “Doğmak istemiyordum - bazen yok olmayı dilesem de...”(Gürbüz 2017: 47).

    Yaşam devam ederken yok oluşun her an gerçekleşebileceğinin farkında olan yazar, “ölüm” gerçekliğinin “sevinç” doğuracağını belirterek, içinde taşıdığı yok olma arzusunu açığa çıkarmaktadır: “1947’ye gelmişiz. Sevinilecek tek yanı, bu yıl da ölecek bir sürü insanın olması.”(Gürbüz 2017: 49)

    Kambur, bir cenazeye gideceğinden söz eder; fakat bu cenazenin kimin cenazesi olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır, eser boyunca süren belirsizlik öncelikle bu noktada kendini gösterir. Düşüncelerini belirli bir düzen kaygısı gütmeksizin ifade eden anlatıcı, sözlerini tamamlarken cenazenin kendi cenazesi olduğunu belirtir. “Evet çiçeğim geldi; cenazeme yetişmeliyim - ölü bekletilmez. Geldim işte. Benim yaşamımın müziği de çalınmalı; hem de hatasız. Bunu kimse beceremez - bari ben çalayım” (Gürbüz 2017: 91). Bu ifadeler, metaforik olarak kendi cenazesine giden kahramanın kendi olma noktasında gösterdiği dirence dair izler taşır. Cenazesinde çalınacak müziğin kendi yaşamının müziği olmasını isteyen kahraman, kendi yokluğunu da varlığıyla kucaklamak, ona sahip çıkmak ister. Zira içinde bulunduğu hayatta bir gün öleceğinin dışında başka hiçbir şeye güvenmemektedir: “güven, güven, güven... Güvendiğim tek şey, bir gün ölecek olmam.”(2017: 64).

    Bu belirsizlik hâli insanın yaşam konusunda kesin bilgilerle donatılmamış, eksik bir varlık olmasından kaynaklanır. Varoluşsal karmaşanın anlamsızlığı ölçüsünde kaçınılmaz bir gerek olarak duran ölüm düşüncesi, her yolun vardığı nihai nokta olarak Kambur’un zihnine de yerleşmiştir.

    Söylem Üzerine

    Söylemin diyalektik aktarımı neyi sağlar, romancıya nasıl bir imkân tanır? Bu soru, belki de eser içindeki felsefi soruşturmalara yakından bakılması gerektiğine yönelik bir cevapla birlikte gelir. Söylem, insanın var oluşu noktasında bir çeşit inşa mekanizması olarak düşünülürse, yazarın söyleyemedikleriyle kendini var ettiğini belirtmesi dikkat çekicidir:

    Çoğu cümlenin başı doğru, sonu yalandır - bunun gibi... Cümleleri tamamlamanın gereksizliği ve zararı da buradadır. Tek bir kelime söyleyip, ya da biraz ilerleyip susabilirsiniz. Nasıl olsa gerçeğe ihanet etmeden bir şeyi anlatmanın olanağı yoktur. Daha söylerken, içinizdeki ses ile dış sesinizin ne denli farklı olduğunu hisseder, ve BEN SÖYLEYEMEDİKLERİMİM, dersiniz (Gürbüz 2017: 19).

    “BEN SÖYLEYEMEDİKLERİMİM” sözleriyle yazar-anlatıcı, eserin derinliğini arttırarak söylemin ontolojik sınırları hakkında düşündürür. Söylemin dönüştürülerek aktarıldığını belirtirken insanın içi ve dışı arasındaki mesafeye işaret eden yazar, insanın içindeki bölünmüş bütünlüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer.

    Dolayısıyla söylenenler ve söylenmeyenler arasındaki diyalektik ilişki de bu çalışmanın hareket noktası olarak düşünülen “diyalektik duyuş” yaklaşımıyla doğrudan ilişkilidir. Sıradan bir yaklaşımı benimsemekten oldukça uzak duran yazarın söylemi parçalama arzusunu içinde taşıdığı, dilin ötesine geçmek istediği düşünülebilir.

    Söylediğim bir şeyi savunuyorum mu demektir? Söylemek savunmanın bir biçimi mi? Oysa ben söylediğim her şeyi, yarı yarıya, hem savunmak hem de yerin dibine batırmak istiyorum. Söz aynaysa, yansıtır yalnızca - hiçbir zaman kendisi değildir. İnsanlar bu aynaların düz mü : eğri mi olduğuyla ilgilidirler; benimse aynaları kırmak, en büyük zevkim (Gürbüz 2017: 20).

    Söylemin diyalektik inşası da böylesi bir arzunun tabii sonucu olarak kendini gösterir. Yazar bu durumu, her bir katmanda iç içe geçen söylemler üzerinden de sağlar. Söylemin helezonik yapısı, diyalektik ilişkiler silsilesini sonsuz bir döngü hâline getirir. Öyle ki “kambur” karakterinin herhangi bir duygu durumunun var olmadığı kayıtsızlık durumundansa, nefreti tercih ettiğini söylemesi, kendisinin herkese ve her şeye kayıtsız olduğunu belirtmesi ve yaşıyormuş gibi yapma zorunluluğundan söz etmesi iç içe geçmiş diyalektik bir söylemler bütünü olarak değerlendirilebilir:

    Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz nefreti seçerim - kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şeye ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır (Gürbüz 2017: 21).

    Eser boyunca, birbirine zıt iki durum belirtildiğinde, yazar-anlatıcının daima olumsuzdan yana tavır aldığı görülmektedir. Düşünce silsilesini ne kadar devam ettirirse ettirsin, vardığı nokta olumsuzla kurulan ilişki ile anlam kazanır.

    Sanırım yaşayabilmenin bir yolu da, kötü alışkanlık denilip yaka silkilen şeylerden kendinize uygun olan birine saplanmak, bir şeyin tiryakisi olmaktır. Yaşamınızı kolaylaştırdığı gibi ölümünüzü de yakınlaştırır. Başkalarını da alıştırabilme gibi bir eğlencesi; alışmamakta direneni, dolaylı yoldan zehirlemenin oyalamasıdır (Gürbüz 2017: 25).

    Anlatıcı, bir kendilik mücadelesi içinde olduğuna işaret eder. “Bir şey olma” arzusu, modern ve modern sonrası toplumlarda yaşayan bireylerin temel meselelerindendir. Fakat her şeyin iç içe geçmesi hâli bir çeşit duygu karmaşasına neden olur ve nihayetinde “tamı tamına” bir şey olunması mümkün gözükmemektedir. Bir çeşit “tutunamama” durumu kendini var eder. Her şey iç içe geçer ve bir çeşit duygu karmaşası açığa çıkar: “korkak mı olurum -kendini esirgeyen mi- suçlu mu- aldatan mı... Ah, bir olsam -o zaman her şey olurum” (Gürbüz 2017: 27).

    Bu “bir şey olma” arzusu çerçevesinde yaşamın bir şekilde inşa edilmeye çalışılırken bir yandan da dayanaksız söylemlerle yıkılması durumu söz konusudur. “Ben” üzerinden “ötekiler”i değerlendiren kahraman anlatıcı, yaşama dair gözlemini paylaşır: “Herkesin doğumundan itibaren inşa etmeye çalıştığı bir bina vardır. Yığarlar tuğlaları üst üste, yalan yanlış, eğri fark etmeksizin. (Düzgününü de görmedim.)” (Gürbüz 2017: 31).

    Burada görülen ben ve öteki diyalektiği, “ötekiler”in zayıflıklarına odaklanır. İnsanların kendilerini var etme noktasında giriştikleri çabaların gelip geçiciliğine ve tekdüzeliklerine işaret eden anlatıcı, tam anlamıyla “modern insan”ın kayıtsızlığına/kalabalığın içinde kaybolmuşluğuna göndermede bulunur:

    Hep aynıydılar çünkü - hep aynı... Söyledikleri, yaptıkları yeni bir şeyse, akşama kalmadan devrilen o birkaç tuğladan ibaretti. Zaten bir şey anlatmaya inançları yoktu; anlayabiliyorlarsa hissetmiyorlardı. Dört bir yandan yükselen binaların karanlığında, gökyüzünü de göremez oldular(Gürbüz 2017: 32).

    İnsanların, bir şey anlatmaya ihtiyaç duymaması da bu sürekli yıkım durumuyla ilişkili olarak ele alınmaktadır. Kendi inşa edememe hâli, sıradanlaşmayı ve anlatılacak yeni bir şeyin olmaması durumunu açığa çıkarır. Anlatıcının bakış açısında tespit edilen “diyalektik duyuş” yaklaşımı, şairlik ve şiir düşmanlığı arasında kurduğu ilişki ile de açığa çıkar: “Şair olmasaydı şiir düşmanı olurdu” (Gürbüz 2017: 34) “Bir şey olma” hâlinin ontolojik bir kaygıyla sunulması ve olumsuzdan yana bir olma durumuna yönelme eğilimi, giderek mevcut olmayandan, deneyimlenmemiş bir durumdan yana olma hâline dönüşür: “insan kardeşini bu kadar tanıyabilir mi? Kardeşi yoksa, elbette.”(2017: 36) Olmayan bir şey nasıl tanınabilir? Bu noktada anlatıcının, yokluk üzerinden bilgiyi deneyimleyebileceğini söyleyerek diyalektik duyuş bağlamında varlık-yokluk ilişkisine göndermede bulunduğu düşünülebilir. Tersine bir anlayışla, yokluk üzerinden varlık durumu belirlenmeye çalışılıyor gözükmektedir.

    Çoklu düşünme biçimi zamanın da alışılmış biçimde bölümlemesine karşı çıkar. Bu belirlenimin genel kabul görmüş bir kaide olması yazarı rahatsız eder gözükmektedir. Günlük yazarken şöyle düşünür:

    Bugün 3 Eylül. Yarın, 27 Haziran olacak. Dün, 5 Eylüldü. Bugünü ileride hatırlamasam, iyi ederim. Baksanıza şu anda bile söyleyecek hiçbir şeyim yok. Yıllar önce okuduğum bir çocuk kitabında, 3 Eylül tarihini heyecanla bekleyenler vardı. Geldi işte - n’oldu? Bir şey mi varmış?..(Gürbüz 2017: 38).

    Kambur’un anlatımının kesintiye uğradığı bölümlerde, günlük türü devreye girer. Günlüğün ilk sayfası 3 Eylül 1839, son sayfası ise 14 Kasım 1994 Çarşamba gününe aittir. Bu sayfalarda yazılanlar da “sıradan”lıktan uzaktır. Anlatıcı, günlük değerlendirmelerden uzak, kendi düşünce evrenindeki bölük pörçük fikirleri sunar. Zaman bölümlemesi konusunda alışılmışın dışında bir yolu seçerken, esasen yaşama bakış açısını ortaya koyar. Başkaları tarafından “değişmez” olarak belirlenen, “standart” olarak nitelendirilen her şeyin karşısında yer alır. Hiçbir şey, “tamamlanmış”, olması gerektiği gibi değildir. “kambur” metaforu da içinde taşıdığı amorfik düşünceyle birlikte, “olağan”dan ayrılır. Bedenin, insanın en özel alanı olarak amorflaşması, dünya üzerinde geriye kalan ne varsa hepsinin biçimsel sapmalara açık olabileceğine işaret eder. Eagleton, özneye karşı takınılan tutumu şu şekilde açıklar:

    Kartezyen atasından farklı olarak postmodern özne, bedeni kimliğini tamamlayan bir öznedir. Esasen Bakhtin’den Body Shop’a, Lyotard’dan taytlara dek beden, postmodern düşüncenin en fazla tekrarlanan takıntılarından biri haline geldi. Kesilip bozulmuş organlar, eza görmüş gövdeler, süslenmiş, hapsedilmiş, disipline edilmiş ya da arzulu bedenler: Kitapçılar bunun gibi fenomenlerle dolup taşıyor; kendimize bunun nedenini sormaya değer. (Lyotard 2015: 99)

    Yaşamın akışı içerisinde, zaman değişirken bir şeylerin hiç değişmemesi ve anlatıcının kendi söylemini sürekli olarak değillemesiyle özdeş bir biçimde yaşamın da böylesi bir olumsuzlama mekanizmasıyla işlediğini düşünmek onu ölümle birlikte var eden ironinin özüdür: “60’lı yıllara başladığımız şu günlerde, 50’li yıllarla ilgili anlatılabilecek hiçbir şeye inanmamanızı öğütlerim. (Bu söylediğim de dahil.)” (Gürbüz 2017: 57).

    Bu tavır, söylemler üzerinden var edilen, söylemin temel hedefi olan “anlam” hususunda da kendini gösterir. Anlamın, “üretilen” ve “tüketilen” bir yapısının olması, anlatıcının dil konusunda gösterdiği hassasiyete işaret eder: “tüketmek gerek anlamları - ama üretmek ve tüketmek... Yok etmek - ama var edip sonra yok etmek... Güneşi suçluyorum - söndürmek gerek bu boş yangını.” (Gürbüz 2017: 86). Anlamın doğasına ilişkin böylesi bir tespiti yaparak onu önce var edip sonra yok etmek gerektiğini belirten yazar, sanatçının bulunduğu noktadan dünyayı anlamlandırması noktasında önemli bir yaklaşım ortaya koyar. Herkes için geçerli tek bir anlam yerine, çoğulcu bir bakış açısıyla yaklaşılması da postmodernizmin sağladığı imkânlardan birisi olarak düşünülebilir. Kendi dünyasından felsefi fragmanları okurla paylaşan anlatıcının, kendi anlattıklarının “anlamlı” sayılabilmesi onun bakış açısına yaklaşmayı gerektirir. Dolayısıyla her bir bakış açısı yeni anlamlar üretebilme ve onları yok edebilme özgürlüğüne sahip olmalıdır.

    Şair ve şiir konusu da yazarın özellikle üzerinde durduğu konulardandır. Şairin söylem sanatları arasında konumlandığı alan, onun “yüce” bir varlık olduğuna inanılmasına neden olur. Şair, bir çeşit söz büyücüsüdür ve her nasılsa “kambur” gibi yaşam karşısında tüm olumsuzlukları göze almış bir karaktere dahi nüfuz edebilir: “Hayran olduğum şairler boş bulunduğum bir an beni arkadan bıçaklayanlardır. Yüzüm dönük olsa, bunu kimse beceremez”(Gürbüz 2017: 51).

    “Gerçeklik”le kurulan ilişkinin boyutları üzerine düşünen yazar-anlatıcı, düşler ve gerçeklik ilişkisine işaret eder. Gürbüz “Gözlerimi açtığımda düşlerimin büyük kısmını; bazen hiçbirini hatırlamıyorum. Eksikliğini ve acısını çektiğim tek şeyse, bu. Düşlerimin, hayallerimin bile ne olduklarını bilememek... Oysa, düşlerdir insana gerçeği anlama, gerçeği çarpıtma, ya da gerçeği aşma imkânı sunan.” (Gürbüz 2017: 69). ifadeleriyle özellikle gerçekliği çarpıtma hususundaki ısrarcı tavrını ortaya koyar. Gerçeği aşma/çarpıtma arzusunun da olağan olandan sapma arzusu ile açık bir ilişki kurduğu sonucuna rahatlıkla varılabilir.

    Gerçekliği aşma arzusu da sıradanlaşmanın önüne geçmek adına yapılan bir hamle olarak düşünülebilir. Modern düşüncenin kendi sunduğu çerçeveye uygun bir birey olma ideali taşımak, postmodern dünyada var olmaya ya da varlığını sorgulamaya çalışan bireyin bütünüyle karşısında durduğu bir yaklaşımdır. Post-modern, içinde bulunduğu modern koşulların imkânlarını değerlendirebileceği gibi kökensel gerçekliklerine de dokunmak ister. Böylesi bir gerçekliğin temelinde yatan ise insanın vahşi doğasıyla kurduğu özdeşliktir. Modern düşünceyle birlikte doğa ve kendi doğası ile arasına mesafe koyan insan, içinde bulunduğu karmaşanın sağladığı olanaklarla vahşi özüne yaklaşabilir ve bu özü doğal karşılayabilir. Gürbüz bu durumu, “Bir su kaplumbağasının kafasını çekip koparabilmeli, insan olmak için. İnsan ara sıra evini yakmalı - ve çıkıp seyretmeli” (Gürbüz 2017: 70) ifadeleriyle söylemine yansıtır.

    “Ben ve öteki” diyalektiği de eserde öne çıkan ikiliklerden bir tanesidir. İnsanın kendiliği ve başkalarıyla kurduğu ilişkinin bir çeşit kısır döngüye dönüştüğü söylenebilir. İnsan hem kendi içinde kendisine karşı bir inanç taşır; fakat bu inanç onu bir çeşit yalnızlığa sürükleyecektir. İnsan, başkalarını inandırma çabası dolayımıyla kendine duyduğu inancın sebep olduğu dar alanda yaşamaktan uzaklaşır: “Kendine inananın yaşayabilmesi, mümkün değil - kendine inanan, başka hiçbir şeye inanamaz. Başkalarını inandırma çabası, kendine ait inanç kırıntılarından bir an önce kurtulma isteğidir” (Gürbüz 2017: 72).

    Bu sözlerle birlikte insanın kendisi dışındaki insanlarla ilişki içinde var olabileceği düşüncesine yaklaşılırken, “Çünkü insan kendisi için yaşamıyor; yığınlar için yaşadığını sanan, hiç yaşamıyor - geriye, bir iğne iplikle peşinizden koşturan birkaç kişi kalabiliyor ancak. Ve tüm uğraşılar, yaratılmaya çalışılan şeyler, öğrenilen sözler, başka kimseler tarafından beğenilmek bile, bu birkaç iplikçi için” (Gürbüz 2017: 79, 80) sözleri okuru diyalektik düşünmeye sevk eder. Başkalarını inandırma çabasıyla birlikte var olan insanın, esasen kendi yaşamını kuramadığı sonucuna vardığımız bu ifadeler, anlatıcının düşünsel düzeyde de üstesinden gelmekte zorlandığı bir takım diyalektik düşüncelerle mücadele ettiği sonucuna varılmasına neden olur. Dolayısıyla, ben ve öteki arasındaki birliktelik hem zaruri hem de zoraki bir nitelik taşır. Çünkü anlatıcı, yaşam ve oyun ikiliği bağlamında insanın öz yaşantısı ve herkesin dâhil olduğu umumi yaşantı arasında bir ilişki olduğunun bilincindedir. Sonunda, “Bir büyük oyun var etrafımda oynanan; bir de küçük, benim oynadığım. Yine de ayaktayım çoğu zaman. Hiçbir şeye inanmıyor, yine de yaşıyorsam, bu oyun değil de nedir?” (Gürbüz 2017: 74) ifadeleriyle, herkesin dahil olduğu büyük yaşantı içerisinde, hiçbir şeye inanmamasına rağmen yine de yaşıyor olmasını “oyun”a benzetir.

    Dolayısıyla yaşam, oyun, inanç üçlemesi bağlamında kendince bir ilişkiler silsilesi etrafında düşünen anlatıcı, tüm bu kavramları bir çeşit diyalektik duyuş yaklaşımıyla birbirine bağımlı fakat zıtlıkları da içinde barındıran söylemsel bir tavır benimser. Yaşam gibi süreklilik arz eden bir oluş sürecini oyuna benzetirken, insanın ilişki içerisine girdiği her nesne ve insan ile farklı bir bütünlüğe dâhil olduğunu ve her bütünlüğün de kendince bir sonsuzluk taşıdığına işaret eden Gürbüz şu ifadeleri kullanır:

    “İnsanın içine girdiği her bütünün sonsuzluk taşıdığını; bu bütünün içinde başka bir bütün bulunursa, bunun da bir sonsuzluk içerdiğini; insanın açıklayamadığı zaman sonsuz kavramına geldiğini - yani sonsuzu hissetmenin en büyük zayıflıklardan biri olduğunu, sonradan öğrendim. Siz de şimdi öğreniyorsunuz” (Gürbüz 2017: 12).

    Burada dikkat çekilen bir çeşit anlamsızlık durumu, yaşamın döngüselliği ile yakından ilişkilidir. İnsanın anlamdan uzaklaştıkça sonsuz kavramına yönelmesi, doğuştan “eksik” bir canlı olduğuna ve bu eksikliğin de onun en büyük zayıflığı olduğu sonucuna varmamızı sağlayabilir. Sanatçı her ne kadar elindeki malzemeyle kendi açısından dünyayı anlamlandırma çabasında bir yere gelse de onun da ilerleyemediği, anlamsızlığın içine hapsolduğu anlar vardır.

    SONUÇ

    Şule Gürbüz’ün Kambur adlı eserinin «diyalektik duyuş» açısından ele alındığı bu çalışma, esasen söylemin diyalektik yapısı üzerine odaklanır. Yazar-anlatıcının iki seçenekli bir var oluş durumunda olumsuzdan yana tavır alması, her şeyin bir belirsizlikler yığını olarak sunulması ve birey olarak var olamama durumunun bu diyalektik söylem üzerine inşa edildiği tespit edilmiş ve bu bağlamda eser yorumlanmaya çalışılmıştır. Birçok noktada, postmodern dünyanın gerçeklik algısının modern dünyadan farklı olduğuna işaret edilmiş ve bu durum, belirlilik durumundan belirsizlik durumuna geçiş; yaşam-ölüm, varlık-yokluk, karşıt unsurların bir arada kullanılması ve söylemin yapısının dönüştürülmesi bağlamında kendisini göstermiştir. Kambur betimlemesiyle özdeşleştirilen karakterin, her an her yerde görebileceğimiz, bugünün dünyasında bir yer edinmeye çalışırken, kendi içsel bunalımını da görmezden gelemeyen ve onunla kendi isteğiyle yüzleşebilen insanı temsil ettiği düşünülmüş, söylemin olumsuzluğunun “kambur” sıfatıyla kurduğu bağa odaklanılmıştır. Anlatıcının böylesi bir tavır takınmasının felsefi altyapısı üzerine düşünülmüş ve bu bağlamda yorumlar yapılmıştır. Kambur eserine getirilen bu yaklaşım, edebi metin incelemelerinde yorumsallığın öneminin altını çizmek adına önem arz eder. Her metin okur evreninde başka bir kapı aralayabilir, bu durum özellikle postmodern edebiyat yelpazesi altında bulunan eserlerle ilgili olarak gözden kaçırılmaması gereken bir husustur.

    KAYNAKLAR

    Best, Steven ve Douglas Kellner (2011). Postmodern Teori, Çev. Mehmet Küçük, İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

    Calinescu, Matei (2017). Modernliğin Beş Yüzü, Çev. Sabri Gürses, İstanbul: Küre Yayınları.

    Eagleton, Terry (2015). Postmodernizmin Yanılsamaları, Çev. Mehmet Küçük, İstanbul: Ayrıntı Yayınları.

    Gürbüz Şule (2017). Kambur, İstanbul: İletişim Yayınları.

    Hassan, Ihab (2019). Orpheus’un Parçalanışı: Postmodern Bir Edebiyata Doğru, Çev. Emel Aras, Ankara: Hece Yayınları.

    Lyotard, Jean- François (2013). Postmodern Durum. Çev. İsmet Birkan, Ankara: BilgeSu Yayıncılık.

    Yazı kaynağı : erdem.gov.tr

    yosun

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    enerji içeceğinde alkol var mı

    1ziyaretçi

    enerji içeceğinde alkol var mı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Enerji içeceklerinde ALKOL mü var?

    Enerji içeceklerinde ALKOL mü var?

    30 Haziran 2017 Cuma günlü Resmî Gazete de , Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan :TÜRK GIDA KODEKSİ ENERJİ İÇECEKLERİ TEBLİĞİ (2017/4) yayımlandı.

    Enerji İçecekleri Tebliği daha önce 4 Ekim 2006 tarihli resmi gazetede 2006/47 sayılı olarak yayımlanmıştı. Bu tarihteki tebliğin 5.maddesi d fıkrasında ürün özellikleri belirtilirken “Alkol miktarı hacmen % 0,05 den fazla olmamalıdır” denilmişti.

    30 Haziran 2017  Resmi Gazetede değişikliğe uğrayan tebliğin 5. Maddesi ç bendinde “Enerji içeceklerine bileşen olarak etil alkol ilave edilmez. Ancak ürünü oluşturan bileşenlerin çözündürülmesi, taşınması gibi işlemlerde kullanılabilen, bileşenlerde doğal olarak bulunabilen, üretim aşamasında oluşabilen ve son ürüne taşınan etil alkol miktarı en fazla 3,0 g/L olur” ifadesine yer verildi.

    TÜRK GIDA KODEKSİ ENERJİ İÇECEKLERİ TEBLİĞİ

    Ürün özellikleri

    MADDE 5 –(1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin özellikleri aşağıda verilmiştir:

    -İnositol                                           100 mg/L

    -Glukoronolakton                            20 mg/L

    -Taurin                                             800 mg/L

    den fazla olamaz.

    ç) Enerji içeceklerine bileşen olarak etil alkol ilave edilmez. Ancak ürünü oluşturan bileşenlerin çözündürülmesi, taşınması gibi işlemlerde kullanılabilen, bileşenlerde doğal olarak bulunabilen, üretim aşamasında oluşabilen ve son ürüne taşınan etil alkol miktarı en fazla 3,0 g/L olur.

    Önceki düzenlemede hacmen belirlenen alkol miktarı , yeni düzenlemede gr/L (Litrede gram) cinsinden belirlendi.

    3 gr etil alkolün 3.8 ml hacminde olduğunu göz önüne alırsak , alkol miktarının         % 0,05’ten % 0,38’e çıktığı yani alkol oranının 7 mislinden fazla artışına izin verildiği görüldü. (Etanol özgül ağırlığı0,78924 gr/ml)

    Bazı içkilerin alkol oranları: Bira: %3 -7,5 , Rakı: %45-40 , Votka: %40 , Viski:%40-43 , Şarap:%8 -%15

    Bir light biradaki alkol miktarının %10 undan fazlası bir miktara izin verildiği görülmektedir.

    Alkol ve enerji içeriğinin birlikte alınmasının tehlikesinin yanı sıra,

    alkol içermediği bilinen bir içeceğin içinde alkol olmasının  hukuk boyutu da tartışmaya açıktır.

    Tebliğde enerji içeceğinde bulunmasına izin verilen İnositol ,Glukoronolakton ,Taurin, Kafein ve Şeker ler çözünmek için alkole ihtiyaç duymayan yani suda çözülebilen bileşiklerdir.

    Taşınmaları esnasında alkole ihtiyaç duymazlar.

    Üretim aşamalarında da bu oranda bir alkol oluşması çok mümkün görülmemektedir.

    İçeceğin kabının üzerindeki bu ibareye dayanılarak Alkolle alınmasının sakınca oluşturmayacağı fikri nin benimsenmesi sonucu,

    Maalesef Zaten bazı eğlence mekanlarında alkol ve enerji içeceğinin birlikte alınması durumlarının daha da yaygınlaşabilme tehlikesi göz ardı edilmemelidir.

    Bu yanlıştan bir an önce dönülerek eski tebliğ hükümleri geçerli olmalıdır.

    Enerji içecekleri:Değişiklikler göstermekle birlikte içlerinde kafein, gingseng, şeker, vitamin B, carnitine, , taurin, inositol, guarana tohumu, glukoranolakton, creatine içerirler.En önemli içerik kafeindir.

    Son yıllarda özellikle gençler arasında, enerji içecekleri alkolle birlikte kullanılmaktadır.

    Alkol ve enerji içeceğinin birlikte alındığında , alkol sarhoşluğunun belirtilerini azaltmaktadır.

    Alkol de enerji içeceği de vücutta su kaybına sebep olmaktadır.

    Enerji içeceği uyarıcı iken alkol depresan/bastırıcı etki etmektedir.Bu vücüdu çok zorlayan bir durumdur

    Kafein alkolün uyku oluşturucu etkisini azaltmakta bu nedenle daha fazla alkol tüketimine neden olmaktadır.

    Enerji içecekleri kesinlikle alkolle karıştırılarak tüketilmemelidir.

    Yazı kaynağı : www.bayburt.web.tr

    Adli Bilimciler Uyarıyor!!!! Enerji içecekleri alkol mü içerecek?? - Sağlık

    Adli Bilimciler Uyarıyor!!!! Enerji içecekleri alkol mü içerecek?? - Sağlık

    Enerji İçecekleri Tebliği daha önce 4 Ekim 2006 tarihli resmi gazetede 2006/47 sayılı olarak yayımlanmıştı. Bu tarihteki tebliğin 5.maddesi d fıkrasında ürün özellikleri belirtilirken “Alkol miktarı hacmen % 0,05 den fazla olmamalıdır” denilmişti.

    30 Haziran 2017  Resmi Gazetede değişikliğe uğrayan tebliğin 5. Maddesi ç bendinde “Enerji içeceklerine bileşen olarak etil alkol ilave edilmez. Ancak ürünü oluşturan bileşenlerin çözündürülmesi, taşınması gibi işlemlerde kullanılabilen, bileşenlerde doğal olarak bulunabilen, üretim aşamasında oluşabilen ve son ürüne taşınan etil alkol miktarı en fazla 3,0 g/L olur” ifadesine yer verildi.

    TÜRK GIDA KODEKSİ ENERJİ İÇECEKLERİ TEBLİĞİ

    Ürün özellikleri

    MADDE 5 –(1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin özellikleri aşağıda verilmiştir:

    a) Enerji içecekleri özel beslenme amaçlı gıdalar kapsamında değerlendirilmez.

    b) Enerji içeceğinde toplam kafein miktarı 150 mg/L’den fazla olamaz.

    c) Enerji içeceğinin bileşiminde;

    -İnositol                                           100 mg/L

    -Glukoronolakton                            20 mg/L

    -Taurin                                             800 mg/L

    den fazla olamaz.

    ç) Enerji içeceklerine bileşen olarak etil alkol ilave edilmez. Ancak ürünü oluşturan bileşenlerin çözündürülmesi, taşınması gibi işlemlerde kullanılabilen, bileşenlerde doğal olarak bulunabilen, üretim aşamasında oluşabilen ve son ürüne taşınan etil alkol miktarı en fazla 3,0 g/L olur.

    d) Bileşiminde kafein ile birlikte taurin, inositol ve glukoronolakton maddelerinden birini veya birkaçını içeren aromalandırılmış alkolsüz içecekler enerji içeceği dışında başka bir gıda adı ile piyasaya arz edilemez.

    e) Meyveli olarak adlandırılan enerji içeceklerinde meyve oranı, gazlı olanlarda ağırlıkça en az % 4, gazsız olanlarda ise ağırlıkça en az % 10 olmalıdır.

    f) Enerji içeceklerinde şeker yerine veya şeker ile birlikte 30/6/2013 tarihli ve 28693 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliğine uygun olarak tatlandırıcılar kullanılabilir.

    g) Enerji içecekleri bileşen olarak diğer gıdalarda kullanılmaz.

    Önceki düzenlemede hacmen belirlenen alkol miktarı , yeni düzenlemede gr/L (Litrede gram) cinsinden belirlendi.

    3 gr etil alkolün 3.8 ml hacminde olduğunu göz önüne alırsak , alkol miktarının         % 0,05’ten % 0,38’e çıktığı yani alkol oranının 7 mislinden fazla artışına izin verildiği görüldü. (Etanol özgül ağırlığı0,78924 gr/ml)

    Bazı içkilerin alkol oranları: Bira: %3 -7,5 , Rakı: %45-40 , Votka: %40 , Viski:%40-43 , Şarap:%8 -%15

    Bir light biradaki alkol miktarının %10 undan fazlası bir miktara izin verildiği görülmektedir.

    Alkol ve enerji içeriğinin birlikte alınmasının tehlikesinin yanı sıra,

    alkol içermediği bilinen bir içeceğin içinde alkol olmasının  hukuk boyutu da tartışmaya açıktır.

    Tebliğde enerji içeceğinde bulunmasına izin verilen İnositol ,Glukoronolakton ,Taurin, Kafein ve Şeker ler çözünmek için alkole ihtiyaç duymayan yani suda çözülebilen bileşiklerdir.

    Taşınmaları esnasında alkole ihtiyaç duymazlar.

    Üretim aşamalarında da bu oranda bir alkol oluşması çok mümkün görülmemektedir.

    İçeceğin kabının üzerindeki bu ibareye dayanılarak Alkolle alınmasının sakınca oluşturmayacağı fikri nin benimsenmesi sonucu,

    Maalesef Zaten bazı eğlence mekanlarında alkol ve enerji içeceğinin birlikte alınması durumlarının daha da yaygınlaşabilme tehlikesi göz ardı edilmemelidir.

    Bu yanlıştan bir an önce dönülerek eski tebliğ hükümleri geçerli olmalıdır.

    Enerji içecekleri:Değişiklikler göstermekle birlikte içlerinde kafein, gingseng, şeker, vitamin B, carnitine, , taurin, inositol, guarana tohumu, glukoranolakton, creatine içerirler.En önemli içerik kafeindir.

    Son yıllarda özellikle gençler arasında, enerji içecekleri alkolle birlikte kullanılmaktadır.

    Alkol ve enerji içeceğinin birlikte alındığında , alkol sarhoşluğunun belirtilerini azaltmaktadır.

    Alkol de enerji içeceği de vücutta su kaybına sebep olmaktadır.

    Enerji içeceği uyarıcı iken alkol depresan/bastırıcı etki etmektedir.Bu vücüdu çok zorlayan bir durumdur

    Kafein alkolün uyku oluşturucu etkisini azaltmakta bu nedenle daha fazla alkol tüketimine neden olmaktadır.

    Enerji içecekleri kesinlikle alkolle karıştırılarak tüketilmemelidir.

    Tebliğ Etiketleme

    MADDE 12 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde, 26/1/2017 tarihli ve 29960 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği hükümleri uygulanır. Bu genel hükümlere ek olan hükümlere aşağıda yer verilmiştir.

    a) Enerji içeceklerinin etiketinde kafein, taurin, glukoronolakton, inositol, aminoasitlerin miktarı litrede miligram olarak yer almalıdır.

    b) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlerin etiketinde uyarı başlığı altında, tüketici tarafından kolaylıkla görülebilecek şekilde şu ifade yer almalıdır; “Alkol ile karıştırılarak veya beraber tüketilmemelidir. Çocuklar, 18 yaş altı kişiler, yaşlılar, diabetikler, yüksek tansiyonu olanlar, gebe ve emzikli kadınlar, metabolik hastalığı olanlar, böbrek yetmezliği olanlar ile kafeine hassas kişiler için tavsiye edilmez. Sporcu içeceği değildir, yoğun fiziksel aktivite öncesinde, sırasında veya sonrasında tüketilmemelidir. Günlük 500 ml’den fazla tüketilmesi tavsiye edilmez.”

    c) Ürünlerin etiketinde EK-1’de tanımlanan x-yüksekliğinin en az 3 mm punto karakter olacak şekilde  “Alkol ile karıştırılarak veya beraber tüketilmemelidir.” ifadesi bulunmalıdır.

    Not:•Enerji içecekleri ,Uyanıklık, Kısa dönemli enerji ve Performansta artış

    sağlamak amacıyla ilk olarak Avusturya’da 1987 yılında piyasaya sürülmüşlerdir.

    1997 de Amerika’da tanıtılmasıyla birlikte tüm dünyada ve ülkemizde tüketimi hızla artmıştır.

    4 Temmuz 2017

    Prof.Dr.İ.Hamit HANCI

    Adli Bilimciler Derneği Başkanı

    Yazı kaynağı : www.labmedya.com

    Enerji içeceği

    Enerji içeceği

    Enerji içeceği, çoğunlukla içildiğinde yarattığı zihinsel ve fiziksel uyarıcı etkisi nedeniyle tüketilen yüksek kafeinli içecek türü. Enerji içecekleri gazlı veya gazsız olmalarının yanında içeriklerinde birçok bitki özü, amino asitler, şeker, taurin ve tatlandırıcılar bulunur. Sıklıkla spor içecekleri ile karıştırılan enerji içecekleri, hatalı olarak bu amaçla da kullanılır. 2017'de küresel enerji içeceği satışları yaklaşık 44 milyar euro idi.[1] Enerji içecekleri 250 ml, 500 ml olan içecek kutusu, aynı zamanda şişe'de sunulur.

    Kahve, çay gibi doğal kafeinli içecekler enerji içeceği olarak kabul edilmezler. Kola gibi içecekler ise daha az kafein içerdiklerinden enerji içeceği sınıfına dahil değildir.

    Fazla tüketildiğinde başta kalp olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet veren enerji içecekleri bazı ülkelerde yasaklanmıştır. Örneğin ABD'de Four Loko gibi alkollü enerji içeceklerinin satışı 2010 yılından bu yana yasaktır.[2] Mayo Clinic'e göre, günlük en fazla 400 mg kafein tüketilmesi sağlıklıdır. Bu 4 fincan kahve veya 2 dikişlik (yaklaşık 250 ml) enerji içeceğine eşdeğerdir.[3][4]

    Enerji içecekleri, içerdikleri diğer bileşenlerin faydalarının yanı sıra, kafeinin sağlığa etkileri için pazarlanmaktadır.

    Alkol endüstrisi, alkol ve enerji içeceklerinin bir arada tutulması nedeniyle son zamanlarda eleştirildi. Kafeinli alkollü içecek'de kafein ve alkolün birlikte kullanılması alkole bağlı yaralanma oranını artırabilir.[5] Enerji içecekleri alkolün etkisini maskeleyebilir ve bir kişi gerçek sarhoşluk düzeyini yanlış yorumlayabilir. Kafein ve alkolün her ikisi de diüretik olduğundan, kombine kullanım dehidrasyon riskini artırır. Bir uyarıcı (kafein) ve depresan (alkol) karışımı sinir sistemine çelişkili mesajlar gönderir ve kalp atış hızının ve çarpıntıların artmasına neden olabilir.[6]

    Sağlığa etkisi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Aşırı enerji içeceği tüketimi, özellikle çocuklarda, gençlerde ve genç yetişkinlerde yüksek kafein ve şeker alımından kaynaklanan ciddi sağlık etkilerine neden olabilir.[7] Aşırı veya tekrarlanan enerji içeceği tüketimi, aritmi ve kalp krizi gibi kalp sorunlarına, anksiyete ve fobiler gibi psikiyatrik durumlara yol açabilir.

    Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Enerji içecekleri, ilk meşrubat endüstrisinin aktif bir alt kümesiydi. Örneğin Pepsi, başlangıçta bir enerji artırıcı olarak pazarlanıyordu. Coca-Cola'nın adı, her ikisi de bilinen uyarıcılar olan iki aktif bileşenden türetilmiştir: koka yaprakları ve kola fındığı (bir kafein kaynağı). 1904 yılında, gıda ürünlerinde kokain kullanımına ilişkin endişeler nedeniyle taze koka yapraklarının yerini "kullanılmış" yapraklar almıştır. İngiltere'de Lucozade Energy ilk olarak 1929'da "iyileşmeye yardımcı olmak için bir hastane içeceği tanıttı. Amerika'da daha sonra tanıtılan ilk enerji içeceklerinden biri Dr. Enuf'du. Dr. Enuf halen Johnson City, Tennessee'de üretilmekte ve ülke genelinde seyrek olarak satılmaktadır.[8]

    Japonya'da enerji içeceği, Lipovitan markasının piyasaya sürülmesiyle en az 1960'ların başlarına kadar uzanıyor. Lipovitan'dan sonra Güney Koreli bir içecek olan Bacchus-F de 1960'ların başında ortaya çıktı.

    1985 yılında, Jolt Cola Amerika Birleşik Devletleri'nde tanıtıldı. Pazarlama stratejisi, içeceğin kafein içeriğine odaklandı ve uyanıklığı teşvik etti. 1995'te ise PepsiCo, Josta'yı piyasaya sürdü. Bu, ABD'li büyük bir içecek şirketi tarafından piyasaya sürülen ilk enerji içeceği idi.[9] Ancak Pepsi, ürünü 1999'da durdurdu. Pepsi daha sonra Amp Energy markasıyla enerji içeceği pazarına dömdü.

    Avrupa'da enerji içeceklerine Lisa şirketi ve "Power Horse" adlı bir ürün öncülük etti. Avusturyalı bir girişimci olan Dietrich Mateschitz, 1987 yılında Red Bull ürününü tanıttı. Ürün 21. yüzyılda dünya çapında en çok satan enerji içeceği oldu. Mateschitz, kendisi Tayland içeceği Krating Daeng'e dayanan Red Bull'u geliştirdi. Red Bull, 1997'de piyasaya sürüldükten sonra, 2005'te yaklaşık% 47'lik bir pazar payı ile ABD'de hakim marka oldu.

    Yeni Zelanda ve Avustralya'da, bu pazarların lider enerji içeceği ürünü olan V, Frucor Suntory tarafından piyasaya sürüldü. Ürün şu anda Yeni Zelanda ve Avustralya'daki pazarın% 60'ından fazlasını temsil ediyor.

    Bazı içeceklerin bileşimi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Enerji içecekleri genellikle metilksantinler, kafein, sitrik asit, ksantin, B vitaminleri, karbonatlı su ve yüksek fruktozlu mısır şurubu, şeker ve birçok aromalar içerir. Diğer yaygın bileşenler guarana, yerba mate, acai üzümü, taurin, ginseng, maltodekstrin, inositol, karnitin, kreatin, glukuronolakton, sukraloz veya mabet ağacıdır.[10]

    Tüm sayılar 100 g cinsinden verilmiştir (ürün hacimleri genellikle 0,25-0,33 i - 0.5 litre, çok nadiren 1 litre olur).

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    gönül dağı ramazan kaç yaşında

    1ziyaretçi

    gönül dağı ramazan kaç yaşında bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Gönül Dağı Ramazan kimdir, nerelidir, kaç yaşında?

    Gönül Dağı Ramazan kimdir, nerelidir, kaç yaşında?

    Gönül Dağı Ramazan kimdir, nerelidir, kaç yaşında, daha önce hangi dizilerde oynadı?

    TRT 1 kanalında yayınlanan aile dizilerinden Gönül Dağı'nın başrol karakterlerinden biri de Ramazan oldu. 

    Ramazan, dizinin baş rol kahramanlarından üç kuzenden biridir. 

    Şen şakrak, eğlenceli, esprili, cana yakın, fedakar bir karakter olan Ramazan, amcaoğullarının can yoldaşıdır. 

    İyi günde kötü günde birlikte olan kuzenlerin en büyüğü olan Ramazan, kasabanın belediye başkanının kızına aşıktır. 

    Hayatının en büyük çilesi başkanın kızına aşık olmasıdır. 

    Dizinin sezon finaline doğru Ramazan sonunda muradına eriyor. Hatta sezon finali Ramazan'ın düğünüyle taçlandırılıyor. Peki, Gönül Dağı Ramazan kimdir, nerelidir, kaç yaşında, daha önce hangi dizilerde oynadı?

    Cihat Süvarioğlu TRT 1 ekranlarında yayınlanan Gönül Dağı dizisinde Ramazan rolüne hayat veriyor. Instagram'da, 'cihatsuvari' kullanıcı adı ile paylaşım yapan ünlü oyuncunun 197 bin takipçisi bulunuyor. Cihat Süvarioğlu birçok sinema, dizi projelerinde yer aldı.

    Başrollerinde Gülsim Ali, Berk Atan gibi oyuncuların yer aldığı Gönül Dağı dizisi her hafta seyircileri ekranlara kilitliyor. Eğitimini Marmara Üniversitesinde alan Cihat Süvarioğlu Yarım Kalan Aşklar, Kelebekler gibi projelerde de oynadı.

    CİHAT SÜVARİOĞLU KİMDİR?

    Cihat Süvarioğlu 23 Eylül 1990'da Konya'da dünyaya geldi. 31 yaşındaki oyuncu tiyatronun yanında 2014'ten beri ekran önünde yer alıyor. Cihat Süvarioğlu 2019'da Masal Çiçeği ve Yüzleşme dizilerinde oynadı.

    Cihat Süvarioğlu Diğer Yarım, The Protector, Bartu Ben, Ölene Kadar, Fractured, Değişen Dünyaya Karşı, Yüzleşme, Kronoloji, Yarım Kalan Aşklar, Gönül Dağı, Görümce, Kelebekler gibi dizi ve sinema projelerinde oyuncu olarak boy gösterdi. Ünlü oyuncu Instagram'ı aktif olarak kullanıyor.

    Yazı kaynağı : www.sonhaberler.com

    Gönül Dağı Ramazan kimdir? Cihat Süvarioğlu kaç yaşında ve nereli?

    Gönül Dağı dizisi Ramazan kimdir, kilolu hali ? Gönül Dağı Ramazan'ı Cihat Süvarioğlu canlandırıyor! Cihat Süvarioğlu kaç yaşında?

    Gönül Dağı dizisi Ramazan kimdir, kilolu hali ? Gönül Dağı Ramazan'ı Cihat Süvarioğlu canlandırıyor! Cihat Süvarioğlu kaç yaşında?

    Gönül Dağı dizisi Ramazan kimdir, kilolu hali ? Gönül Dağı Ramazan'ı Cihat Süvarioğlu canlandırıyor! Cihat Süvarioğlu kaç yaşında?

    Gönül Dağı dizisinin Ramazan karakteri Cihat Süvarioğlu tarafından canlandırılmaktadır. Cihat Süvarioğlu'nun geçmişte fazla kilolu olduğu fotoğraflar sosyal medyada sıklıkla paylaşılmaktadır. Peki ama Gönül Dağı Ramazan kimdir? İşte Cihat Süvarioğlu'nun eski hali!

    Gönül Dağı dizisinde Ramazan karakteri izleyici tarafından merak edilmektedir. Yakışıklı oyuncu Cihat Süvarioğlu tarafından canlandırılan karakterin eski hali de merak ediliyor. Peki ama Gönül Dağı Razaman Cihat Süvarioğlu kimdir?

    Gönül Dağı Ramazan kimdir?

    Gönül Dağı dizisinde Ramazan karakterine Cihat Süvarioğlu hayat vermektedir. Ramazan karakteri çevresindekiler tarafından sevilmektedir. Doğal bir karakter olan Ramazan kalpleri kazanarak hayallerinin peşinden gider. Ramazan'ın bu yolculuğu aşkla sonuçlanacak.

    Cihat Süvarioğlu kimdir?

    23 Eylül 1990 yılında Konya'da doğan Cihat Süvarioğlu, üniversite eğitimi için İstanbul'a taşındı. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ Gösteri Sanatları Merkezi'nden 2012 yılında mezun oldu. 2019 yılında Bahçeşehir Üniversitesinde İleri Oyunculuk alanında Yüksek Lisans çalışmasını tamamladı.

    Rol aldığı projelerden bazıları şöyle:

    Ver Parayı! / 2019

    Avrupa / 2015

    Öğüt / 2013

    Yarım Kalan Aşklar (TV Dizisi 2020)

    Gönül Dağı (TV Dizisi 2020)

    İki Şafak Arasında / Between Two Dawns (Doktor, Sinema Filmi 2020)

    Değişen Bir Dünyaya Karşı (İhsan, Kısa Film 2019)

    Kronoloji (Faruk, Sinema Filmi 2019)

    Yüzleşme (TV Dizisi 2019)

    Masal Çiçeği (TV Dizisi 2019)

    Hakan: Muhafiz (Yasin, TV Dizisi 2019)

    Bartu Ben (TV Dizisi 2018)

    Kelebekler (Mezarcı, Sinema Filmi 2018)

    Gönül Dağı Ramazan (Cihat Süvarioğlu) eski hali
    Gönül Dağı Ramazan karakterini canlandıran Cihat Süvarioğlu geçmişte fazla kilolarıyla gündeme gelmişti. Cihat Süvarioğlu'nun eski hali izleyicileri şaşırtmıştır. 




    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    Gönül Dağı Ramazan kim? Cihat Süvarioğlu kimdir, nerelidir? Kaç yaşında? Cihat Süvarioğlu sevgilisi kim?

    Gönül Dağı Ramazan kim? Cihat Süvarioğlu kimdir, nerelidir? Kaç yaşında? Cihat Süvarioğlu sevgilisi kim?

    Oyuncu Cihat Süvarioğlu hayatı merak ediliyor. Peki Cihat Süvarioğlu kimdir? Cihat Süvarioğlu kaç yaşında? Cihat Süvarioğlu aslen nereli? İşte Cihat Süvarioğlu hakkında merak edilen detaylar ve hayatı...

    23 Eylül 1990 Konya doğumlu olan Cihat Süvarioğlu, Yüksek öğretim eğitimini Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlamıştır.  

    Oyunculuğa olan ilgisi nedeniyle kariyerine bu alanda devam etmek isteyen yakışıklı oyuncu, Bizde Yok, Öğüt, Ver Parayı gibi tiyatro oyunlarında sahne almıştır.

    Ayrıca Masal Çiçeği, Hakan: Muhafız, Görümce, Ölene Kadar, Yarım Kalan Aşklar gibi yapımlarda da yer almıştır.  

    Eğitimine devam etme kararı alan Cihat Süvarioğlu, Bahçeşehir Üniversitesi’nde İleri Oyunculuk Bölümü’nde yüksek lisans yaptı.  

    Günümüzde ise TRT 1 ekranlarında yayınlanmakta olan ‘Gönül Dağı’ adlı dizide Ramazan karakterine hayat veriyor.

    Terazi burcu olan Cihat Süvarioğlu, 1.76 boyunda ve 75 kilogram ağırlığındadır. 

    Rol aldığı film ve diziler:

    Yazı kaynağı : www.mardinlife.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    yeni malatyaspor transfermarkt

    1ziyaretçi

    yeni malatyaspor transfermarkt bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Yeni Malatyaspor

    Yeni Malatyaspor

    Kadro genişliği: 23

    Yaş ortalaması: 23.2

    Lejyonerler: 6  26.1 %

    Yazı kaynağı : www.transfermarkt.com.tr

    Yeni Malatyaspor

    Yeni Malatyaspor

    Kadro genişliği: 23

    Yaş ortalaması: 23.2

    Lejyonerler: 6  26.1 %

    Yazı kaynağı : www.transfermarkt.com.tr

    Yeni Malatyaspor

    Yeni Malatyaspor

    Kadro genişliği: 23

    Yaş ortalaması: 23.2

    Lejyonerler: 6  26.1 %

    Yazı kaynağı : www.transfermarkt.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    kpss hangi atm den yatırılıyor

    1ziyaretçi

    kpss hangi atm den yatırılıyor bilgi90'dan bulabilirsiniz

    KPSS ödemeleri hangi bankadan yapılır? 2022 KPSS başvuru kılavuzu ais.osym.gov.tr | KPSS ücreti nereden yatırılır, son tarih nedir?

    KPSS ön lisans başvuru ücreti hangi bankaya yatırılır? KPSS 2022 ön lisans başvuru ücreti ödeme detayları

    KPSS ön lisans başvuru ücreti hangi bankalara yatırılır, ne kadar? İşte KPSS sınav ücreti için son tarih bilgisi

    ÖSYM KPSS başvuru ücreti 2022 ne kadar, hangi banka? KPSS başvuru ücreti ödeme, yatırma nasıl yapılır?

    ÖSYM KPSS başvuru ücreti 2022 ne kadar, hangi banka? KPSS başvuru ücreti ödeme, yatırma nasıl yapılır?

    ÖSYM KPSS başvuru ücreti 2022 ne kadar, hangi banka? KPSS başvuru ücreti ödeme, yatırma nasıl yapılır?

    Kamu kurumlarında görev almak isteyen kişiler KPSS 2022 başvurularını ÖSYM AİS üzerinden gerçekleştirmeye başladı. Peki, KPSS başvuru ücreti ödeme, yatırma nasıl yapılıyor? KPSS başvuru ücreti 2022 ne kadar, hangi banka?

    ÖSYM 2022 sınav takvimi içerisinde tek tek hangi KPSS sınavının ne zaman yapılacağını duyurmuştu. Aynı şekilde başvurular ve geç başvuru günü de takvimde yerini almıştı. İşte adayların bilmesi gereken tüm detaylar…

    KPSS LİSANS BAŞVURUSU NE ZAMAN?

    ÖSYM 2022 sınav takvimi içerisinde yer alan bilgilere göre Kamu Personeli Seçme Sınavı lisans, ÖABT ve Alan Bilgisi başvuruları 24 Mayıs 2022 ile 6 Haziran 2022 tarihleri arasında alınacak. Adaylar başvurularını ÖSYM’nin AİS sayfası üzerinden yapabilecekler.

    ÖSYM 2022 KPSS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

    Kamu Personeli Seçme Sınavı Lisans başvuru ücreti ÖSYM tarafından başvuruların başlatılmasının ardından ortaya çıktı. Adaylar ödemelerini ÖSYM’nin anlaşmalı olduğu bankalar aracılığıyla ve kartlı ödeme sistemi olan “odeme.osym.gov.tr” adresinden yapabilecekler.

    KPSS Lisans başvuru ücreti her bir oturum için 115 TL, ÖABT her bir oturum için 115 TL ve Alan Bilgisi her bir oturum için 80 TL olacak şekilde belirlendi.

    KPSS BAŞVURU ÜCRETİ ÖDEME HANGİ BANKA?

    ÖSYM’nin anlaşmalı olduğu bankalar şöyle; Akbank’ın tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC’den başvuracak adaylar hariç); Albaraka Türk Katılım Bankasının tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC’den başvuracak adaylar hariç); Finansbank’ın tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC’den başvuracak adaylar hariç); Kuveyt Türk Katılım Bankası’nın tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC’den başvuracak adaylar hariç); Halkbank ATM, internet bankacılığı ve şubeler; ING Bank’ın tüm şubeleri ve internet bankacılığı (KKTC’den başvuracak adaylar hariç); İş Bankası’nın tüm şubeleri, ATM, mobil bankacılık ve internet bankacılığı; Vakıf Katılım Bankası’nın tüm şubeleri ve ATM (KKTC’den başvuracak adaylar hariç); Ziraat Bankası sadece internet bankacılığı ve mobil bankacılık (Şubelerden ve ATM’den ücret yatırılmaz.); ÖSYM Kartlı Ödeme Sistemi (https://odeme.osym.gov.tr/)

    ÖSYM ÖDEME SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ…

    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    KPSS lisans başvuru ücreti ne kadar? KPSS ödemeleri hangi bankalara yapılıyor 2022, nasıl yatırılır?

    KPSS lisans başvuru ücreti ne kadar? KPSS ödemeleri hangi bankalara yapılıyor 2022, nasıl yatırılır?

    KPSS başvuru ücreti ne kadar, hangi bankada yapılır? sorusunun yanıtı araştırılıyor. ÖSYM Başkanı Halis Aygün tarafından yapılan açıklamada KPSS sınavının başvuru detayları belli oldu.

    KPSS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

    KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür Oturumu/Eğitim Bilimleri Oturumu (Her Bir Oturum İçin) : 115,00 TL

    KPSS Alan Bilgisi Sınavları (Her Bir Oturum İçin) : 80,00 TL

    ÖABT (Her Bir ÖABT Alanı İçin) : 115,00 TL

    KPSS ÖDEMELERİ HANGİ BANKALARA YAPILIR?

    KPSS Lisans başvuruları 24 Mayıs ve 6 Haziran tarihleri aralığında alınacak. Adayların sınav ücretini de yayımlanan kılavuz içerisinde belirtilen şekilde ödemeleri gerekiyor. Sınav ücreti, ÖSYM'nin internet sayfasında yer alan e-İŞLEMLER kısmında "ÖDEMELER" alanından kredi kartı/banka kartı ile de yatırılabilecektir. Ancak bankaya da yatırılabilir.

    Akbank'ın tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC'den başvuracak adaylar hariç)

    Albaraka Türk Katılım Bankasının tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC'den başvuracak adaylar hariç)

    Finansbank'ın tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC'den başvuracak adaylar hariç)

    Kuveyt Türk Katılım Bankası'nın tüm şubeleri, ATM ve internet bankacılığı (KKTC'den başvuracak adaylar hariç)

    Halkbank ATM, internet bankacılığı ve şubeler

    ING Bank'ın tüm şubeleri ve internet bankacılığı (KKTC'den başvuracak adaylar hariç)

    İş Bankası'nın tüm şubeleri, ATM, mobil bankacılık ve internet bankacılığı

    Vakıf Katılım Bankası'nın tüm şubeleri ve ATM (KKTC'den başvuracak adaylar hariç)

    Ziraat Bankası sadece internet bankacılığı ve mobil bankacılık (Şubelerden ve ATM'den ücret yatırılmaz.)

    Yazı kaynağı : www.gazetevatan.com

    KPSS başvuru ücretleri hangi bankaya yatırılacak? KPSS başvurusu nasıl yapılır?

    KPSS başvuru ücretleri hangi bankaya yatırılacak? KPSS başvurusu nasıl yapılır?

    Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) başvurularıbugün sona eriyor. 24 Mayıs’tan itibaren devam eden başvuruların sona yaklaşmasıyla birlikte adaylar, KPSS başvuru ücretlerini hangi bankaya yatıracaklarını araştırmaya başladı. KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür, Eğitim Bilimleri, Alan Bilgisi, ÖABT başvurusu yapmak isteyen adaylar, ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuza göre yapıyor. Peki ÖSYM kılavuzunda KPSS başvuru ücretleri hangi bankaya yatırılıyor? KPSS başvurusu nasıl yapılır? Tüm detaylar haberimizde…

    KPSS BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

    24 Mayıs 2022 tarihinde başlayan KPSS başvuruları 6 Haziran 2022 tarihinde sona eriyor. Başvurular tüm hızıyla devam ederken, çok sayıda aday, KPSS başvurularının nasıl yapılacağına yönelik araştırmalarına devam ediyor. KPSS başvurusu yapmak isteyen adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. Bunun yanı sıra bireysel olarak ÖSYM’nin resmi web sitesi ya da ÖSYM Aday İşlemleri Mobil uygulaması üzerinden de başvuru yapılabiliyor.

    KPSS ÜCRETLERİ HANGİ BANKAYA YATIRILACAK?

    KPSS başvuruları, ÖSYM tarafından belirlenen belirli bir ücret karşılığında gerçekleştiriliyor. KPSS Lisans Genel-Yetenek-Genel Kültür, Eğitim Bilimleri, Alan Bilgisi ve ÖABT olmak üzere çok sayıda oturum ile gerçekleşecek olan sınavda, adaylar katılacakları oturum kadar ücret ödeyecek. Peki KPSS başvuru ücretleri hangi bankaya yatırılacak?

    ÖSYM Başvuru Kılavuzu’nda KPSS başvuru aşamalarına dair tüm detaylar belirtilmiş. Başvuru ücretlerinin hangi bankaya yatırılacağı da kılavuzda yer alıyor. Kılavuza göre KPSS başvuru ücretleri aşağıdaki bankalara yatırılabilecek:

    KPSS SINAV ÜCRETLERİ NASIL YATIRILIR?

    Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) başvuru ücretleri, başvuru kılavuzunda belirtilmiş olan bankalara öncelikle ÖSYM’in internet sayfası üzerinde yer alan e-İŞLEMLER kısmında bulunan ‘ÖDEMELER’ alanından kredi kartı/banka kartı ile yatırılabilecek. Bunun yanı sıra banka görevlilerine, T.C. Kimlik numarası ve ad-soyad ile birlikte oturum sayısına göre ne kadar ücret yatıracağını belirtmek de yeterli olacaktır. KPSS adayları dilerlerse banka şubelerine gitmeden internet üzerinden de bankalara ücretlerini yatırabilecektir. Sınav ücretini yatıran adayların banka şubesinden ayrılmadan önce, kendilerine verilen banka dekontunu dikkatle incelemeleri gerekmektedir. Adaylar, bilgilerinde yanlışlık olması durumunda mutlaka düzelttirmelidir. Banka şubesi üzerinden ödeme yapacak olan adaylar, bankaların çalışma saatlerini göz önünde bulundurmalıdır.

    Yurt dışından KPSS sınav başvuru yapan adaylar, sınav ücretlerini ÖSYM’nin internet sayfası üzerinde yer alan e-İŞLEMLER alanında bulunan ‘ÖDEMELER’ alanından kredi kartı/banka kartı ile TL olarak yatırmalıdır. Sınavdan sonra yapılan ilk yerleştirmelerde adaydan yerleştirme ücreti alınmayacak olup, bu sınav sonucuna bağlı daha sonra yapılacak tüm yerleştirme işlemlerinde adaylardan yerleştirme ücreti alınmaktadır.

    KPSS BAŞVURU ÜCRETİ NE KADAR?

    Yazı kaynağı : www.tgrthaber.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    köfteci yusuf hamburger fiyatı

    1ziyaretçi

    köfteci yusuf hamburger fiyatı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Köfteci Yusuf Menü Fiyat Listesi

    Köfteci Yusuf Menü Fiyat Listesi

    Köfteci Yusuf Menüsü Fiyat Listesi

    Köfteci Yusuf, Avrupa standartları çerçevesinde Türkiye’nin en büyük köfte markasıdır. Yusuf Akkaş’ın açmış olduğu bu köfte zinciri, sadece köfte değil birbirinden lezzetli ve özel soslu etleri, kahvaltı ürünleri, çiğ et satışı ve tam puan alacak kalitesi ile de ülke çapında adını duyurmuş bir kuruluştur. Bursa’da başlayan köfte serüveni, 1996 senesinde İznik’te ilk kıvılcımlarını vermiş ve yıllar içinde hemen hemen pek çok şehirde şubesini açmayı başarmıştır.

    Bursa’da birçok semtte hizmet veren Köfteci Yusuf, Döner Y adıyla da döner zincirine girmiştir. Gelenlerin beğenisini toplayan lezzetli köftelerin tarifi ise tam bir sır. Bu sırrı merak ediyorsanız ve Köfteci Yusuf’un özel salçalı sosu ile tanışmak istiyorsanız en yakın Köfteci Yusuf Şubesi’ne gidebilirsiniz.

    Sizlere en yakın Köfteci Yusuf nerede diye merak ediyorsanız, www.kofteciyusuf.com sitesine tıklayıp detaylı bilgi alabilirsiniz. 2021 yılında toplam 219 şube ile hizmet veren Köfteci Yusuf’u Bursa, İstanbul, İzmir, Ankara, Aydın, Kocaeli, Bilecik, Balıkesir, Eskişehir, Isparta, Denizli, Sakarya, Kırıkkale ve Yalova’da bulabilirsiniz.

    Günün her saatinde köfte yiyebileceğiniz, “Yok, ben doymadım.” dediğinizde diğer menülerden de sipariş verebileceğiniz Köfteci Yusuf’ta bazen masa bulmak için sıraya girebilirsiniz. Evet, bu bir Köfteci Yusuf klasiğidir. Yoğun ilgiden dolayı bazen yer bulmakta zorlanabilirsiniz.

    Türkiye’nin En İyi 10 Yol Lokantası listesinde 1 numaraya geçmeyi hak eden Köfteci Yusuf menü fiyat listesini, sizler daha lezzetli seçimler yapın diye buraya taşıdık. Her cebe hitap eden ekonomik Köfteci Yusuf fiyatları hem bütçeyi hem mideleri mutlu edecek. Kızarmış ekmek, özel acılı sos, salata ve nefis etler için Köfteci Yusuf’a bekleniyorsunuz.

    İşte en güncel haliyle Köfteci Yusuf menü fiyatları!

    Güncellenme tarihi: 16.12.2021

    Menü fiyatları zaman içerisinde değişkenlik gösterebilir. En güncel bilgiler için lütfen işletme ile iletişime geçiniz.

    Köfteci Yusuf Fiyatları Menü İçeriği

    Izgara Etler (200 gr)

    Döner Y

    Ekmek Arası Y

    Tatlı Çeşitleri

    Kahvaltı

    Şarküteri Ürünleri

    Görseller www.kofteciyusuf.com resmi web adresinden tedarik edilmiştir.

    Lezzet Hattı: 444 61 62

    McDonald’s Menü Fiyatları

    Nusret Burger Fiyat Menüsü

    Köfteci Ramiz Menü Fiyat Listesi

    Tavuk Dünyası Menüsü Fiyat Listesi

    Yazı kaynağı : www.nefisyemektarifleri.com

    Köfteci Yusuf Fiyat Şikayetleri - Şikayetvar

    Köfteci Yusuf Menü Fiyatları Listesi 2022 - Sosyal Trendler

    Köfteci Yusuf Menü Fiyatları Listesi 2022 - Sosyal Trendler

    Köfteci Yusuf, 1996 yılında İznik’te ilk şubesini açarak, zamanla bir çok ilde yeni şubelerle adeta bir köfteci zinciri oluşturmuştur. 229 şubesi ile çiğ et, ızgara, kahvaltı, ekmek arası, döner, tatlı hizmeti veren Köfteci Yusuf ülkemizin en büyük Köfte Fabrikası unvanına sahiptir. Geniş menüsü, paket servis hizmeti ve online sipariş hattı ile taze lezzetleri hızlı ve hesaplı bir şekilde müşterilerine sunmayı misyon edinmiştir.

    Türkiye’de bir çok ilde şubesi bulunan Köfteci Yusuf, toplamda 229 şube ile müşterilerine hizmet veriyor. İstanbul’da 62, Ankara’da 14, Bursa’da 40, İzmir’de 24, Kayseri’de 2 şubesi bulunuyor. Bir çok ilde şubesi bulunan firma köftesi ile ünlü. Köfteci Yusuf lezzetlerinden tatmak isteyenler restorana giderek tüm lezzetleri yerinde tadabilir. Ayrıca sipariş hattını arayarak paket servisi talebinde bulunabilirsiniz. Online sipariş hattı sayesinde telefondan arayarak dilediğiniz siparişi evinize isteyebilirsiniz.

    Bulunduğunuz konuma en yakın Köfteci Yusuf nerede diyorsanız kofteciyusuf.com internet adresine giriş yapıp öğrenebilirsiniz. Yakın olan şubenin adres ve iletişim bilgilerine göz atabilirsiniz. Eğer yolculuk yapıyorsanız ve size yakın bir şubeye gitmek istiyorsanız listeden en yakın olan şubenin nerede olduğuna bakabilirsiniz. Köfteci yusuf menü fiyatı nedir kilosu ne kadar köfteci yusuf’ta fiyatlar ne kadar köfteci yusuf’un yemek menüsünde neler var?

    Birbirinden lezzetli ve tadına doyum olmayan köfte menüleri ile müşterilerin ilgisini çeken Köfteci Yusuf Menüleri merakları için burada fiyat tarifesi ile birlikte yayınlandı. Listeye göz atarken karnınızın daha çok acıkacağını düşünüyoruz…

    Hadi Köfteci Yusuf menü fiyatları hangi fiyatlarla müşterilere sunuluyor bir göz atalım!

    Yayınlanan menü fiyatları zamanla farlılık gösterebilir. Güncel fiyat listesi için Köfteci Yusuf ile iletişime geçebilir veya internet sitesine göz atabilirsiniz.

    Köfteci Yusuf Menü ücretleri Listesi

    Çiğ Ürünler (1 Kilogram)

    Izgara Etler (200 Gram)

    Izgara et siparişinizde salata ve ezme ikramdır.

    Kahvaltı – Şarküteri

    Döner Y

    Ekmek Arası Y

    Köfteci Yusuf Hamburger Menü Fiyatları

    Çorba ve Yan Ürünler

    Çıtır Lezzetler ve Soslar

    Tatlı ve İçecekler

    Köfteci Yusuf Paket Servis

    Köfteci Yusuf ürünlerini ister telefon numarası ile istersenizde internet sitesi üzerinden sipariş oluşturarak paket servis ile teslim alabilirsiniz. 444 61 62 numarası sipariş hattı numarasıdır. kofteciyusuf.com internet sitesine giriş yapıp “Online Sipariş Ver” butonuna tıklayarak sipariş vereceğiniz ürün için satın al diyebilirsiniz.

    Online sipariş verebilmek için üyelik oluşturmanız gerekmektedir. Dakikalar içerisinde üyeliğinizi oluşturarak siparişlerinizi sepete ekleyerek paket servis ile teslim alabilirsiniz.

    Köfteci Yusuf Sipariş Hattı

    Köfteci Yusuf telefon numarası 444 61 62 hattını arayarak bulunduğunuz konuma sipariş verebilirsiniz. Aynı zamanda Köfteci Yusuf internet sitesi üzerinden de siparişinizi oluşturabilirsiniz.

    Köfteci Yusuf Şubeleri (229 Şube)

    Güncellenme tarihi: 21.04.2022

    Resimler ve menü fiyatları kofteciyusuf.com internet sitesinden alınmıştır. Online sipariş hattı: 444 61 62

    Domino’s Pizza Menü Fiyatları
    Komagene Çiğ Köfte Menü Fiyat Listesi
    Bülent Börek Fiyatları

    Yazı kaynağı : www.sosyaltrendler.com

    Köfteci yusuf burger fiyatları

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    spagetti makarna nasıl yapılır

    1ziyaretçi

    spagetti makarna nasıl yapılır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Spagetti Tarifleri: Kolayca Yapılan 14 Farklı Spagetti Tarifi - Yemek.cm - Yemek.com

    Spagetti Tarifleri: Kolayca Yapılan 14 Farklı Spagetti Tarifi - Yemek.cm - Yemek.com

    Makarna tarifleri içinde en çok sevilenler arasında kendine yer bulan, kendine özgü yeme deneyimiyle bayıla bayıla tükettiğimiz mis gibi spagetti tarifleri hazırlıyoruz bugün!

    Çeşit çeşit sosuyla, lezzetini ikiye, üçe katlamanızı sağlayacak ilave malzemeleriyle bu spagettiler, tek başına afiyetle yiyip doyabileceğiniz lezzetler. Evde, kolayca hazırlayabileceğiniz efsane menüler oluşturmak istiyorsanız başrole spagettiyi almanız yeterli.

    İşte karşınızda evde dakikalar içinde yapabileceğiniz, yedikçe yemek isteyeceğiniz kadar da lezzetli olacak farklı ve pratik spagetti tarifleri! Bakalım sizin favoriniz içlerinden hangisi olacak?

    En temel makarna tarifleriyle başlıyor, spagettiyi mis gibi bir salçalı sosla lezzetlendiriyoruz. Kendisi, öğrenci evlerinden aile sofralarına, her mutfağa uygun pratik ve nefis bir tat!

    Hazırlaması 15 dakika: Salçalı makarna tarifi

    Makarnanın her çeşidiyle yapabileceğiniz ama spagetti ile yaptığınızda lezzeti daha da güzel gelecek pratik bir tarif daha! Etsiz öğün geçirmek istemeyenlere geliyor...

    Kıymayla doyuruculuğu tavan yapıyor: Kıymalı makarna tarifi

    Spagettinin dünyaca en meşhur hallerinden biriyle devam ediyor, spagetti carbonara lezzetini evde, en pratik şekilde yakalamanın tüm lezzet sırlarını veriyoruz.

    İtalya'da gibi: Kolay spagetti carbonara tarifi

    Evde farklı tatlar denemeyi seviyor, hep aynı makarna tarifini yapmaktansa spagettiyi şöyle sıradanlıktan uzak bir şekilde hazırlamak istiyorsanız doğru yerdesiniz.

    Nasıl da ferah: Limonlu spagetti tarifi

    Sebzeler doğru şekilde bir araya getirildiğinde sizce de spagettiye çok yakışmıyor mu? Mesela birbiriyle mükemmel bir uyum yakalayan patlıcan ve domates makarnaya çok yakışmıyor mu?

    Yakışıyor diyenlerle şurada buluşalım: Patlıcanlı domatesli spagetti tarifi

    Şu zamana dek yaptığınız tüm spagettileri unutun. Bugüne kadar yaptığınız en doyurucu, en besleyici ve farklı makarnayı hazırlamak üzere mutfağa doğru alalım sizi.

    Doymayan kalmasın: Ton balıklı ve fasulyeli spagetti tarifi

    Az malzemeyle kolayca yapabileceğiniz, havuç sayesinde hem rengi hem de tadı güzelleşecek bir tarifte sıra.

    Hüpletelim: Havuç soslu spagetti tarifi

    İçinde yine havuç kullanılan ama bu kez çok daha bol malzemeyle hazırlanan bolonez sosa sözü bırakıyoruz. Kendisi, spagettiye en çok yakıştırılan soslardan biri.

    Yanılıyor olamazlar: Bolonez soslu spagetti tarifi

    Spagettiyi daha önce hiç bu şekilde pişirmeyi denemediyseniz hiç vakit kaybetmeden bu lezzetle sizi tanıştırmak isteriz. Su böreği lezzeti yakalayabileceğiniz, üstelik ondan çok daha pratik bir şekilde hazırlanan bir tarif o.

    Dilim dilim yemelik: Su böreği tadında fırın makarna tarifi

    En sevdiğiniz baharatları tezgaha çıkarın, tek başına tıka basa doyuracak, en ala ana yemekleri bile gölgede bırakacak bir spagetti hazırlayacağız şimdi.

    Kolları sıvayın, başlıyoruz: Etli makarna tarifi

    Makarnanın dahil olduğu hemen her tarife çok yakışan soya sosu yine iş başında! Şimdi de nefis sebzelerle bir araya gelip spagettiyi lezzetlendiriyor...

    İnsan bu lezzeti doysa da yemeye devam etmek istiyor:Soya soslu makarna tarifi

    Rengini ve lezzetini pancardan alıyor, bu spagetti gören herkesi kendine hayran bırakıyor. Tadına bakan ise bu kadar pratik ve ekonomik olmasına inanamıyor.

    Favorileriniz arasında yerini alacak: Pancarlı makarna tarifi

    Pırasa sevmeyenlerin dahi afiyetle yiyeceği bir spagetti hazırlıyoruz şimdi! Sebzelerin, baklagillerin makarnaya ne kadar çok yakışabileceğinin en farklı ve lezzetli kanıtlarından biri olur kendisi.

    Böyle bir lezzetten kendinizi mahrum etmeyin: Pırasalı ve fasulyeli spaghetti tarifi

    Yazı kaynağı : yemek.com

    En kolay spagetti makarna nasıl yapılır? Domates soslu spagetti tarifinin püf noktaları

    En kolay spagetti makarna nasıl yapılır? Domates soslu spagetti tarifinin püf noktaları

    Küçük büyük demeden herkesin severek yediği spagetti ülkemizde en çok tüketilen besinler arasında. Öğrenci evlerinden yeni gelinlerin bile ilk pişireceği tariflerden biri olan domates soslu spagetti makarnanın püf noktalarını sizlerle paylaşıyoruz.

    Tamamen evdeki malzemelerle hazırlanabilecek ve alternatif olarak pek çok malzemenin katılabileceği salçalı makarna, kırk yılın başında mutfağa girmek isteyenlere göre. Spaghetti ise; uzun, ince ve silindirik bir makarna türüdür. Geleneksel İtalyan mutfağının temel gıda maddelerinden biri olup diğer makarnalar gibi öğütülmüş buğday ve sudan yapılır. İtalyan spagettisi makarnalık irmikten yapılır, ancak başka yerlerde başka tür unlarla da yapılabilir. Oldukça pratik olan bu makarna enfes sosu ile damağınızda eşsiz bir lezzet bırakacak. Tamamen evdeki malzemelerle hazırlanabilecek ve alternatif olarak pek çok malzemenin katılabileceği spaghetti kırk yılın başında mutfağa girmek isteyenlere göre. 

    İLİŞKİLİ HABEREn kolay kıymalı makarna nasıl yapılır? Kıymalı makarna yapmanın püf noktaları

    YAPILIŞI

    3 litre su içine 2 kaşık tuz atın. Su kaynadıktan sonra spagettiler kırılmadan suya atın. 13 dakika kaynatın.

    Süzgeç içine alın, üzerinden bir bardak soğuk sudan geçirin. 1 kaşık zeytinyağı ile yağlayıp servis tabağına aktarın.

    İLİŞKİLİ HABERDomates soslu makarna nasıl yapılır? En kolay domatesli makarna tarifi

    İLİŞKİLİ HABEREn kolay fırında makarna nasıl yapılır? Beşamel soslu fırında makarna tarifi

    Sos için ince kıyılmış soğanları zeytinyağında kavurun ve sarımsakları ilave edin.

    Salçayı da kavurun ve kabukları soyulmuş, çekirdekleri çıkarılıp küp doğranmış domatesleri de katarak kaynatmaya devam edin.

    Domatesler eriyip sos haline gelince içine ince kıyılmış taze soğanı ve fesleğeni, kekiği, defne yapraklarını da ilave ederek bir miktar daha kavurun.

    Defne yapraklarını pişince sostan çıkarmayı unutmayın.

    Sosu makarnanın üzerine gezdirin ve servis edin.

    Afiyet olsun...

    Yazı kaynağı : www.yasemin.com

    Makarna

    Salçalı Soslu Spagetti Tarifi

    Salçalı Soslu Spagetti Tarifi

    Merhaba arkadaşlar, nefis sosuyla harika bir makarna tarifi, mutlaka denemelisiniz

    Salçalı Soslu Spagetti Tarifi için önce tencereye su eklenir, ocağa alınır. Knorr bulyon atılır, karıştırılır. 

    Kaynayınca makarna ilave edilir, haşlanmaya bırakılır. Bu arada sosunu hazırlayalım. 

    Rendelenmiş domates üzerine salça ve baharatları eklenir, ezilir. 

    Yumuşayan makarna süzgece alınır. 

    Tencereye yağ eklenir, kızdırılır. Üzerine yaptığımız sos eklenir, 5 dk. pişirilir. 

    Makarna eklenir, iyice karıştırıldıktan sonra ocaktan alınır, servis edilir. 

    Salçalı Soslu Spagetti servise hazır.

    Afiyet olsun

    Yazı kaynağı : www.lezizyemeklerim.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    12.sınıf eşit ağırlık dersleri

    1ziyaretçi

    12.sınıf eşit ağırlık dersleri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    12. SINIF DERSLERİ VE DERS SAATLERİ

    12. SINIF DERSLERİ VE DERS SAATLERİ

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu sene için olan müfredatını İnternet sitesinden yayınladı. 12.sınıf dersleri ve saatleri nelerdir? 12.sınıfta hangi dersler var? 12.sınıfta hangi ders kaç saat? 12.sınıf ders saati çizelgesi gibi soruların cevabını aşağıda bulacaksınız.Tabi 12. sınıfa gelindiğinde bazı liselerde dersler sayısal, sözel, eşit ağırlık olarak 3’e ayrılıyor . Liste güncellenen müfredat kapsamında ayarlanmıştır.Aşağıdaki linklere tıklayarak aradığınız lisenin ders ve ders saatlerine ulaşabilirsiniz.

    ANADOLU LİSESİ DERSLERİ VE DERS SAATLERİ


    SAYISAL DERSLERİ
    Sayısal öğrenciler için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sayısal öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 19 saattir. Buna ek olarak 1 saat rehberlik ve yönlendirme dersi vardır. Bu 20 saate ek olarak da 20 saatlik sayısal dersler yer almaktadır. Sayısal dersler şu şekildedir:

    NOT: Sayısal bölümde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 18 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    SÖZEL DERSLERİ
    Sözel öğrenciler için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sözel öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 19 saattir. Buna ek olarak 1 saat rehberlik ve yönlendirme dersi vardır. Bu 20 saate ek olarak da 20 saatlik sözel dersler yer almaktadır. Sözel dersler şu şekildedir:

    NOT: Sözel bölümde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 20 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    EŞİT AĞIRLIK DERSLERİ
    Eşit Ağırlık öğrencileri için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sayısal öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 19 saattir. Buna ek olarak 1 saat rehberlik ve yönlendirme dersi vardır. Bu 20 saate ek olarak da 20 saatlik eşit ağırlık dersleri yer almaktadır. Eşit Ağırlık dersleri şu şekildedir:

    NOT: Eşit Ağırlık bölümünde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 20 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    12.Sınıf Konuları ve Müfredatı 2020-2021 (MEB)

    Takdir Teşekkür Hesaplama

    FEN LİSESİ DERSLERİ VE DERS SAATLERİ

    12. sınıfta gelindiğinde öğrenciler kendi alanlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı dersleri görürler. Fakat bazı dersler bütün 12. sınıf fen lisesi öğrencileri için geçerlidir. 12. sınıf fen lisesi öğrencilerinin göreceği ortak dersler ve ders saatleri yukarıdaki gibidir.

    12.Sınıf Konuları ve Müfredatı 2020-2021 (MEB)

    Takdir Teşekkür Hesaplama

    SOSYAL BİLİMLER LİSESİ DERSLERİ VE DERS SAATLERİ

    12. sınıfa gelindiğinde öğrenciler kendi alanlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı dersleri görürler. Fakat bazı dersler bütün 12. sınıf sosyal bilimler lisesi öğrencileri için geçerlidir. 12. sınıf sosyal bilimler lisesi öğrencilerinin göreceği ortak dersler ve ders saatleri yukarıdaki gibidir.

    12.Sınıf Konuları ve Müfredatı 2020-2021 (MEB)

    Takdir Teşekkür Hesaplama

    İMAM HATİP LİSESİ DERSLERİ VE DERS SAATLERİ


    SAYISAL DERSLERİ
    Sayısal öğrenciler için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sayısal öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 22 saattir. Bu 22saate ek olarak da 18 saatlik sayısal dersler yer almaktadır. Sayısal dersler şu şekildedir:

    NOT: Sayısal bölümde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 18 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    SÖZEL DERSLERİ
    Sözel öğrenciler için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sözel öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 22 saattir. Bu 22 saate ek olarak da 18 saatlik sözel dersler yer almaktadır. Sözel dersler şu şekildedir:

    NOT: Sözel bölümde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 18 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    EŞİT AĞIRLIK DERSLERİ
    Eşit Ağırlık öğrencileri için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sayısal öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 22 saattir. Bu 22 saate ek olarak da 18 saatlik eşit ağırlık dersleri yer almaktadır. Eşit Ağırlık dersleri şu şekildedir:

    NOT: Eşit Ağırlık bölümünde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 18 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    12.Sınıf Konuları ve Müfredatı 2020-2021 (MEB)

    Takdir Teşekkür Hesaplama

    MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ DERSLERİ VE DERS SAATLERİ

    ANADOLU MESLEK 

    Anadolu Meslek liselerinde toplam haftalık 11 saat zorunlu olarak öğrencilerin görmesi gereken derslerdir. Bunun yanında 32 saat alan ve dal dersleri olmaktadır. Toplam olarak haftada 43 saat ders görülmektedir.

    12.Sınıf Konuları ve Müfredatı 2020-2021 (MEB)

    Takdir Teşekkür Hesaplama

    ANADOLU TEKNİK

    Anadolu Meslek liselerinde toplam haftalık 25 saat zorunlu olarak öğrencilerin görmesi gereken derslerdir. Bunun yanında 19 saat alan ve dal dersleri olmaktadır. Toplam olarak haftada 44 saat ders görülmektedir.

    12.Sınıf Konuları ve Müfredatı 2020-2021 (MEB)

    Takdir Teşekkür Hesaplama

    Yazı kaynağı : www.basarisiralamalari.com

    12. Sınıf Anadolu Lisesi Dersleri (2022-2023)

    12. Sınıfta Hangi Dersler Var | Kaç Saat (2022-2023) MEB

    12 Sınıfta Hangi Dersler Konular Var ve Ders Saatleri Kaçtır

    12 Sınıfta Hangi Dersler Konular Var ve Ders Saatleri Kaçtır

    12.sınıf dersleri nelerdir birçoğumuz okula başlarken merak ettiği konulardan bir tanesidir. Birçok çocuğun eğitim hayatında dönüm noktasından sonra bir sonra 12.sınıftır. Bu nedenle 12 Sınıfta hangi dersler var ve kaç saattir konumuzu derledik. (ilkokul- Ortaokul) lise olmak üzere farklı dersler kitapları görmektedir. Ayrıca bir üst sınıfa geçtikten sonrada ayrı dersler ve farklı konular öğrenilmektedir.

    İşte Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu sene için olan 12 sınıf ders müfredatını aşağıda verdiğimiz tablodan öğrenebilirsiniz.

    12. Sınıf Anadolu Lisesi Sayısal Dersleri
    Sayısal öğrenciler için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sayısal öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 19 saattir. Buna ek olarak 1 saat rehberlik ve yönlendirme dersi vardır. Bu 20 saate ek olarak da 20 saatlik sayısal dersler yer almaktadır. Sayısal dersler şu şekildedir:

    Temel Matematik: 2 saat
    Seçmeli Matematik: 6 saat
    Seçmeli Fizik: 4 saat
    Seçmeli Kimya: 4 saat
    Seçmeli Biyoloji: 4 saat
    Astronomi ve Uzay Bilimleri: 1 veya 2 saat
    Matematik Tarihi ve Uygulamaları: 2 saat
    Fen Bilimleri Tarihi ve Uygulamaları: 3 saat
    NOT: Sayısal bölümde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 20 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    12. Sınıf Anadolu Lisesi Sözel Dersleri
    Sözel öğrenciler için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sözel öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 19 saattir. Buna ek olarak 1 saat rehberlik ve yönlendirme dersi vardır. Bu 20 saate ek olarak da 20 saatlik sözel dersler yer almaktadır. Sözel dersler şu şekildedir:

    Seçmeli Türk Dili ve Edebiyatı: 3 veya 5 saat
    Dil ve Anlatım: 3 veya 5 saat
    Seçmeli Tarih: 2 veya 4 saat
    Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi: 2 veya 4 saat
    Seçmeli Coğrafya: 2 veya 4 saat
    Psikoloji: 2 saat
    Sosyoloji: 2 saat
    Mantık: 2 saat
    NOT: Sözel bölümde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 20 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    12. Sınıf Anadolu Lisesi Eşit Ağırlık Dersleri
    Eşit Ağırlık öğrencileri için yukarıda belirttiğimiz ortak derslere ek olarak bazı dersler de yer almaktadır. Sayısal öğrenciler haftada toplam 40 saat ders görmektedirler. Yukarıda belirttiğimiz ortak dersler 19 saattir. Buna ek olarak 1 saat rehberlik ve yönlendirme dersi vardır. Bu 20 saate ek olarak da 20 saatlik eşit ağırlık dersleri yer almaktadır. Eşit Ağırlık dersleri şu şekildedir:

    Seçmeli Türk Dili ve Edebiyatı: 3 veya 5 saat
    Dil ve Anlatım: 3 veya 5 saat
    Seçmeli Tarih: 2 veya 4 saat
    Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi: 2 veya 4 saat
    Seçmeli Coğrafya: 2 veya 4 saat
    Psikoloji: 2 saat
    Sosyoloji: 2 saat
    Mantık: 2 saat
    NOT: Eşit Ağırlık bölümünde bu derslerin tamamı yer almamaktadır. Bu dersler arasından 20 saat olacak şekilde dersler, okul yönetimi tarafından seçilmektedir.

    12. SINIF İLERİ DÜZEY KONU LİSTESİ
    12. SINIF 1. ÜNİTE KONULARI
    Üstel Fonksiyon
    Logaritma Fonksiyonu
    Üstel, Logaritmik Denklemler ve Eşitsizlikler
    12. SINIF 2. ÜNİTE KONULARI
    Gerçek Sayı Dizileri
    12. SINIF 3. ÜNİTE KONULARI
    Toplam-Fark ve İki Kat Açı Formülleri
    Trigonometrik Denklemler
    12. SINIF 4. ÜNİTE KONULARI
    Analitik Düzlemde Temel Dönüşümler
    12. SINIF 5. ÜNİTE KONULARI
    Limit ve Süreklilik
    Anlık Değişim Oranı ve Türev
    Türevin Uygulamaları
    12. SINIF 6. ÜNİTE KONULARI
    Belirsiz İntegral
    Belirli İntegral ve Uygulamaları
    12. SINIF 7. ÜNİTE KONULARI
    Çemberin Analitik İncelenmesi
    12. SINIF TEMEL DÜZEY KONU LİSTESİ
    12. SINIF 1. ÜNİTE KONULARI
    Üslü ve Köklü İfadeler
    Bilinçli Tüketici Aritmetiği
    12. SINIF 2. ÜNİTE KONULARI
    Veri Analizi
    12. SINIF 3. ÜNİTE KONULARI
    Çevre, Alan ve Hacim Ölçme
    12. SINIF 4. ÜNİTE KONULARI
    Küre ve Silindir

    Yazı kaynağı : www.secdem.net

    12. Sınıf eşit ağırlık derslerinin konuları neler? ÖSYM üniversite YKS 12. sınıf 1. dönem konuları - Yeni Akit

    12. Sınıf eşit ağırlık derslerinin konuları neler? ÖSYM üniversite YKS 12. sınıf 1. dönem konuları - Yeni Akit

    Akit haber güncel son dakika gündem haberleri ve haber arşivi.

    Biz her vakit, hakikati haykırdık ve gerçeğin izinde olduk. Her devrin gazetesi olmadık, milletin gazetesi olduk.

    www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.

    Yüklenme süresi 0.0144 sn.

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.